İçeriğe geç
Piyasa verileri hazırlanıyor

Baowu Steel

Pekin iki dev fabrikayı tek emirle birleştirip dünyanın en büyük çelik üreticisini yaratınca, küresel çelik fiyatının kaderi de o günden sonra Şanghay'a bağlandı.

Baowu Steel
Künye
Kuruluş2016 (Baosteel + Wuhan Steel birleşmesi)
MerkezŞanghay, Çin
YapıDevlet İşletmesi (SOE)
Ana emtiaÇelik
BorsaSSE: 600019 (Baosteel hissesi)
Üretim kapasitesiDünyanın en büyük çelik üreticileri arasında

Çelik piyasasını biraz olsun takip eden herkes şu cümleyi bir yerde mutlaka duymuş oluyor. Dünya çeliğinin yarısını Çin döküyor ve Çin çeliğinin yönünü de büyük ölçüde tek bir şirket çiziyor. O şirketin adı China Baowu Steel Group, kısacası Baowu. Merkezi Şanghay'da, kuruluşu nispeten yeni, 2016. Ama bu genç tarihin arkasında çelik dünyasının son on yılda gördüğü en büyük hamlelerinden biri yatıyor. Baowu sıradan bir fabrika değil. Tepeden inme bir devlet kararıyla, iki köklü çelik devinin birleştirilmesinden doğdu ve doğar doğmaz dünyanın en büyük çelik üreticisi oldu. Bir piyasa oyuncusu gözünden bakınca burada gördüğümüz şey, bir şirketten çok, Çin devletinin çelik sektörüne uzanan elinin ta kendisi.

Onu özel kılan asıl mesele büyüklüğü kadar arkasındaki irade. Baowu özel bir patronun ya da bir ailenin değil, doğrudan Çin merkezi hükümetinin kontrolündeki bir devlet işletmesi. Yani sıradan bir şirket gibi sadece kar peşinde koşmuyor. Aynı zamanda Pekin'in sanayi politikasını, istihdam dengesini, hatta ulusal gurur meselesini taşıyan bir araç. İşte bu çifte kimlik, hem dev bir üretici hem devletin uzantısı olması, onu küresel çelik masasının en ağırlıklı ve en tartışmalı oyuncusu yapıyor.

Ne iş yapar, zincirde nerede durur

Baowu'nun işi en yalın haliyle demir cevherini çeliğe çevirmek ve o çeliği hem Çin'in dev iç pazarına hem dünyaya satmak. Ama bu cümlenin altında devasa bir ölçek yatıyor. Şirket yılda yüz milyon tonun çok üzerinde çelik döküyor. Bu rakam tek başına Japonya'nın ya da Amerika Birleşik Devletleri'nin tüm yıllık çelik üretimini gölgede bırakacak büyüklükte. Yani Baowu küçük bir ülkenin değil, koca bir kıtanın çelik iştahına denk üretim yapıyor.

Şirket bu çeliği sıvı ham demirden başlayarak üretiyor. Demir cevherini yüksek fırında kok kömürüyle eritip ham demir elde ediyor, sonra bunu çeliğe dönüştürüyor ve haddehanelerde sac, profil, ray, boru, paslanmaz çelik gibi ürünlere işliyor. O ürünler de bir yerde otomobil gövdesine, gemi sacına, beyaz eşyaya, gökdelen iskeletine, demiryolu rayına evriliyor. Baowu özellikle yüksek katma değerli ürünlerde, otomotiv sacında ve elektrikli motorların kullandığı özel silisli çelikte dünyanın en iddialı üreticilerinden biri. Yani sadece tonajda değil, kalitede de masada yer tutuyor.

İki devin birleşmesinden doğan dev

Baowu'nun hikayesini anlamak için 2016'ya dönmek gerekiyor. O yıla kadar Çin çeliğinin tepesinde iki ayrı isim vardı. Bir tarafta Şanghay merkezli Baosteel, Çin'in en modern, en kaliteli, en çok övünülen çelik üreticisi. Diğer tarafta Wuhan Steel, ülkenin orta kesiminde köklü ama daha zorlanan, eski usul bir dev. Pekin bu iki şirketi birleştirmeye karar verdi ve ortaya China Baowu çıktı.

Piyasa hafızası. 2016'da Çin hükümeti, sektördeki devlet reformları kapsamında Baosteel ile Wuhan Steel'i birleştirme kararı aldı. Bu iki devin tek çatı altında toplanmasıyla doğan China Baowu, kurulduğu anda dünyanın en büyük çelik üreticisi oldu ve uzun yıllardır zirvede oturan ArcelorMittal'i tahttan indirdi. Birleşme piyasa pazarlığıyla değil, doğrudan devletin sanayi politikasıyla şekillendi.

