İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

LG Energy Solution

Koreli batarya devinin, batının elektrikli araba hayalini nikel ve kobaltla beslerken Çinli rakipleriyle dünya pazarını bölüşme hikayesi.

LG Energy Solution
Künye
Kuruluş2020
MerkezSeul
BorsaKRX
Ana ürünbatarya

Elektrikli arabaya bindiğinde gözüne çarpmayan ama aracın en pahalı parçasını üreten bir şirket var. LG Energy Solution. Adını çoğu sürücü hiç duymadı çünkü ne otomobilin önündeki amblem onun ne de panelinde yazıyor. Oysa o aracın altındaki batarya paketinin içindeki hücreler büyük ihtimalle bu Koreli devin fabrikalarından çıkmış. Merkezi Güney Kore'nin başkenti Seul'de duruyor, hisseleri ülkenin KRX borsasında işlem görüyor. Bugünkü bağımsız haliyle oldukça yeni bir şirket, 2020 yılında dev kimya grubu LG Chem'in batarya kolunun ayrılmasıyla doğdu. Ana işi ise tek cümleyle anlatılabiliyor. Batarya hücresi üretmek.

Bir piyasa oyuncusunun gözünden bu şirketi özel kılan şey büyüklüğünden çok durduğu yer. Çünkü LG Energy Solution, Çinli olmayan dünyanın en büyük batarya üreticisi ve batının elektrikli araba devriminin tam can damarında oturuyor. Ama aynı zamanda nikel, kobalt, lityum ve manganez gibi fiyatı vahşice oynayan metallere göbekten bağlı. Onu anlamak geleceğin ulaşımını ve o geleceğin hangi metallerin sırtında yükseldiğini aynı anda anlamak demek.

LG Chem'den ayrılan batarya kolu

LG Energy Solution gökten zembille inmedi. Onlarca yıl boyunca Kore'nin en büyük kimya şirketi olan LG Chem'in içinde bir bölüm olarak büyüdü. LG Chem plastikten kozmetik kimyasalına kadar geniş bir alanda çalışan dev bir gruptu ve batarya bu devin sadece bir koluydu.

Ama 2010'lara gelindiğinde batarya işi öyle hızlı büyüdü ki bir kimya grubunun içine sığmaz oldu. Elektrikli araba talebi patlıyordu, bu işe muazzam sermaye lazımdı. Bir batarya fabrikası kurmak milyarlarca dolar tutuyor ve bunu bir kimya şirketinin bütçesine sıkıştırmak hantal kalıyordu. Çözüm batarya kolunu ayrı bir şirkete çevirmek, kendi sermayesini toplamasına izin vermekti.

İşte bu mantıkla 2020 yılında ayrışma gerçekleşti. LG Chem hala büyük hissedar olarak arkasında duruyor ama batarya işi artık kendi kararlarını veren ayrı bir oyuncu. Bu hamle Kore sanayisinin geleceğini batarya çağına bağladığının ilanıydı.

Hücre ne demek, zincirin neresinde duruyor

Bu şirketi kavramak için batarya tedarik zincirine bakmak gerekiyor. Bir elektrikli arabanın bataryası tek parça değil. En altta hücre var, yani enerjiyi kimyasal olarak depolayan o temel birim. Bu hücreler bir araya gelip modülleri, modüller de koca batarya paketini oluşturuyor. İşte LG Energy Solution bu zincirin tam kalbinde, hücre üretiminde duruyor.

Hücrenin içine girince işin neden zor olduğu anlaşılıyor. Bir tarafta katot var, bataryanın en pahalı parçası. Burada nikel, kobalt ve manganez gibi metaller devreye giriyor. Diğer tarafta anot, ayırıcı ve elektrolit. Bütün bunlar mikron hassasiyetinde bir araya getirilmediğinde batarya ya az enerji depoluyor ya çabuk yıpranıyor ya da güvenlik riski yaratıyor. Bu yüzden hücre üretmek bir kimya ve hassas mühendislik sanatı.

Zincirde bu şirket ortada duruyor. Metalleri kendisi madenden çıkarmıyor, onları işlenmiş halde tedarikçilerden alıyor. Sonra kendi fabrikalarında bu malzemeyi hücreye çevirip otomobil üreticilerine satıyor. Madenin bittiği, otomobilin başladığı yerde oturuyor.

NCM kimyasının tercihi

Batarya dünyasında en büyük tartışmalardan biri hangi kimyanın kullanılacağı. LG Energy Solution yıllarca net bir tercih yaptı ve NCM denilen kimyaya yatırdı. Bu kısaltma nikel, kobalt ve manganez kelimelerinin baş harflerinden geliyor. Katotta bu üç metal belli oranlarda karıştırılıyor ve ortaya yüksek enerjili bir hücre çıkıyor.

