İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

Gün Öncesi ve Gün İçi Piyasa

Elektriğin önce ertesi gün için saat saat fiyatlandığı, sonra son dakikada yeniden ayarlandığı iki perdeli oyunun mantığı.

Gün Öncesi ve Gün İçi Piyasa

Bir lokantanın akşam servisini düşün. Şef sabahtan oturur, akşam kaç müşteri geleceğini tahmin eder, ona göre malzeme alır, masaları kurar. Bütün plan o tahmine dayanır. Ama akşam olunca işler beklendiği gibi gitmez. Rezervasyonlar iptal olur, sürpriz kalabalık kapıdan girer. İşte o anda şef sabahki planı çöpe atmaz, üstüne küçük dokunuşlar yapar. Elektrik piyasası da tıpatıp böyle iki perdeli çalışır. Önce ertesi günün bütün saatleri tek tek fiyatlanır ve bağlanır, sonra o gün geldiğinde gerçekle plan arasındaki açık son dakika işlemleriyle kapatılır. Birinci perdeye gün öncesi piyasa, ikinci perdeye gün içi piyasa diyoruz.

Bu ayrım kulağa teknik geliyor ama altında çok somut bir gerçek yatıyor. Elektrik depolanamaz, üretim ile tüketim her an birbirine eşit olmak zorunda. Sistemi bu kadar kırılgan bir mal için tek bir piyasayla yönetmek imkansıza yakın. Bu yüzden piyasa zamanı dilimlere böler. Bir kısmını önceden, soğukkanlı kafayla planlar, bir kısmını da gerçeğin netleştiği son ana bırakır.

Önce sezgiyle iki perde

Kendini bir elektrik üreticisinin yerine koy. Yarın santralinin ne kadar üreteceğini, müşterilerinin ne kadar çekeceğini bugünden kabaca biliyorsun. Belirsizlik pahalı, planını ne kadar erken kilitlersen o kadar rahat uyursun. İşte gün öncesi piyasa tam bu ihtiyacı karşılar. Yarının yirmi dört saatini ayrı ayrı fiyatlandırır ve herkesin pozisyonunu önceden oturtur.

Ama hayat planı bozar. Yarın olunca rüzgar tahminden zayıf eser, bir fabrika beklenmedik devreye girer, bir santral arıza yapar. Sabahtan kurduğun denge gün içinde sallanır. İşte burada ikinci perde, gün içi piyasa açılır. Birinci perde planı çizer, ikinci perde planı gerçeğe oturtur.

Gün öncesi piyasa nasıl işliyor

Gün öncesi piyasanın kalbinde tek bir soru atar. Yarının her saati için elektrik kaça satılır, kaç birim el değiştirir? Üreticiler her saat için satış teklifi verir, tedarikçiler ve büyük tüketiciler alış teklifi sunar.

Teklifler belli bir saatte kapanır. Çoğu Avrupa piyasasında bu kapanış öğleden önce gerçekleşir, ertesi günün tamamı için. Sistem bütün teklifleri toplar, her saat için arz ve talebin kesiştiği noktayı bulur ve o kesişim o saatin takas fiyatını verir. Aynı saatte satmaya razı olan herkes o fiyattan satar, almaya razı olan herkes o fiyattan alır. Böylece yarının her saati için tek bir berrak fiyat ve el değişecek hacim bugünden belli olur.

Bu mekanizmanın güzelliği herkese ortak bir referans vermesi. Üretici yarının fiyatını bugünden gördüğü için hangi santrali çalıştıracağını planlar, tedarikçi müşterisine ne kadar elektrik bağlayacağını bilir. Gün öncesi piyasa bu yüzden bütün elektrik ticaretinin omurgası.

Saatlik fiyatın anlamı

Gün öncesi piyasanın en kritik çıktısı saatlik fiyat eğrisi. Yarının yirmi dört saati düz bir çizgi değil, inişli çıkışlı bir profil çizer. Gecenin derininde talep dipte, fiyat ucuz. Sabah fabrikalar açılır, talep tırmanır, fiyat onunla yükselir. Öğlen güneş tepedeyse bol yenilenebilir üretim fiyatı bastırır. Akşam herkes evine döner, ışıklar yanar, talep zirve yapar ve fiyat günün en yükseğine çıkar.

Bu profil her gün yeniden şekillenir. Hava durumu, mevsim, tatil, bir maçın yayın saati bile eğriyi büker. Üretici bu eğriye bakarak santralini hangi saatte açacağına karar verir, çünkü sadece fiyatın masrafını çıkardığı saatlerde üretmek mantıklı. Tüketici de esnekse pahalı saatten kaçar, ucuz saate kayar. Saatlik fiyat eğrisi bu yüzden ertesi günün bütün enerji koreografisini önceden yazar.