Bu birleşmenin sıradan bir şirket evliliğinden farkı şu. Burada iki patron oturup pazarlık yapmadı, hissedarlar oylama yapıp karar vermedi. Karar yukarıdan, devletin sanayi politikasından geldi. Pekin o dönemde çelik sektöründe ciddi bir sorunla boğuşuyordu. Ülkede ihtiyaçtan çok daha fazla fabrika vardı, çelik fiyatları yerlerde sürünüyordu ve onlarca üretici zarar ediyordu. Hükümetin çözümü dağınık sektörü birkaç dev şemsiye altında toplamaktı. Baosteel ile Wuhan Steel'in birleşmesi bu planın en görkemli adımıydı. Böylece hem ölçek büyüdü, hem zayıf tesisler güçlünün çatısı altına alındı, hem de devlet sektör üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı.

Devletin elindeki dev olmak

Baowu'yu Batılı rakiplerinden ayıran en temel şey sahiplik yapısı. Şirket SASAC denilen merkezi devlet varlık kurumuna bağlı. Yani nihai sahibi Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti. Bu durum şirkete olağanüstü bir güç veriyor ama aynı zamanda onu tamamen farklı bir mantıkla çalıştırıyor.

Güç tarafı açık. Baowu sıkıştığında arkasında devletin bütün ağırlığı duruyor. Ucuz krediye erişiyor, gerektiğinde devlet bankalarının desteğini alıyor, kriz dönemlerinde batma korkusu yaşamıyor. Özel bir şirket zarar edince iflas masasına oturur, Baowu ise stratejik bir varlık olduğu için ayakta tutuluyor. Bu da ona piyasa döngülerine karşı sıradan üreticilerin asla sahip olamayacağı bir dayanıklılık kazandırıyor.

Ama bu kimliğin bir bedeli de var. Baowu salt kar mantığıyla hareket etmiyor. Devlet bir bölgede istihdamı korumak istediğinde, zarar eden bir tesisi kapatmak yerine açık tutması istenebiliyor. Ulusal bir hedef için kapasite artırması ya da tersine yavaşlatması beklenebiliyor. Yani şirketin kararlarının arkasında her zaman ekonomik mantık değil, çoğu zaman Pekin'in daha geniş hesapları yatıyor. İşte Baowu'yu okumak isteyen herkesin önce bu gerçeği kabul etmesi gerekiyor. Bu bir şirket değil, devletin çelik kolu.

Aşırı kapasite sorununun merkezinde

Çin çeliğini ve dolayısıyla Baowu'yu anlamak için iki kelimeyi bilmek yeter. Aşırı kapasite. Çin onlarca yıl boyunca durmadan çelik fabrikası kurdu. Hızlı büyüyen ekonomi, devasa inşaat patlaması ve sonu gelmez altyapı projeleri için bu fabrikalar gerekliydi. Ama bir noktada inşaat yavaşladı, emlak balonu söndü ve ortada ihtiyaçtan çok daha fazla çelik üretme kapasitesi kaldı.

Bu fazlalık dünya çeliğinin en büyük başının ağrısı. Çünkü Çin'in iç talebi yavaşladığında bu çelik kapıda durmuyor, ihracata yöneliyor. Ucuz Çin çeliği dünya piyasasına aktığında fiyatlar baskılanıyor ve Avrupa'dan Amerika'ya, Türkiye'den Hindistan'a kadar her bölgedeki üreticiler zorlanıyor. İşte bu yüzden Çin çeliği yıllardır anti damping vergileriyle, ithalat kotalarıyla, ticaret savaşı başlıklarıyla gündeme geliyor.

Baowu bu tablonun tam göbeğinde. Çin'in en büyük üreticisi olarak hem fazla kapasitenin bir parçası, hem de devletin bu fazlalığı yönetme aracı. Pekin sektörü konsolide ederken aslında şunu hedefliyordu. Dağınık ve verimsiz küçük fabrikalar yerine birkaç dev verimli üretici olsun, kapasite kontrol altına alınsın, gereksiz arz kısılsın. Baowu bu planın amiral gemisi. Ama paradoks şurada. Şirket bir yandan kapasiteyi disipline etmesi beklenen oyuncu, bir yandan kendisi devasa bir üretim makinesi. Yani çözümün de sorunun da parçası aynı anda.

Küresel fiyatı nasıl şekillendiriyor

Bir emtia masasında oturan biri için Baowu'nun önemi sadece tonajından gelmiyor. Asıl mesele şu. Bu kadar büyük bir üretici ne kadar üreteceğine, fırınlarını ne kadar açık tutacağına karar verdiğinde, dünya çelik fiyatının yönünü de büyük ölçüde belirliyor. Baowu üretimi kıstığında küresel arz daralıyor ve fiyatlar nefes alıyor. Tam gaz çalıştığında piyasa çelikle doluyor ve fiyatlar baskılanıyor.

Aynı denklem zincirin yukarısına da yansıyor. Baowu dünyanın en büyük demir cevheri alıcılarından biri. Üretimini artırdığında BHP, Rio Tinto, Vale gibi madencilik devlerinden daha çok cevher çekiyor ve demir cevheri fiyatı tırmanıyor. Üretimini kıstığında cevher talebi düşüyor ve fiyat geri çekiliyor. Yani Baowu'nun verdiği üretim kararı sadece çelik fiyatını değil, ondan önce gelen hammaddenin fiyatını da sallıyor. Bir piyasa oyuncusu için bu, tek bir şirketin hareketini izleyerek koca bir zincirin nabzını tutabilmek demek.

