Diyelim ki Iowa'da mısır yetiştiriyorsun. Telefonu açıp Chicago borsasına bakıyorsun, vadeli mısır kontratı kile başına 4 dolar 50 senten işlem görüyor. Sonra arabaya atlayıp en yakın elevatöre, yani yerel tahıl alım deposuna gidiyorsun, oradaki adam sana "ben senin mısırını 4 dolar 20 senten alırım" diyor. Aradaki 30 sentlik boşluk işte tam olarak bu yazının konusu. Buna baz diyoruz. Borsadaki referans fiyatla senin elinin altındaki gerçek satış fiyatı arasındaki o makas, emtia ticaretinin en az konuşulan ama en çok para kazandıran ya da kaybettiren kavramı.
Çoğu insan emtia denince fiyatın yukarı mı aşağı mı gideceğini düşünür. Oysa sahada çalışan tüccar için asıl mesele bu değil. Onun derdi, kendi deposundaki malı borsa fiyatına ne kadar yakın bir noktada satabileceği. Baz, o yakınlığın ölçüsü.
Baz tam olarak ne demek
Tanımı sade. Baz, spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki fark. Yani şu an elindeki fiziki malın yerel piyasadaki fiyatından, ilgili vadeli kontratın fiyatını çıkarırsın, kalan rakam baz olur.
Formülü bir cümleyle yazalım. Bazı bulmak için yerel nakit fiyattan vadeli fiyatı çıkarırsın. Eğer yerel fiyat borsa fiyatından düşükse baz negatif çıkar, yüksekse pozitif. Tarım emtialarında çoğu zaman negatife oturur, çünkü malı iç bölgeden limana ya da işleme tesisine taşımak para tutar, o taşıma masrafı yerel fiyatı borsa referansının altına çeker.
Yukarıdaki Iowa örneğinde yerel fiyat 4 dolar 20 sent, vadeli 4 dolar 50 sent. Baz eksi 30 sent. Piyasa diliyle "baz, eylül kontratına göre 30 altında" denir. Bu rakam tek başına bir fiyat değil, bir ilişki. İki ayrı piyasanın birbirine ne kadar yapışık çalıştığını gösterir.
Bazı kim belirler
Burada işin güzel tarafı başlıyor. Vadeli fiyatı dünya belirler, herkes aynı ekranı görür, Chicago'da ne yazıyorsa Brezilya'daki tüccar da onu okur. Ama bazı yerel hayat belirler. Üç şey öne çıkar.
Birincisi lojistik. Malı bulunduğu yerden alıcının istediği yere taşımanın maliyeti baza doğrudan yansır. Nehir taşımacılığının ucuz olduğu bir dönemde baz güçlenir, yani sıfıra yaklaşır. Mavna bulunamadığı, navlun fırladığı dönemde baz çöker, daha negatife gider.
İkincisi kalite. Borsa kontratı belli bir standart malı tarif eder. Senin malın o standardın üstündeyse, mesela protein oranı yüksek bir buğdaysa, baz primli olur. Standardın altındaysa iskontolu satarsın, baz zayıflar.
Üçüncüsü yerel arz ve talep dengesi. Hasat zamanı her depo dolup taşarken bölgede mal bollaşır, baz geriler. Tersine, kıştan çıkıp da stoklar erimeye başladığında, yakında bir yem fabrikası acil mal ararken yerel fiyat fırlar, baz güçlenir hatta artıya geçer.
Bu üç etken sürekli oynaştığı için baz canlı bir şey. Flat fiyat, yani borsa fiyatı bir günde yüzde 2 oynarken baz aynı gün hiç kıpırdamayabilir ya da tam tersine borsa sabitken baz tek başına dağılabilir.
Çiftçinin asıl riski neden baz
Şimdi kavramın kalbine geliyoruz. Bir çiftçi ya da tahıl tüccarı genelde flat fiyat riskini hedge edebilir. Yani fiyatın düşmesinden korkuyorsa borsada vadeli kontrat satar, fiyat düşerse fizikten kaybettiğini vadeliden kazanır, dengelenir. Bu klasik korunma yöntemi.
Ama burada saklı bir varsayım var. Hedge'in tam koruma sağlaması için baz değişmemeli. İki bacağın, yani fizik ile vadelinin tıpı tıpına aynı yönde aynı miktarda hareket etmesi gerekir. Gerçek hayatta bu hiç böyle olmaz. Borsa fiyatı bir yöne, yerel fiyat biraz başka tempoda gider. İşte aradaki o sapmaya, hedge'in elinde bıraktığı kalıntı riske baz riski diyoruz.
Tam da bu yüzden tecrübeli tüccar şöyle söyler. "Ben flat fiyatı zaten kilitledim, benim gerçek pozisyonum bazda." Onlar fiyatın yönüne değil, kendi mallarının borsaya göre değer kazanıp kaybetmesine bakar. Bir tüccar düşük bazdan mal alıp depolar, baz güçlenince satar, flat fiyat ister artsın ister azalsın hiç umursamaz. Para tam da bu makasın açılıp kapanmasından gelir.
Küçük bir hesap
Sayılarla görelim, çünkü baz riski lafla değil rakamla anlaşılır.
