Bir emtia ekranına bakarken hiç dikkat ettin mi, fiyat hiçbir zaman pürüzsüz bir çizgi gibi akmaz. Petrol seksen dolardan seksen bir dolar yirmi sente atlar ama arada seksen bir dolar on yedi buçuk senti asla görmezsin. Sanki fiyatın yürüyebileceği gizli basamaklar var ve her hareket mutlaka bir basamaktan ötekine sıçrayarak ilerliyor. İşte o basamağın yüksekliğine tik diyoruz. Tik, bir kontratın fiyatının yapabileceği en küçük adım. Bundan daha ince bir hareket mümkün değil, çünkü borsa fiyatı kıramayacağın bir ızgaraya oturtmuş. Yukarı çıkacaksa bir tik çıkar, aşağı inecekse bir tik iner.
Bu küçücük adım ilk bakışta önemsiz bir teknik ayrıntı gibi durur ama altına inince bütün piyasanın üstüne oturduğu zeminlerden birini görürsün. O adımın büyüklüğü alıcıyla satıcının arasındaki mesafeyi, işlem yapmanın gizli maliyetini ve emir defterinin davranışını doğrudan belirler. Önce tikin ne olduğunu sezgiyle kuralım, sonra parasal karşılığını hesaplayalım, en sonunda borsaların bunu neden bu kadar dikkatle ayarladığını konuşalım.
Fiyat neden basamak basamak yürür
Diyelim ki borsa hiçbir kısıtlama koymadı, herkes istediği fiyatı yazsın dedi. Bir alıcı seksen dolar diyor, öteki seksen dolar bir sent, üçüncüsü seksen dolar yarım sent. Saniyeler içinde fiyat ekranı virgülden sonra dört beş haneye dağılır, herkes komşusundan kıl payı öne geçmek için sayının ucuna minik bir kuruş ekler. Emir defteri okunamaz bir çorbaya döner, her seviyede bir avuç emir kalır, kimse nerede gerçek talep var nerede gürültü ayıramaz.
Borsa bu kaosu tek hamleyle çözer. Fiyatın yürüyebileceği basamakları önceden çizer ve bu ızgaranın dışına emir yazılmasını yasaklar. Artık seksen dolar ile seksen bir dolar arasında sonsuz nokta yok, sadece izin verilen birkaç durak var. Herkes aynı basamaklara emir bırakınca defter toparlanır, her seviyede anlamlı bir yığın oluşur ve fiyat dürüstçe okunur hale gelir. Tikin ilk işi bu, piyasaya ortak ve net bir fiyat ızgarası vermek.
Bunu bir merdivene benzetebilirsin. Rampada istediğin yükseklikte durabilirsin ama merdivende ancak basamakların üstüne basarsın, arada havada kalamazsın. Fiyat da öyle, tik merdiveninin basamaklarında yürür ve basamakların ne kadar sık dizildiği bütün meseleyi belirler.
Tikin parasal karşılığı nereden çıkar
Şimdi işin can alıcı noktasına gelelim. Tik bir fiyat adımı ama o adımın senin cebinde ne ettiği başka bir hesaba bağlı. Çünkü vadeli bir kontrat tek bir birim mal değil, koca bir parti demek. Bir bakır kontratı yirmi beş ton bakırı temsil eder, bir petrol kontratı bin varili kapsar. Fiyat bir tik oynadığında o tik bütün partiyi birden çarptığı için ortaya gerçek bir para çıkar. Buna tik değeri diyoruz, yani bir tiklik hareketin sana kazandırdığı ya da kaybettirdiği nakit.
Hesap aslında basit. Tikin büyüklüğünü kontratın kapsadığı miktarla çarparsın, sonucu doğrudan para olarak okursun. Bir petrol kontratı bin varili temsil ediyor ve minimum adım varil başına bir sentse, fiyat bir tik oynadığında bin varil çarpı bir sent, yani on dolar el değiştirir. Aynı yöne bir tik giderse hesabına on dolar yazılır, aleyhine bir tik giderse on dolar silinir. Ekrandaki o minicik kıpırtının arkasında her kontrat için on dolarlık somut bir akış var.
Yani tik fiyatın ne kadar ince hareket ettiğini söyler, tik değeri ise o hareketin cüzdanda ne ağırlık taşıdığını. Aynı yüzde birlik hareket bir kontratta beş dolar ederken bir başkasında beş yüz dolar edebilir.
