Diyelim ki doğal gazın fiyatının yükselip yükselmeyeceğini hiç umursamıyorsun. Onun yerine merak ettiğin şey başka. Bu kışın gazı, gelecek yazın gazına göre daha mı pahalı kalacak, yoksa aradaki makas daralacak mı? İşte tam bu soruya para yatırmanın yolu takvim spreadi. Aynı emtianın bir teslim ayını alırken başka bir teslim ayını satarsın, iki bacağı aynı anda kurarsın ve kazancın ikisinin arasındaki farkın nasıl oynadığına bağlı kalır. Fiyat yukarı da gitse aşağı da gitse, sen sadece eğrinin şekliyle ilgilenirsin.
Bu yüzden takvim spreadine çoğu zaman yatay bahis derler. Düz fiyat riskini büyük ölçüde dışarıda bırakır, geriye vade yapısının kendisi kalır. Bir emtia trader'ının kafasında bu, fiyat tahmininden bambaşka bir kasa. Birinde "petrol 70 dolar mı olur 80 dolar mı" diye düşünürsün, diğerinde "Aralık kontratı ile Haziran kontratı arasındaki fark açılır mı kapanır mı" diye. İkisi tamamen ayrı disiplinler ve takvim spreadi ikincisinin en saf hali.
Aynı emtia, iki farklı ay
Takvim spreadinin iskeleti çok basit. Tek bir emtia seçersin, mesela ham petrol. Sonra bu emtianın iki ayrı vade ayını alırsın. Birini long, yani alış tarafında tutarsın, diğerini short, yani satış tarafında. Örneğin Ocak teslimli petrolü satarken Nisan teslimli petrolü alırsın. Artık elindeki pozisyon iki kontratın fiyatı arasındaki farktan ibaret.
Buradaki kritik nokta her iki bacağın da aynı emtia olması. Eğer petrol alıp altın satsaydın bambaşka bir oyuna, yani emtialar arası spreade girerdin. Takvim spreadinde ise yalnızca zaman ekseni değişir. Aynı kuyudan çıkan, aynı kalitede, aynı borsada işlem gören malın farklı tarihlerdeki teslimi. Bu sayede iki kontratı yöneten temel piyasa dinamiği aynı kalır ve aradaki fark daha öngörülebilir bir aralıkta gezer.
İki kontrat arasındaki bu fiyat farkına spread değeri denir. Trader bu farkın belirli bir noktada olacağına oynar. Fark genişlerse bir taraf kazanır, daralırsa öteki. Senin pozisyonunu hangi bacağı alıp hangisini sattığın belirler.
Neden düz fiyat değil de fark
Düz fiyat riskinden kaçmanın mantığı şurada yatar. İki kontrat da aynı emtia olduğu için piyasayı sarsan büyük bir haber genelde ikisini birden aynı yöne iter. Ortadoğu'da bir gerilim çıkar, petrolün hem yakın ayı hem uzak ayı zıplar. Sen birini almış birini satmış olduğun için bu zıplamanın büyük kısmı senin pozisyonunda birbirini götürür. Geriye sadece iki kontratın ne kadar farklı tepki verdiği kalır.
Yani takvim spreadi piyasanın yönünü değil, vade eğrisinin şeklini fiyatlar. Eğri yukarı eğimliyse, yani uzak aylar yakın aylardan pahalıysa buna contango derler. Yakın aylar pahalıysa ve eğri aşağı eğimliyse backwardation olur. Takvim spreadi tam da bu eğimin sertleşip sertleşmeyeceğine, düzleşip düzleşmeyeceğine kurulan bir bahse benzer. Sen aslında "depolama ne kadar değerli, arz bugün mü sıkışık yoksa gelecekte mi" sorusuna para yatırırsın.
Depolamanın ekonomisi
Vade eğrisinin şeklini belirleyen en güçlü kuvvetlerden biri depolama maliyeti. Düşün ki bugün petrolü ucuza alabiliyorsun ama altı ay sonra teslim alacaksın. Bu altı ay boyunca o petrolü bir yerde tutman, tank kiralaman, sigorta yaptırman, paranın faizinden vazgeçmen gerekir. Tüm bu masraflar uzak ayların fiyatına yansır. Piyasa sakinken eğri genelde yukarı eğimli durur, çünkü beklemenin gözle görünür bir bedeli oluşur.
Ama arz birden sıkışırsa işler tersine döner. Herkes malı hemen ister, yakın ay fiyatı fırlar, uzak ay geride kalır. İşte backwardation bu durumda doğar. Takvim spreadi tutan bir trader bu geçişleri okumaya çalışır. Depolama tankları dolmak üzereyse ve gelecek için bol arz görünüyorsa contango'nun derinleşeceğine oynar. Tersine, bugün kıtlık varsa ve stoklar eriyorsa backwardation'ın güçleneceği yönünde pozisyon kurar.
Mevsimsel gazın hikayesi
Takvim spreadinin en klasik sahnesi doğal gaz piyasası. Çünkü gaz tüketimi mevsime aşırı bağlı. Kışın ısınma talebi tavan yapar, yaz aylarında ise görece sakinleşir. Bu yüzden kış teslimli kontratlar geleneksel olarak yaz teslimlilerden pahalı işlem görür. Trader'lar bu mevsimsel makası takip eder, hatta kış ile yaz aylarını karşı karşıya getiren spreadlere özel isimler bile takarlar.