NCM'nin avantajı menzil. Bu kimya kilogram başına daha fazla enerji depoluyor, yani araç tek şarjla daha uzağa gidiyor. Batının premium elektrikli araba pazarında menzil her şey demek olduğu için bu kimya uzun süre standart oldu. Şirket özellikle nikel oranını yükselten ileri reçetelere yatırım yaptı, çünkü nikel arttıkça enerji yoğunluğu da artıyor, pahalı ve tedariki sorunlu kobaltın oranı ise düşürülmek isteniyor.

Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. NCM pahalı, çünkü içine giren nikel ve kobalt oynak metaller. Çinli rakipler bu arada başka bir yola saptı, nikel ve kobalt içermeyen, demir ve fosfat tabanlı LFP denen daha ucuz bir kimyaya ağırlık verdi. LFP daha az enerji depoluyor ama çok daha ucuz ve dayanıklı. Bu ayrışma yıllarca iki kampı belirledi. Koreliler yüksek enerjili pahalı kimyada, Çinliler ucuz ve sağlam kimyada uzmanlaştı. Sonradan LG Energy Solution da fiyat baskısıyla LFP tarafına adım attı ama markası hep yüksek nikelli NCM ile özdeşleşti.

Batılı otomobil devleriyle ortaklıklar

Bu şirketin asıl gücü kiminle çalıştığında saklı. LG Energy Solution kendini batının otomobil devlerinin tedarikçisi olarak konumlandırdı ve bu, onu Çinli rakiplerinden ayıran en önemli çizgi oldu. En önemli ortaklık Amerikalı dev General Motors ile. İki şirket Ultium Cells adıyla ortak bir girişim kurdu ve Amerika'da art arda dev fabrikalar inşa etti. Bu bir tedarik anlaşması değil, ortak yatırımla kurulan ortak fabrikalar demek. Benzer şekilde Stellantis, Hyundai, Honda ve Toyota gibi üreticilerle de ortak girişimler ya da uzun vadeli anlaşmalar imzalandı.

Bu ortaklık modelinin mantığı derin. Otomobil üreticisi için batarya hem aracın en pahalı parçası hem de en kritik darboğazı, bunu tamamen dışarıya bırakmak istemiyor ama kendi başına hücre üretecek bilgisi de yok. LG Energy Solution ise hücreyi biliyor ama tek başına dev fabrikaların finansal yükünü taşımak istemiyor. İkisi ortak girişimde buluşunca üretici tedarikini garantiliyor, batarya şirketi ise siparişi ve sermaye ortağını aynı anda buluyor.

Amerika ve Avrupa'ya yayılan fabrikalar

Bir batarya şirketinin gücü laboratuvarında değil, kaç fabrikası olduğunda ölçülüyor. LG Energy Solution bu konuda agresif davrandı ve üretimini Kore'nin dışına, müşterilerinin olduğu kıtalara taşıdı. Çünkü batarya ağır ve hacimli, okyanus aşırı taşımak hem pahalı hem mantıksız, fabrikayı arabanın monte edileceği yere yakın kurmak gerekiyor.

Amerika bu yayılmanın merkezi oldu. Şirket Michigan'daki ilk tesisinin ardından General Motors ile ortak Ultium fabrikalarını Ohio ve Tennessee'de kurdu, Arizona'da kendi başına dev bir yatırıma girişti. Avrupa tarafında ise Polonya'daki devasa fabrika, kıtanın elektrikli araba üretimini besleyen en büyük batarya merkezlerinden biri haline geldi. Bütün bu yayılma şirketin yıllık üretim kapasitesini dünyanın en büyükleri arasına taşıdı.

Aşağıdaki tablo şirketin coğrafi ayağını sade biçimde özetliyor.

Bölge Rolü Karakteri
Güney Kore Ana üs ve teknoloji merkezi Olgun, gelişmiş, ürün geliştirmenin kalbi
Amerika En büyük büyüme cephesi Ortak girişimler, teşviklerle besleniyor
Avrupa Polonya merkezli üretim Yerel araba sanayisine yakın, büyük ölçek
Çin Sınırlı üretim Yerel rekabet ağır, ihracata dönük

Şirket fabrikalarını sadece lojistik için değil, devlet teşviklerinin olduğu yerlere de kuruyor. Nerede elektrikli araba destekleniyorsa orada bir fabrikası yükseliyor.

IRA teşviklerinin getirdiği rüzgar

Bu şirketin son yıllardaki en büyük şansı Amerika'dan geldi. Washington 2022'de Enflasyon Azaltma Yasası adıyla anılan büyük bir teşvik paketi çıkardı. Yasanın asıl amacı batarya tedarik zincirini Çin'den koparıp Amerika'ya çekmekti ve Amerika'da üretilen her batarya hücresine ciddi vergi indirimleri sağlıyordu.

LG Energy Solution bu yasadan en çok faydalanan şirketlerden biri oldu. Çünkü zaten Amerika'da dev fabrikalar kuruyordu ve yasa tam da bu üretimi ödüllendiriyordu. Üretilen her kilovatsaat batarya için şirket teşvik almaya hak kazandı, bu da bilançosuna doğrudan katkı sağladı.