Bir tüccar hasat döneminde mısır alıyor. O gün durum şöyle.
| Kalem | Hasat günü | Üç ay sonra |
|---|---|---|
| Yerel nakit fiyat | 4,20 | 4,00 |
| Aralık vadeli fiyat | 4,50 | 4,40 |
| Baz | eksi 0,30 | eksi 0,40 |
Tüccar hasatta 4 dolar 20 senten mal alıyor ve fiyat düşmesin diye aynı anda borsada 4 dolar 50 senten vadeli satıyor. Üç ay sonra malı 4 dolardan satıyor, fiziki tarafta kile başına 20 sent kaybetti. Borsadaki kısa pozisyonu ise 4 dolar 50 senten 4 dolar 40 sente düştü, orada 10 sent kazandı.
Net sonuç eksi 20 artı 10 eşittir eksi 10 sent. Halbuki adam korunduğunu sanıyordu. Kaybın sebebi açık. Baz eksi 30'dan eksi 40'a zayıfladı, yani 10 sent kötüleşti. Hedge flat fiyatı tuttu ama bazdaki bu 10 sentlik kaymayı tutamadı. Kayıp tam tamına bazın değiştiği kadar oldu. Baz riskini bir cümlede özetleyen tablo işte bu.
Tersi de olur. Baz güçlenseydi, mesela eksi 30'dan eksi 20'ye gelseydi, tüccar hedge'e rağmen 10 sent kazanırdı. Bu yüzden baz tüccarı için baz tek başına bir kazanç kapısına döner.
Baz çöktüğünde ne yaşanır
Bazın yumuşak yumuşak oynadığı normal günler bir yana, bir de baz bağlantısının resmen koptuğu anlar var. Bu anlar genelde fiziki akışta bir yerin tıkanmasıyla gelir. Mal var, alıcı var, ama ikisini birbirine bağlayan boru hattı, nehir ya da terminal aniden devre dışı kalır. O zaman iç bölgedeki fiyatla limandaki referans fiyat arasındaki ilişki kopar, baz uçuruma yuvarlanır.
Piyasa hafızası. 2021 Ağustosunda Ida Kasırgası ABD Körfez kıyısına vurunca buradaki tahıl ihraç terminalleri kapandı. Iowa, Illinois gibi iç bölgelerden gelen mısır ve soya limana akamaz oldu, ihracat motoru bir anda durdu. İç bölgede mal birikti ama gidecek yer yoktu, yerel baz çöküp negatife döndü. Çiftçi ile ihraç limanı arasındaki fiyat bağlantısı terminaller tekrar açılana kadar geçici olarak koptu.
Bu olay baz riskinin neden hesap kitap işi olmaktan çıkıp bazen tamamen fiziki bir kabusa döndüğünü gösterir. O günlerde borsadaki vadeli mısır kontratı yerinde durmaya devam etti, dünya fiyatı kıpırdamadı. Ama Körfez'e mal taşıyan çiftçinin elinde aniden hiçbir alıcının istemediği bir yığın oluştu. İşte flat fiyatla baz arasındaki o derin uçurum böyle anlarda gözle görülür hale gelir.
Bazı okumak piyasayı okumak demek
Tecrübeli bir tüccar sabah ilk işe borsa fiyatına değil, baza bakar. Çünkü baz fiziki piyasanın gerçek nabzını verir. Borsa fiyatı spekülatif beklentiyi, faizleri, makro havayı yansıtır. Baz ise burnunun dibindeki gerçeği anlatır, bu bölgede mal bol mu kıt mı, taşıma kolay mı zor mu, alıcılar aç mı tok mu.
Güçlenen bir baz çoğu zaman talebin canlandığını fısıldar. Bir işleme tesisi kapasitesini doldurmak için mal kapışıyorsa yerel fiyatı yukarı çeker, baz artıya kayar. Zayıflayan baz tersini söyler, ortalık mal dolu, kimse acele etmiyor. Bu yüzden baz haritası, makro haberlerden çok önce sahadaki gerçek arz talep dengesini ele verir.
Bir de bazın mevsimselliği var. Tarım emtialarında baz hasat zamanı en zayıf noktasına iner, çünkü herkes aynı anda satar, depolar tıka basa dolar. Sonra aylar ilerledikçe stoklar erir, baz yavaş yavaş güçlenir. Depolama yapan tüccar tam da bu döngüden para kazanır, ucuz bazdan alır, mevsim ilerleyince güçlenen bazdan teslim eder. Depolama maliyetiyle bazın iyileşmesi arasındaki farkı cebine koyar.
Baz ve teslimata yaklaşma
Son bir nokta, vade sonuna yaklaşıldığında ilginç bir şey olur. Vadeli kontrat teslimat ayına girdikçe vadeli fiyatla en yakın teslim noktasındaki nakit fiyat birbirine yaklaşmak zorunda. Buna yakınsama denir. Teslimat anında ikisi neredeyse eşitlenir, çünkü artık kontrat fiziki malın ta kendisini temsil eder.
Bu yakınsama bazın neden tamamen başıboş bir şey olmadığını gösterir. Teslimat noktasında baz sıfıra koşar. Ama senin malın o resmi teslim noktasından uzaktaysa, mesela limana yüzlerce kilometre içerideysen, baz orada sıfıra inmez, taşıma maliyetin kadar bir mesafe hep kalır. İşte bu yüzden her bölge kendine ait, kendi lojistiğinin yazdığı bir baz seviyesi taşır.
Özetle baz, emtia dünyasının en sakin görünen ama en belirleyici sayısı. Flat fiyat manşetlere çıkar, herkes onu konuşur. Baz ise sessizce çalışır, çiftçinin gerçek gelirini, tüccarın gerçek kazancını ve hedge'in ne kadar koruduğunu o belirler. Sahayı tanıyan, fiyatın yönünü tahmin etmeye çalışmaz, bazı okur.