Burada işin püf noktası şurada saklı. Yazın depoya doldurulan gaz, kışın çekilmek üzere bekletilir. Depolama kapasitesi ve dolum hızı bu kış-yaz farkını doğrudan etkiler. Eğer yaz boyunca depolar hızla dolarsa kışın o kadar da panik olmayacağı sinyali çıkar ve makas daralabilir. Soğuk bir kış beklentisi varsa veya depolar düşük kalmışsa fark açılır. Doğal gaz takvim spreadi tutan biri aslında meteorolojiyi, depolama raporlarını ve üretim verilerini aynı anda harmanlar.
Küçük bir örnek hesap
Sayılarla görelim. Diyelim Kasım teslimli doğal gazı milyon BTU başına 3,20 dolardan satıyorsun, Mart teslimliyi 3,80 dolardan alıyorsun. Aradaki spread başlangıçta 0,60 dolar. Sen bu farkın açılacağına oynuyorsun, yani kışın daha da pahalanacağını düşünüyorsun.
| Bacak | Açılış | Kapanış | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Mart (alış) | 3,80 | 4,10 | +0,30 |
| Kasım (satış) | 3,20 | 3,25 | -0,05 |
| Net spread | 0,60 | 0,85 | +0,25 |
Spread 0,60 dolardan 0,85 dolara açıldı ve sen milyon BTU başına 0,25 dolar kazandın. Tek bir doğal gaz kontratı 10 bin milyon BTU temsil ettiği için bu, kontrat başına 2.500 dolar demek. Dikkat et, gazın mutlak fiyatı senin için pek önemli olmadı. Önemli olan iki ayın birbirine göre nasıl hareket ettiğiydi.
Marj avantajı ve cazibesi
Borsalar takvim spreadlerini tek bacaklı pozisyonlardan daha az riskli sayar. Mantıklı da, çünkü iki bacak birbirini büyük ölçüde dengeler. Bu yüzden spread pozisyonuna istenen teminat genelde iki ayrı kontratın toplamından çok daha aşağıda kalır. Trader aynı parayla çok daha büyük bir nominal hacmi rahatça taşıyabilir. Bu marj indirimi takvim spreadlerini özellikle kurumsal masalar için çekici kılar.
Bir başka cazibe de göreceli istikrar. Spreadler genelde düz fiyattan daha az oynar, dolayısıyla günlük dalgalanmalara daha az kapılırsın. Sabırlı bir oyuncu için bu, mevsimsel ve yapısal kalıpları soğukkanlılıkla beklemek anlamına gelir. Ama bu rahatlık hissi tehlikeli bir tuzak da olabilir.
Likidite ve sıkışma tehlikesi
İşte burada madalyonun öteki yüzü çıkıyor. Spreadler sakin göründükleri için trader'lar kendilerini güvende hisseder ve kaldıraçlı, kocaman pozisyonlar yığar. Oysa uzak vade ayları çoğu zaman çok ince, yani az hacimli işlem görür. Pozisyonun büyürse bir gün çıkmak istediğinde karşı tarafta yeterli alıcı veya satıcı bulamazsın. Bu likidite kuruması seni içeride kilitler.
Daha kötüsü sıkışma riski. Eğer piyasadaki herkes aynı yöne yaslanmışsa ve fark senin beklediğin yerine ters giderse, kapatmak için yapılan toplu kaçış spreadi daha da aleyhine iter. Az likit bir ayda devasa bir pozisyon, normal şartlarda küçük görünen bir fiyat farkını çıkış anında kabusa çevirebilir. Sakin görünen yatay bahis, ölçeği kaçtığında aniden uçuruma dönüşür.
Piyasa hafızası. 2006 yılında hedge fonu Amaranth, doğal gaz takvim spreadlerinde piyasayı domine edecek kadar büyük pozisyonlar taşıyordu. Bahis çok basitti. Kış ayları yaza göre daha da pahalanacaktı. Ama kış-yaz farkı tam tersine döndü, üstelik fon o kadar büyük ki çıkış kapısına sığmadı. Birkaç hafta içinde yaklaşık 6 milyar dolar eridi ve fon çöktü. Tek bir spread bahsi, koca bir devi yere serdi.
Piyasada nasıl okunur
Deneyimli bir göz takvim spreadlerine baktığında aslında piyasanın iç sağlığını okur. Yakın ayların uzak aylara göre nasıl fiyatlandığı, arzın bugün mü gelecekte mi sıkışık olduğunu fısıldar. Backwardation güçlendiğinde piyasa "mal şimdi lazım" diye bağırır. Contango derinleştiğinde ise "bugün bol, gelin depolayalım" mesajı gelir.
Bu yüzden takvim spreadi sadece bir kazanç aracı değil, aynı zamanda bir teşhis aleti. Üretici, tüketici ve spekülatör, hepsi vade eğrisinin şeklini farklı amaçlarla izler. Çiftçi hasadını ne zaman satacağını, rafineri stoğunu ne zaman yenileyeceğini bu eğriye bakarak ayarlar.
Sonuçta takvim spreadi, emtia piyasasının zaman boyutunu para kazanılabilir bir şeye çeviriyor. Fiyatın yönünü bilmesen bile, zamanın o emtia için ne ifade ettiğine dair sağlam bir görüşün varsa masada kendine bir yer bulursun. Yeter ki Amaranth'ın acı dersini aklından çıkarma. Yatay diye bildiğin risk, ölçeği kaçınca hiç de yatay kalmaz.