Ama bu teşvikin bir şartı vardı. Bataryanın içine giren metaller belli ölçüde Amerika'dan ya da onun ticaret ortaklarından gelmeliydi, Çin'den değil. Oysa lityum, nikel ve kobalt işlemenin büyük kısmı bugün Çin'in elinde. Şirket teşviki tam alabilmek için tedarik zincirini de yeniden kurmak, metalleri Çin dışındaki kaynaklardan bulmak zorunda kaldı. Yani IRA hem büyük bir armağan hem de zor bir ödev oldu.

Lityum, nikel ve kobalt tedariki

Bir batarya şirketinin en büyük baş ağrısı hammadde tedariki. LG Energy Solution metalleri kendisi madenden çıkarmıyor ama o metaller olmadan tek bir hücre bile üretemiyor. Bu yüzden bir madenci gibi davranmaya, dünyanın dört bir yanındaki maden ve işleme şirketleriyle uzun vadeli anlaşmalar imzalamaya başladı.

Piyasa hafızası. 2020 yılında LG Chem'den ayrılan LG Energy Solution, 2022 başında Güney Kore tarihinin en büyük halka arzlarından birini gerçekleştirip Çinli olmayan en büyük batarya üreticisi konumunu pekiştirdi. Borsaya açılmasıyla topladığı dev sermaye, Amerika ve Avrupa'daki fabrika yatırımlarını ve uzun vadeli metal tedarik anlaşmalarını finanse etmesini sağladı. Bu hamle şirketi bir LG bölümünden, batının elektrikli araba geçişinin bağımsız ve dev bir oyuncusuna dönüştürdü.

Bu anlaşmaların coğrafyası çok geniş. Şirket Kanada, Avustralya ve Şili gibi ülkelerdeki lityum üreticileriyle, çeşitli nikel ve kobalt tedarikçileriyle masaya oturdu, kimi zaman sadece alım anlaşması yapmakla kalmayıp doğrudan madene ya da işleme tesisine ortak oldu. Çünkü bir batarya üreticisi için en büyük kabus, siparişi olup da içine koyacak metali bulamamak.

Tabii bu tedarik bahsi şirketi metal fiyatlarının insafına bırakıyor. Nikel ve lityum tavan yaptığında batarya maliyeti yükseliyor ama bu artış her zaman otomobil üreticisine yansıtılamıyor, marj ortada erimeye çalışıyor.

Çinli rakiplerle dünya pazarını bölüşmek

Dünya batarya pazarı bugün iki kampa bölünmüş durumda. Bir tarafta Çinli devler, başta CATL ve BYD, diğer tarafta Koreli ve Japon üreticiler. Çinli rakipler ölçek ve maliyet avantajına sahip. Kendi devasa iç pazarları var, ucuz LFP kimyasında ustalar ve tedarik zincirinin büyük kısmını kontrol ediyorlar. LG Energy Solution bu yarışta fiyatla değil başka kozlarla ayakta duruyor. Birincisi batının güveni. Amerikalı ve Avrupalı otomobil üreticileri Çin'e bağımlı kalmak istemiyor, bu yüzden Koreli bir tedarikçiyle çalışmayı stratejik buluyor. İkincisi teşvikler. IRA gibi yasalar Çinli rakipleri dışarıda bırakırken Koreli şirkete kapıyı açıyor. Yani bu artık masum bir tedarik meselesi değil, üzerinde devletlerin pazarlık yaptığı stratejik bir alan ve bu şirketin hissesini izlemek batının Çin'e karşı verdiği batarya yarışını izlemek gibi.

Piyasa oyuncusu gözünden LG Energy Solution

Geriye çekilip bakınca bu şirketin nasıl bir oyuncu olduğu netleşiyor. LG Energy Solution batarya hücresi piyasasında arzı ve teknolojiyi şekillendiren bir avuç dev firmadan biri, General Motors gibi devlerle ortak fabrikalara sahip ve Amerika ile Avrupa'ya yayılmış devasa bir üretim ağı kurmuş durumda.

Ama bu güçlü tablonun bir de gölgesi var. Şirketin kaderi neredeyse tamamen iki şeye bağlı, elektrikli araba talebinin beklendiği hızda büyüyüp büyümeyeceğine ve nikel, lityum, kobalt gibi metallerin oynak fiyatlarına. Talep yavaşladığında ya da metaller tavan yaptığında bu dev fabrikalar bir anda yük haline gelebiliyor. Üstüne bir de Çinli rakiplerin amansız fiyat baskısı var.

İşte bu yüzden LG Energy Solution'ı izlemek bir şirketten fazlasını izlemek demek. Onun bilançosunda elektrikli araba satışlarının hızını, nikelin ve lityumun fiyat eğrisini ve enerji geçişinin ne kadar gerçek olduğunu aynı anda okuyabiliyorsun. Bir elektrikli arabaya bindiğinde, ayağının altındaki o sessiz batarya paketinin arkasında büyük ihtimalle bu Koreli devin durduğunu hatırla.

Sektörel

Emtia Sözlüğü