İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

Açık Pozisyon (Open Interest)

Vadeli piyasada kaç kontratın açık durduğunu sayar, fiyatla birlikte okununca arkadaki paranın yeni mi geldiğini yoksa kapıya mı yürüdüğünü ele verir.

Açık Pozisyon (Open Interest)

Diyelim ki bir vadeli petrol kontratına bakıyorsun ve ekranda iki ayrı rakam görüyorsun. Biri o gün kaç kontratın el değiştirdiğini söylüyor, yani işlem hacmi. Diğeri daha sessiz durur ama bambaşka bir şey söyler. Şu an piyasada kaç tane kontratın açık, kapatılmamış, hala birinin sırtında durduğunu sayar. İşte buna açık pozisyon diyoruz, piyasanın diliyle open interest. Kulağa kuru bir sayım gibi gelir ama vadeli piyasanın nabzını tutan en zarif göstergelerden biri burada saklanır. Çünkü açık pozisyon sana sadece kaç kontrat olduğunu söylemez, o kontratların arkasındaki paranın hangi yöne aktığını da fısıldar. Fiyatla yan yana koyduğunda, bir trendin gerçekten kuvvet topladığını mı yoksa içten içe boşaldığını mı görürsün. Bu yüzden işini bilen analistler fiyat grafiğine bakarken daima bu sayıyı da kollar.

Açık pozisyon aslında ne sayar

Sezgiyle başlayalım. Her vadeli kontratın iki tarafı var. Biri alma sözü veriyor, diğeri satma. Bu ikili, kontrat ortaya çıktığı an doğar ve ikisi de pozisyonunu kapatana kadar yaşamaya devam eder. Açık pozisyon işte bu yaşayan kontratları sayar. Henüz kapatılmamış, vade sonunu bekleyen ya da elde tutulan bütün kontratların toplamı.

Burada ince bir nokta var, çoğu kişi ilk başta takılır. Açık pozisyon, alış ve satış taraflarını ayrı ayrı toplamaz. Bir kontratın bir alıcısı, bir de satıcısı olur ve bu ikisi tek bir açık pozisyon olarak sayılır. Yani piyasada bin kontrat açık diyorsak, bin kişi almış bin kişi satmış demek değil. Bir tarafta bin kontratlık alım, karşı tarafta bin kontratlık satım var ve bu eşleşmenin tamamı bin açık pozisyon eder. Her açık pozisyonun iki ucu olur ve o iki uç birbirini bekler.

Bunu bir sözleşme defteri gibi düşün. Defterde kaç tane imzalanmış ama henüz kapanmamış anlaşma varsa, açık pozisyon işte o kadar. Yeni biri taze bir anlaşma imzalarsa satır sayısı artar, var olan bir anlaşma kapanırsa o satır silinir. Açık pozisyon, defterde o an duran açık satırların sayısı.

Bir kontrat nasıl doğar nasıl ölür

İşin asıl güzelliği burada başlar. Açık pozisyonun artması ya da azalması, kimin kiminle işlem yaptığına bağlı kalır. Aynı işlem hacmi, açık pozisyonu artırabilir, azaltabilir ya da hiç kıpırdatmayabilir. Dört ihtimali görelim.

Birincisi, yepyeni bir alıcı ile yepyeni bir satıcı karşılaşır. İkisi de daha önce piyasada yoktu, ikisi de taze pozisyon açıyor. İşte burada bir kontrat sıfırdan doğar ve açık pozisyon bir artar. Piyasaya yeni para, yeni katılımcı, yeni iştah girer.

İkincisi, elinde uzun pozisyon olan biri çıkmak ister, elinde kısa pozisyon olan biri de çıkmak ister ve bu ikisi karşılıklı kapanır. İki taraf da defterden siliniyor, kontrat ölür, açık pozisyon bir azalır. Piyasadan para çekilir, iştah soğur.

Üçüncüsü, yeni bir alıcı, pozisyonunu kapatmak isteyen eski bir alıcının yerini devralır. Biri girer, biri çıkar, kontrat el değiştirir ama toplam sayı sabit kalır. Açık pozisyon kıpırdamaz, oysa işlem hacmi yine de artar. Çünkü işlem hacmi sadece el değiştirmeyi sayar.

Dördüncüsü de bunun aynası, yeni bir satıcı eski bir satıcının yerine geçer. Yine devir teslim, yine sabit açık pozisyon. İşte bu dört ihtimal yüzünden açık pozisyon ile işlem hacmi taban tabana farklı iki bilgi taşır.

İşlem hacminden farkı nerede

İki rakamı sık sık karıştırırlar, oysa aralarındaki fark vadeli piyasayı doğru okumanın anahtarı. İşlem hacmi bir akış ölçüsü gibi çalışır. O gün kaç kontratın el değiştirdiğini sayar ve her sabah sıfırdan başlar. Gün biter, hacim sıfırlanır, ertesi gün yine dolar. Bir günün ne kadar hareketli geçtiğini söyler.