Baowu'nun piyasa üzerindeki kaldıracı Yansıması
Çelik üretim hacmi Küresel çelik arzını ve fiyat yönünü etkiliyor
Demir cevheri alımı Cevher fiyatını yukarı ya da aşağı çekiyor
İhracat iştahı Dünya piyasasında damping baskısı yaratıyor
Devlet konsolidasyon politikası Sektör kapasitesinin genel yönünü belirliyor

Hammadde bağımlılığı ve cevher pazarlığı

Baowu'nun en zayıf karnı kendi cevherine sahip olmaması. ArcelorMittal gibi bazı rakipler demir cevherinin önemli bir kısmını kendi madenlerinden çıkarır. Baowu ise cevherin neredeyse tamamını dışarıdan, özellikle Avustralya ve Brezilya'dan satın alıyor. Bu da onu cevher fiyatının iniş çıkışına açık bırakıyor. Cevher pahalandığında şirketin kar marjı eriyor, çünkü maliyetin en büyük kalemi hammadde.

Çin bu bağımlılıktan uzun yıldır rahatsız. Dünyanın en büyük cevher alıcısı olduğu halde fiyatı belirleyen taraf madenciler. İşte bu yüzden Pekin son yıllarda alımları tek elden toplayıp pazarlık gücünü artırmaya çalışıyor. Devlet, çelik üreticilerinin cevher alımlarını ortak bir çatı altında birleştirip madencilik devlerine karşı daha güçlü bir masa kurmayı hedefliyor. Baowu bu stratejinin de merkezinde. Çünkü en büyük alıcı oysa, pazarlık gücünün de çekirdeği o.

Bunun yanında şirket cevher kaynağını çeşitlendirmeye, Afrika gibi yeni bölgelerdeki dev maden projelerine ortak olmaya çalışıyor. Mesele tek bir tedarikçiye ya da tek bir ülkeye bağlı kalmamak. Çünkü çelik üretiminde asıl belirsizlik fiyattan çok arzın güvenliği. Tedarik zinciri bir gün siyasi bir gerginlikle sarsılırsa, kendi cevher kaynağına yakın olan üretici daha rahat nefes alır.

Yeşil çelik ve karbon sınavı

Baowu'nun geleceğe dair en büyük kafa yorduğu konu karbon. Çelik üretimi dünyanın en kirli sanayilerinden biri ve Çin bu kirliliğin de en büyük üreticisi. Geleneksel yüksek fırın yöntemi kömür yakarak çalışıyor ve devasa miktarda karbondioksit salıyor. Çin karbon nötr olma hedefini ilan ettikçe bu yöntem giderek baskı altına giriyor. Baowu ülkenin en büyük çelik üreticisi olarak bu dönüşümün de amiral gemisi olmak zorunda.

Şirket düşük karbonlu çeliğe, hidrojenle üretime ve karbon yakalama teknolojilerine yatırım yapacağını açıkladı. Fikir, demir cevherini kömür yerine hidrojenle indirgemek ve yan ürün olarak karbondioksit yerine su buharı elde etmek. Ama bu geçiş ne ucuz ne hızlı. Çin'in kömür temelli devasa fabrika filosunu temiz üretime çevirmek on yıllar sürecek ve muazzam bir yatırım gerektirecek. Yine de Baowu burada bir avantaja sahip. Arkasında devletin bütün gücü ve sabrı var. Çeyreklik kar baskısıyla ezilmeden uzun vadeli yatırımlara girebiliyor. Eğer Çin yeşil çelikte de öne geçerse, bu dönüşümün lokomotifi büyük ihtimalle yine Baowu olacak.

Piyasa oyuncusu gözünden Baowu

Bir emtia masasından bakınca Baowu hem bir çelik üreticisi hem Çin ekonomisinin doğrudan bir göstergesi. Şirketin fırınları tam kapasite çalışıyorsa, genelde Çin'de inşaat ve sanayi canlı gidiyor demek. Üretimi yavaşlıyorsa, çoğu zaman emlak sektörünün durgunluğu ya da iç talebin zayıflaması kapıyı çalıyor. Yani Baowu'nun nabzını tutmak, bir bakıma dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin nabzını tutmak.

Şirketin asıl gücü ölçeği, devlet desteği ve sektördeki belirleyici ağırlığı. Zayıf noktası ise dışa bağımlı cevher tedariki ve Çin'in kronik aşırı kapasite sorunu. En büyük belirsizliği de şu. Baowu salt piyasa mantığıyla değil, Pekin'in stratejik hesaplarıyla hareket ediyor ve bu hesaplar her zaman dışarıdan okunamıyor. Ama bir şey kesin. Çelik fiyatını ya da demir cevheri piyasasını anlamak isteyen herkes, gözünü Şanghay'daki bu deve dikmek zorunda. Çünkü dünyanın en büyük çelik üreticisi attığı her adımla sadece kendi geleceğini değil, tüm sektörün yönünü çiziyor.