Çöplükten, gübre çukurundan ve kanalizasyondan çıkan kokuşmuş gazın temizlenip doğalgaz şebekesine akıtılması, atığı bir anda enerji emtiasına çeviriyor.
İçinde hiç karbon olmayan, yakıldığında bacadan tek gram karbondioksit çıkarmayan bu keskin kokulu gaz, okyanus gemilerini temizleme yarışının en cüretkar adayı olarak ortaya çıkıyor.
Limanların mevcut yakıt altyapısına neredeyse hiç dokunmadan akabilen bu sıvı, devasa konteyner gemilerini karbondan arındırma yarışında amonyağın önüne geçiyor.
Bir ülke artık ordusunu sınıra değil, jeologlarını ve diplomatlarını maden sahalarına yığarak güç kuruyor ve bu sessiz yarış bütün emtia haritasını yeniden çiziyor.
Havadaki karbonu yakalayıp yeşil hidrojenle birleştirerek laboratuvarda benzin yapma fikri, mevcut motorları hiç değiştirmeden temizleme vaadiyle bütün enerji geçişi tartışmasını alt üst ediyor.