Açık pozisyon ise bir stok ölçüsü gibi işler, biriken bir mevcudu sayar. Her sabah sıfırlanmaz, dünden devralır. Dün bin kontrat açıktı, bugün yüz tane daha doğdu elli tane öldü, akşama bin elli açık pozisyonla kalırsın. Yani açık pozisyon piyasanın o ana kadar taşıdığı toplam yükü gösterir, bir günün telaşını değil.

Bir benzetme yardım eder. İşlem hacmi yüksek ama açık pozisyon sabitse, o gün çok el sıkışılmış ama kalabalığın büyüklüğü değişmemiş demek. Koltuklar el değiştirmiş ama salondaki kişi sayısı aynı kalmış. Açık pozisyon hızla artıyorsa, salona yeni seyirciler doluyor demek. Bu ayrımı kavradığın an, fiyat hareketinin ardındaki niyeti çözmeye başlarsın.

Fiyatla birleştirince ortaya çıkan harita

Şimdi işin can alıcı kısmına geldik. Açık pozisyon tek başına yarım bir cümle gibi kalır, asıl anlamını fiyat hareketiyle yan yana koyunca kazanır. İkisini birlikte okuduğunda, dört temel manzara çıkar ortaya ve her biri piyasanın farklı bir ruh halini anlatır.

Fiyat yükseliyor ve açık pozisyon da artıyorsa, en sağlıklı yükselişi görürsün. Yeni para piyasaya giriyor, taze alıcılar pozisyon açarak fiyatı yukarı itiyor demek. Yükselen trend kendi yakıtını buluyor, bu yüzden bu birleşimi güçlü bir trend teyidi sayarız. Kalabalık büyüyerek koşuyorsa, koşunun ardında inandırıcı bir niyet yatar.

Fiyat yükseliyor ama açık pozisyon düşüyorsa, tablo seni aldatabilir. Burada fiyatı yukarı taşıyan şey yeni alım değil, kısa pozisyondakilerin paniğe kapılıp kapanması. Yani yükseliş, çıkış telaşıyla besleniyor. Yeni para gelmiyor, eski satıcılar kaçıyor. Bu tür bir yükseliş çoğu zaman nefessiz kalır, çünkü kaçacak satıcı bitince itiş gücü de tükenir.

Fiyat düşüyor ve açık pozisyon artıyorsa, bu da kuvvetli bir düşüş işareti olur. Yeni satıcılar piyasaya giriyor, taze kısa pozisyonlar açarak fiyatı aşağı bastırıyor. Düşüş yeni katılımcı buluyor, aşağı yönlü trend sağlam zeminde ilerliyor demek. Tersine fiyat düşerken açık pozisyon da azalıyorsa, satış baskısından çok uzun pozisyondakilerin yorgun çıkışını görürsün, düşüş kendi enerjisini tüketiyor.

Fiyat Açık pozisyon Piyasanın okuması
Yükseliyor Artıyor Sağlam yükseliş, yeni para giriyor
Yükseliyor Düşüyor Zayıf yükseliş, kısalar kapanıyor
Düşüyor Artıyor Sağlam düşüş, yeni satıcı geliyor
Düşüyor Düşüyor Zayıf düşüş, uzunlar çıkıyor
Piyasa hafızası. Açık pozisyonu yıllarca takip eden analistlerin işi tam da bu yüzden ilginç. Aynı yükselen fiyat grafiği, açık pozisyon artıyorsa yeni paranın trende inandığını söyler, açık pozisyon düşüyorsa sadece sıkışmış satıcıların kapı önünde itiştiğini ele verir. Bu yüzden açık pozisyon, fiyatın tek başına asla anlatamadığı o gizli soruyu yanıtlar. Bu hareket gerçek bir akımla mı besleniyor yoksa içten içe boşalan bir pozisyon kapanışından mı ibaret? Deneyimli bir göz, fiyatı görmeden önce bu sayının yönüne bakar.

Likiditenin sessiz göstergesi

Açık pozisyonun bir başka faydası da likiditeyle ilgili. Bir kontratta açık pozisyon ne kadar yüksekse, o kontrat o kadar derin ve canlı kalır. Ortada çok sayıda açık taahhüt varsa, alıp satmak isteyen biri her zaman bir karşı taraf bulur, fiyatı fazla bozmadan işini görür.

Tersine, açık pozisyonu cılız bir kontratta hareket etmek zorlaşır. Büyük bir emir vermeye kalktığında fiyat senin aleyhine sıçrar, çünkü emrini karşılayacak yeterli derinliği bulamazsın. Bu yüzden ciddi oyuncular bir kontrata girmeden önce açık pozisyonuna bakar. Sığ bir havuzda yüzmenin bedelini herkes bilir.