Çarpan ile tikin gizli bağı
Burada kontrat çarpanı denen kavram devreye girer ve tik değerinin perde arkasındaki asıl belirleyici rolünü üstlenir. Çarpan, bir fiyat biriminin kaç katı mal demek olduğunu söyler. Bir endeks kontratında çarpan elli olabilir, yani fiyat bir puan oynadığında elli dolar el değiştirir.
Borsa bir kontratı tasarlarken iki ayarı birden eline alır, fiyatın ne kadar ince adımlarla yürüyeceğini ve kontratın ne kadar mal kapsayacağını. İlki tik, ikincisi çarpan. İkisi çarpışınca tikin parasal değeri çıkar, borsa tiki yarıya indirip çarpanı sabit tutarsa tik değeri de yarıya iner. Bu ikili kadran yatırımcının her adımda hissedeceği parayla fiyatın ne kadar pürüzsüz akacağını aynı anda belirler.
İşlem maliyeti ve alış satış makası
Şimdi tikin neden bu kadar önemli olduğunun asıl sebebine geliyoruz. İşlem yapmanın görünür bedeli komisyon. Ama bir de görünmeyen bir bedel var, adı alış satış makası. Emir defterinde en iyi alıcının verdiği fiyatla en iyi satıcının istediği fiyat asla tam üst üste düşmez, arada hep küçük bir boşluk kalır. Almak istersen satıcının fiyatından alırsın, hemen satmak istersen alıcının fiyatına satarsın ve bu fark cebinden çıkar.
İşte tik, bu makasın daralabileceği en küçük genişliği belirler. Çünkü alıcı ile satıcı en fazla bir tike kadar yaklaşabilir, daha incesi ızgarada yok. Tik geniş tutulmuşsa makas da mecburen geniş kalır, dar tutulmuşsa daralabilir. Borsa tiki belirlerken aslında dolaylı olarak herkesin ödeyeceği gizli işlem maliyetinin tabanını çizer.
Bu yüzden çok işlem yapan biri için tikin büyüklüğü hayati. Günde yüzlerce kez alıp satan bir oyuncu her seferinde o makası öder ve bu fark binlerce işlemin üstüne yığıldığında devasa bir maliyete dönüşür. Sıradan bir yatırımcı farkına bile varmaz ama yoğun işlem yapan için tik, kazançla zarar arasındaki ince çizgiyi belirleyen sessiz bir vergiye benziyor.
Küçük bir örnek hesap
Yukarıdaki petrol kontratına dönelim, bir tik on dolar ediyordu. Şu an en iyi satıcı seksen dolar bir sent istiyor, en iyi alıcı seksen dolardan veriyor. Makas tam bir tik, kontrat başına on dolar.
Sen hemen alınca satıcının seksen dolar bir sentinden alırsın, hemen geri satsan alıcının seksen dolarına satarsın. Hiçbir şey değişmese bile, sırf girip çıktığın için kontrat başına bir tik, yani on dolar kaybedersin. Bu işi gün boyunca elli kontratla yirmi kez yaptığını düşün.
| Kalem | Değer |
|---|---|
| Bir tikin parasal değeri | 10 dolar |
| Tek geçişte ödenen makas (50 kontrat) | 500 dolar |
| Gün içi gidiş dönüş sayısı | 20 |
| Toplam günlük makas maliyeti | 10.000 dolar |
Gördüğün gibi tek bir tiklik makas, elli kontratta beş yüz dolar eder. Bunu gün içinde yirmi kez tekrarlayınca toplam on bin dolar çıkar, üstelik daha komisyonu saymadan. Borsa bu kontratta tiki yarıya indirip makası yarım tike düşürse, aynı hacimde maliyet beş bin dolara iner. O minicik adımın yarıya inmesi, yoğun işlem yapan için yılda milyonlarca dolar fark demek.
Çok küçük tik nereye varır
Madem dar tik makası daraltıp maliyeti düşürüyor, tiki olabildiğince küçük yapmak en iyisi gibi görünür. Ama mesele öyle değil, aşırı küçük tikin kendi tuzakları var. Tiki saçma derecede inceltirsen fiyat ızgarası neredeyse sürekli bir çizgiye döner ve emir defteri en başta korktuğumuz çorbaya geri kayar. Her seviyede bir avuç emir kalır, derinlik dağılır, kimse nerede gerçek bir duvar var anlayamaz.
Bir de öne geçme oyunu başlar. Tik çok küçükse, biri senin emrinin önüne geçmek için minicik bir tik daha iyi fiyat verir, neredeyse bedavaya seni geçer. Sen seksen dolardan alıcı koymuşsun, biri seksen dolar nokta bir sentten verince önüne geçer ve sıranı kaybedersin. Defterde sıranı korumanın anlamı kalmaz, büyük emir koymak isteyen oyuncu bundan kaçar. Sonuçta aşırı dar tik kağıt üstünde makası daraltır ama gerçekte derinliği öldürür, biraz büyük bir emir geldiğinde fiyat basamak basamak hızla kayar.