Gün içi piyasa neden var

Gün öncesi piyasa ne kadar iyi planlasa da bir kusuru var, kararı gerçeğin çok öncesinden alıyor. Yarın öğlen rüzgarın ne yapacağını bugün öğleden önce kim kesin bilebilir? Plan bağlandıktan sonra, o gün gelene kadar dünya değişir ve sabahki tahminler tutmaz hale gelir.

Gün içi piyasa bu boşluğu doldurmak için var. Gün öncesi kapanıştan sonra, gerçek zamana ramak kala açık kalan bir pazar. Burada işlemler teslimden sadece saatler hatta dakikalar önce yapılabilir. Tahminin kötü çıktığını fark eden bir üretici açığını ya da fazlasını burada kapatır. Pazar sürekli işlediği için herkes pozisyonunu gerçeğe yaklaştıkça yeniden ayarlar.

Mantığı da net. Gün öncesi piyasa kararını erken aldığı için ucuz ama hata payı yüksek, gün içi piyasa kararı son ana bıraktığı için pahalı olabilir ama isabetli. İkisi birbirinin dengi değil, tamamlayıcısı.

Yenilenebilir tahmin sapması işi büyütünce

Şimdi resme son yılların en belirleyici gücünü ekleyelim. Güneş ve rüzgar santralleri sisteme akın etti ve bunların bir tuhaflığı var, ne zaman ne kadar üreteceklerini önceden tam kestiremezsin. Bir gaz santralinin musluğunu açıp kapatırsın, ama rüzgarın yarın öğlen kaç birim eseceği bir tahminden ibaret. Tahmin de doğası gereği sapar.

İşte bu sapma gün içi piyasanın önemini katladı. Eskiden üretim büyük ölçüde planlanabilir santrallerden geliyordu, gün öncesinde bağlanan plan gün içinde pek bozulmuyordu. Yenilenebilir payı arttıkça tablo değişti. Sabah verilen rüzgar tahmini öğlen tutmazsa, sisteme giren elektrik bir anda planlanandan sapar ve bu açığı kapatmanın yeri gün içi piyasa.

Düşün ki bir tedarikçi gün öncesinde rüzgar tahminine güvenerek pozisyon aldı. Öğlen rüzgar beklenenden zayıf esti, taahhüt ettiği elektrik elinde yok, açığı gün içi piyasadan almak zorunda. Tersi de olur, rüzgar tahminden güçlü eserse üretici fazla elektrikle kalır ve onu gün içinde satar. Yenilenebilir ne kadar büyürse tahmin sapmaları o kadar sık olur, gün içi piyasada el değiştiren hacim de o kadar şişer. Bugün gün içi işlemlerin patlamasının asıl motoru bu.

Piyasa hafızası. Yenilenebilir üretim tahmin sapmaları arttıkça, elektrik piyasasının iki aşamalı yapısı bambaşka bir önem kazandı. Üreticiler ve tedarikçiler büyük pozisyonlarını soğukkanlılıkla gün öncesi piyasada belirliyor, sonra gerçek zamana yaklaşırken rüzgar ve güneşin tahminden saptığı miktarı gün içi piyasada son dakika ayarlarla dengeliyor. Eskiden ince bir tamamlayıcı sayılan gün içi piyasa, yenilenebilirin yaygınlaşmasıyla sistemin dengesini ayakta tutan kritik bir kas haline geldi.

Dengeleme piyasası ve son durak

Gün içi piyasa son anın kapısı ama en son kapı değil. Onun da arkasında bir durak var, dengeleme piyasası. Gün içinde herkes pozisyonunu ayarlasa bile teslim anında ufak tefek açıklar kalır. Elektrikte arz ile talep her an kuruşu kuruşuna eşit olmak zorunda, en küçük sapma bile şebekeyi zorlar.

İşte dengeleme piyasası bu en son açığı kapatır. Sistem operatörü gerçek zamanda yedek tuttuğu santrallere talimat verir, üretimi an be an artırır ya da kısar. Bu hizmetin bir bedeli var ve genelde gün içi piyasadan da pahalı, çünkü en son ana, en acil ihtiyaca denk geliyor. Dengelemeye düşen bir oyuncu çoğu zaman cezalı fiyatla karşılaşır.

Bu yüzden zincir net bir hiyerarşi kurar. Önce gün öncesi piyasada ucuza ve erken bağla. Tutmazsa gün içi piyasada ara fiyata düzelt. Yine de açık kaldıysa en son dengeleme piyasasında, en pahalı yerde kapanırsın. Akıllı oyuncunun bütün derdi ilk basamakta kalmak, çünkü her basamak aşağı indikçe maliyet artar.

Fiyat nasıl oluşuyor

İki piyasanın fiyatı farklı bir karakter taşır. Gün öncesi fiyatı toplu bir hesabın ürünü, sakin ve derli toplu, herkesin önceden gördüğü tek bir takas fiyatı. Çünkü kararı ertesi gün için soğukkanlıca veriyor.