Aynı emtianın farklı vadeleri arasında da bu fark göze çarpar. Genelde en yakın birkaç vade en yüksek açık pozisyonu taşır, uzak vadeler giderek incelir. Bu yüzden büyük hacimli işler en likit, yani açık pozisyonu en yoğun vadeye akar. Açık pozisyon haritası, piyasanın derin sularının nerede olduğunu gösteren bir pusula gibi çalışır.

Vade geçişinde neden çöker

Açık pozisyonu izleyenlerin aşina olduğu bir manzara da vade sonuna doğru yaşanır. Bir kontratın vadesi yaklaştıkça açık pozisyonu hızla erimeye başlar. Bunu ilk gören biri panik yapabilir, sanki piyasa terk ediliyormuş gibi görünür. Oysa burada sağlıklı bir devir teslim işler.

Vadeli kontrat tutan çoğu oyuncu malı gerçekten teslim almak ya da vermek istemez, asıl niyeti fiyat hareketinden pozisyon kazanmak. Fiziki teslim kapısı yaklaşınca bu oyuncular pozisyonlarını kapatır ve ilgilerini bir sonraki vadeye taşır. Yakın vadenin açık pozisyonu erirken, bir sonraki vadeninki şişer. Buna piyasa dilinde rollover, yani vade devri diyoruz.

Bu yüzden bir kontratın vade sonu düşüşünü, piyasanın soğuması diye okumak yanlış olur. Toplam ilgi yer değiştiriyor, kaybolmuyor. Doğru resmi görmek istiyorsan tek bir vadeye değil, o emtianın bütün vadelerinin toplamına bakman gerekir. Yakın vadedeki çöküş, çoğu zaman komşu vadedeki sıçramayla dengelenir ve toplam manzara istikrarlı kalır.

Küçük bir örnek hesap

Kontratların doğup öldüğünü sayıyla görmek işi netleştirir. Diyelim ki bir bakır vadeli kontratında gün başında açık pozisyon bin kontrat. Gün içinde dört ayrı işlem oluyor, her birinin etkisini tek tek izleyelim.

İşlem Ne oldu Açık pozisyon etkisi Yeni açık pozisyon
Başlangıç Gün açılışı Yok 1.000
1 Yeni alıcı + yeni satıcı, 50 kontrat +50 1.050
2 Eski uzun + eski kısa kapandı, 30 kontrat -30 1.020
3 Yeni alıcı, eski alıcının yerini aldı, 40 kontrat 0 1.020
4 Yeni alıcı + yeni satıcı, 80 kontrat +80 1.100

Gün sonunda açık pozisyon bin yüze çıktı, yani net yüz kontrat doğdu. Ama o gün el değiştiren toplam işlem hacmine bak. Elli artı otuz artı kırk artı seksen, topu topu iki yüz kontrat işlem gördü. İşlem hacmi iki yüz, açık pozisyon değişimi ise sadece artı yüz. Aradaki fark, üçüncü işlemde kimsenin yeni pozisyon açmaması, sadece koltuk değiştirmesinden geliyor. İşte bu hesap, iki rakamın neden asla aynı şeyi söylemediğini gösterir.

Piyasada bu sayıyı nasıl okumalı

Açık pozisyonu kavradığında, vadeli piyasaya bakışın değişir. Artık bir fiyat hareketini gördüğünde peşinden hemen sorarsın. Bu hareketin arkasında açık pozisyon ne yapıyor? Çünkü fiyatın yönü kadar, o yönü kimin beslediği de önem taşır. Yeni paranın ittiği bir trend ile eski pozisyonların boşalmasıyla oluşan bir trend, dışarıdan aynı görünse de bambaşka ömürler yaşar.

Tecrübeli bir oyuncu açık pozisyonu yalnız tek başına da kullanmaz. Onu fiyatla, işlem hacmiyle ve büyük katılımcıların pozisyon dağılımıyla birlikte okur. Açık pozisyon artarken fiyat yükseliyor, işlem hacmi de canlıysa, ortada inandırıcı bir akım var demek. Sinyaller çeliştiğinde ise temkinli davranır, çünkü çelişki çoğu zaman bir dönüşü haber verir.

En geniş anlamda açık pozisyon, vadeli piyasanın sağlık raporu gibi okunur. Bir trendin ne kadar kanlı canlı olduğunu, likiditenin nerede toplandığını, paranın hangi vadeye aktığını hep bu sayıdan okursun. Fiyat sana ne olduğunu söyler, açık pozisyon ise o olayın arkasında kaç kişinin gerçekten durduğunu fısıldar. İkisini birlikte dinlemeyi öğrenen, piyasanın asıl hikayesini görmeye başlar.

Borsa Mekaniği

Piyasa Kavramları

Emtia Sözlüğü