Çok büyük tik de derdi var
Öteki uca gidelim. Tiki gereğinden büyük tutarsan ters dertler başlar. Makas zorla geniş kalır, iki taraf çok daha yakın fiyat vermeye razı olsa bile ızgara izin vermez, aralarında koca bir basamak boşluğu durur. Bu da herkesin işlem maliyetini yapay olarak yukarı çeker. Üstelik fiyat kabalaşır, mal aslında seksen dolar yarım sent etse de ızgara sadece tam sentlere izin veriyorsa fiyat ya seksene ya seksen bire yapışır. Özellikle değeri düşük bir malda kalın tik, küçük ama anlamlı fiyat değişimlerini görünmez kılar.
İşin ilginç yanı, büyük tikin bir de gizli faydası var. Tik kalın olduğu için her fiyat basamağında emirler yığılır, derinlik artar, defter sağlam durur. Öne geçme oyunu da zorlaşır, çünkü birinin seni geçmesi koca bir tik daha iyi fiyat vermesi demek. Yani kalın tik makası genişletir ama defteri kalınlaştırır, dar tik mi kalın tik mi sorusunun tek bir doğru cevabı yok.
Borsa bu adımı nasıl ayarlar
Piyasa hafızası. Bir kontratın minimum fiyat adımı ve onun parasal karşılığı, işlem maliyetini ve emir defterinin davranışını doğrudan belirlediği için borsalar tik boyutunu likiditeyi en iyi besleyecek şekilde titizlikle ayarladı. Çok ince bir tik makası daraltıyor ama derinliği dağıtıp öne geçme oyununu körüklüyor, çok kalın bir tik ise defteri sağlamlaştırırken makası yapay biçimde genişletiyordu. Bu iki ucun arasındaki dengeyi yakalamak, kontrat tasarımının en hassas ayarlarından biri haline geldi.
Borsa bir tik seçerken iki kefeli bir teraziyi dengeler, bir yanda dar makasın getirdiği düşük maliyet, öbür yanda derin ve sağlam bir defter. Doğru ayar bu ikisinin en iyi buluştuğu nokta, o yüzden borsalar tiki rastgele değil her kontratın karakterine göre tek tek belirler. Baktıkları en önemli şey fiyatın kendi büyüklüğü. Yüksek fiyatlı bir malda ince bir tik fiyatın yanında zaten küçük kalır ve onu boğmaz, düşük fiyatlı bir malda ise aynı tik fiyata oranla kocaman durur. Borsalar bu yüzden çoğu zaman tiki fiyat seviyesine göre kademelendirir, ucuz seviyelerde adımı kısar, pahalı seviyelerde açar.
Bir de canlı gözlem var. Borsa tiki koyduktan sonra defteri izler. Makas sürekli bir tike yapışıp kalıyorsa tik fazla geniş demek, piyasa daha dar bir makas istiyor ama ızgara izin vermiyor. Tersine defter her seviyede sığ kalıyor ve fiyat ufak emirlerle kolayca sıçrıyorsa tik fazla ince demek. Borsalar bu sinyalleri okuyup zaman zaman tiki yeniden ayarlar. Tik bir kere konup unutulan bir sayı değil, piyasanın nabzına göre elden geçirilen yaşayan bir kadran gibi.
Tik piyasaya ne anlatır
Tik kavramını kavradığında bir emtia ekranına bakışın incelir. Artık bir kontrata baktığında sadece fiyata değil, fiyatın hangi adımlarla yürüdüğüne ve her adımın kaç paraya denk geldiğine de bakarsın. Aynı kavram, neden bir kontratta makasın hep dar ama defterin sığ, bir başkasında makasın geniş ama her basamağın mal dolu olduğunu da açıklar. Arkasında çoğu zaman borsanın tik ile çarpan ayarı yatar.
En geniş anlamda tik, vadeli piyasanın en sade görünen ama en derin etkili ayarlarından biri. Sadeliği, fiyatın en küçük adımından ibaret olması. Derinliği ise o tek adımın işlem maliyetini, makası ve emir defterinin bütün davranışını aynı anda şekillendirmesi. Asıl soru hep aynı kalır, borsanın çizdiği o basamak ne kadar ince olmalı ki hem işlem ucuzlasın hem defter sağlam dursun.