Gün içi fiyatı ise gerçeğin nabzıyla atar, her yeni bilgi onu anında oynatır. Rüzgar tahmini kötüleşince fiyat zıplar, bir santralin arızası fırlatır, beklenmedik bir talep düşüşü çökertir. Gün öncesi fiyatı bir fotoğraf gibi durağansa, gün içi fiyatı canlı bir film gibi akar. İkisi arasındaki fark da ayrı bir bilgi taşır. Gün içi fiyatı gün öncesinin çok üstüne çıktıysa, demek ki gün içinde herkes aynı anda elektriğe muhtaç kaldı, muhtemelen yenilenebilir tahmini hayal kırıklığı yarattı.

Likidite neden önemli

İki piyasanın arasındaki en derin fark likiditede saklı. Likidite, bir malı istediğin anda fiyatı bozmadan alıp satabilme kolaylığı. Gün öncesi piyasa likidite cenneti, çünkü bütün hacim orada toplanıyor, alıcı ve satıcı bol. İstediğin miktarı sorunsuzca bağlarsın.

Gün içi piyasa ise daha ince bir pazar. İşlem hacmi gün öncesine göre küçük, katılımcı daha az, teslime yaklaştıkça herkes telaşlı. Burada büyük bir açığı son dakikada kapatmaya kalkarsan, az sayıda satıcı varken fiyatı kendi aleyhine kaçırırsın. İşte bu yüzden büyük oyuncular yükün çoğunu gün öncesinde bağlar, gün içine sadece küçük artıkları bırakır. Yenilenebilir büyüdükçe gün içi hacmi de büyüyor, likidite derinleşiyor, ama hala gün öncesinin rahatlığına uzak.

Küçük bir örnek hesap

Rakamlarla bakınca her şey yerine oturur. Bir tedarikçinin yarın öğlen 13.00 için elektrik bağladığını düşünelim. Fiyatlar megavatsaat başına avro üzerinden.

Aşama İşlem Fiyat Miktar
Gün öncesi Alış 60 avro 100 MWh
Gün içi Ek alış 95 avro 20 MWh
Dengeleme Açık kapatma 140 avro 5 MWh

Tedarikçi gün öncesinde, müşterilerinin öğlen 100 megavatsaat çekeceğini tahmin edip bunu megavatsaat başına 60 avrodan bağladı. Faturası 6.000 avro. Ama o gün rüzgar tahminden zayıf esti, sistemde elektrik kıtlaştı, müşteriler de beklenenden fazla çekti. Tedarikçinin 20 megavatsaatlik açığı çıktı, bunu gün içi piyasadan kapatmak zorunda kaldı ama fiyat çoktan 95 avroya tırmanmıştı, ek 1.900 avro ödedi. Son teslim anında hala 5 megavatsaatlik küçük bir açık kaldı, bu da dengeleme piyasasına düştü, megavatsaat başına 140 avrodan, yani 700 avro.

Şimdi tabloyu oku. Aynı elektriğin megavatsaati gün öncesinde 60 avroyken gün içinde 95, dengelemede 140 avro oldu. Tedarikçi ne kadar geç kaldıysa o kadar pahalıya kapattı. İşte iki aşamalı yapının bütün dersi bu hesapta. İyi tahmin parayı gün öncesinde tutar, kötü tahmin seni gün içine ve dengelemeye sürükler.

Piyasa bu yapıyı nasıl okur

Bir enerji analisti için gün öncesi ile gün içi arasındaki ilişki bütün sistemin sağlık raporu. İki fiyat birbirine yakınsa tahminler tutuyor, sistem rahat nefes alıyor. Gün içi fiyatı gün öncesinin sürekli üstüne çıkıyorsa, demek ki yenilenebilir üretim söz verdiğini tutmuyor, herkes son dakikada açık kapatma telaşında.

Tüccar için de aynı yapı bir fırsat sahası. Gün öncesinde ucuza alıp gün içinde pahalıya satmayı uman biri, rüzgarın tahminden zayıf çıkacağını sezerse gün içi fiyatının fırlayacağına oynar. Esnek bir tüketici ya da batarya sahibi de bu iki fiyat arasındaki oynaklıktan beslenir.

Bu yüzden elektrik fiyatları manşete çıktığında tek bir rakama bakmak yanıltır. Asıl hikaye iki piyasanın diyaloğunda saklı. Gün öncesi planı çizer, gün içi gerçeği söyler, ikisi arasındaki fark da sistemin o gün ne kadar zorlandığını fısıldar. Yenilenebilir payı büyüdükçe bu diyalog daha belirleyici hale geliyor. İki perdeyi birlikte okuyan biri, elektrik piyasasının asıl ritmini herkesten önce yakalıyor.

Enerji Piyasası

Piyasa Kavramları

Emtia Sözlüğü