Bazı piyasa hikayeleri tek bir kişinin hırsından doğar, bazıları ise kalabalığın öfkesinden. 2021 Şubat ayında gümüşte yaşanan o kısa heyecan, ikinci türün en taze örneğini verir. Olayı en yalın haliyle şöyle kuralım. İnternet forumlarında bir araya gelen on binlerce bireysel yatırımcı, gümüşü sıkıştırıp fiyatı tavana taşıyacaklarına inandı ve hep birlikte hem gümüş borsa fonu hem de fiziki külçe almaya koştu. Fiyat birkaç günde otuz doların üzerine fırladı, sonra hareket bir balon gibi söndü ve gümüş eski seyrine geri döndü. Geriye internetin bir emtiayı sıkıştırıp sıkıştıramayacağı sorusu ve kağıt piyasanın ne kadar büyük olduğunu gösteren bir ders kaldı.
Sıkıştırma denemesi aslında neyi denedi
Squeeze kelimesi kulağa teknik gelir ama altındaki fikir sokaktaki herkesin anlayacağı kadar yalın. Bir malın elde edilebilir arzını öyle hızlı toplarsın ki, o maldan satmak isteyenler aradığını bulamaz hale gelir. Mal kıtlaşınca fiyat zıplar. Özellikle fiyatın düşeceğine oynayıp açığa satmış birileri varsa, bunlar mal bulmak için çırpınırken fiyatı kendi elleriyle daha da yukarı iterler.
2021 kalabalığının kafasındaki plan tam buydu. İnanışa göre büyük bankalar gümüşte devasa açık pozisyonlar taşıyor, yani fiyatı bastırmak için kağıt üzerinde sürekli satıyordu. Eğer yeterince insan aynı anda gerçek gümüş alırsa, bu açıkçılar köşeye sıkışacak, mal bulmak için fiyatı yukarı kovalayacak ve kalabalık hem haklı çıkacak hem de zengin olacaktı. Hikayenin cazibesi buradaydı. Hem bir bahis hem de güçlüye karşı bir isyan gibi paketlenmişti.
Ama bir niyetle bir mekanik arasında büyük fark var. Kalabalık gümüşü sıkıştırmak istedi, fiyatı birkaç gün yukarı da itti. Yine de sıkıştırmanın gerçekten tutması için gereken şey eksikti. Bunu anlamak için önce dalganın nereden geldiğine bakmak gerekiyor.
GameStop dalgasının emtiaya sıçraması
Bu hikaye gümüşten önce hisse senedinde başladı. 2021 Ocak ayında aynı internet topluluğu, GameStop adlı bir oyun mağazası zincirinin hissesinde tarihi bir kısa sıkışması yaratmıştı. Büyük fonlar bu hissenin düşeceğine oynamış, yani ağır açığa satmıştı. Kalabalık bunu fark edip hep birlikte hisseyi alınca, açıkçılar kapana kısıldı ve fiyat birkaç günde yüzde yüzlerce uçtu. Birkaç dev fon milyarlarca dolar kaybetti, bazıları kurtarılmak zorunda kaldı.
Bu zafer kalabalığa kanat taktı. Forumda bir fikir dolaşmaya başladı. Madem hisse senedinde olmuştu, neden başka bir varlıkta olmasındı. Gözler gümüşe çevrildi. Anlatı hazırdı. Büyük bankalar yıllardır gümüş fiyatını yapay olarak bastırıyordu, gerçek değeri çok daha yukarıdaydı, kalabalık bir araya gelirse bu baskıyı kırabilirdi. Birkaç viral paylaşım, gümüşü bir sonraki hedef ilan etti.
Burada küçük bir çatlak vardı. Kalabalığın bir kısmı bunun forumdan değil, aslında büyük oyuncuların kalabalığı yönlendirmek için yaydığı bir tuzak olduğunu söyledi. Yani isyanın hedefi ile isyanı kışkırtanın aynı olabileceği şüphesi daha en başta belirdi. Yine de fikir tuttu ve hafta sonu boyunca gümüş sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri oldu.
Birkaç günde otuz doların üzeri
Pazartesi sabahı sahne kuruldu. Gümüş haftaya yaklaşık yirmi beş dolardan başladı ve talep dalgası vurunca hızla tırmandı. Birkaç işlem günü içinde fiyat otuz doların üzerine, sekiz yılın en yükseğine fırladı. Grafik dik bir yokuş gibiydi, herkes treni kaçırma korkusuyla daha çok alıyordu.
Talebin iki ayağı vardı. Bir yanda gümüş borsa fonlarına akan dev para vardı. İnsanlar telefonundan birkaç tıkla fon payı alıyordu ve bu fonlar teorik olarak arkasında fiziki gümüş tutmak zorundaydı. Öte yanda fiziki külçe ve sikke talebi vardı. Madeni para satan internet siteleri bir hafta sonunda boşaldı, popüler gümüş sikkeler tükendi, satıcılar yeni sipariş almayı durdurdu.
Görüntü tam bir çılgınlıktı. Perakende satıcılarda gümüş bulunmuyor, fiyatlar fırlıyor, sosyal medya zaferi kutluyordu. Ama bu tablonun içinde aldatıcı bir şey vardı. Sokaktaki sikke rafının boşalması ile dünyanın gümüş piyasasının sıkışması bambaşka iki şeydi. Birincisi bir kasaba pazarının tükenmesiyse, ikincisi koca bir okyanusu boşaltmaya çalışmaktı. Kalabalık birinciyi başardı, ikincisinin yanına bile yaklaşamadı.
Kağıt piyasa ile fiziki piyasanın boy farkı
Vakanın can damarı tam burada saklı. Gümüş piyasası ikiye ayrılır. Bir tarafta elle tutulan fiziki külçeler, sikkeler, sanayinin kullandığı gerçek metal durur. Öteki tarafta vadeli kontratlar, opsiyonlar ve borsa fonları gibi kağıt üzerinde gümüşü temsil eden araçlar yer alır. İşin şaşırtıcı yanına gelince, kağıt taraf fiziki tarafı kat kat aşar.
Bunu bir örnekle düşünelim. Dünyada bir yılda çıkarılan gümüşün toplamı belli bir sınırda kalır. Oysa o gümüşün üzerine yazılmış vadeli kontratların ve türev araçların toplam değeri, gerçek metali defalarca katlar. Yani piyasada dolaşan gümüş sözü, ortada duran gümüş külçesini fersah fersah aşar. Normal günlerde bu sorun yaratmaz, çünkü kimse aynı anda herkesin gerçek teslimat istemesini beklemez.
Kalabalığın hatası buradaydı. Bir hisse senedinde sıkıştırma işe yaramıştı, çünkü bir şirketin hisse sayısı sabit ve küçüktü, hepsini toplamak mümkündü. Gümüşte ise toplanması gereken havuz devasaydı. Hisse senedi bir kova suydu, gümüş bir okyanustu. Birkaç milyar dolarlık perakende alım, hisse senedinde tsunami yaratır ama dünya gümüş piyasasında ancak küçük bir dalga olurdu. Sıkıştırma için gereken ölçek, kalabalığın gücünün çok ötesindeydi.
Piyasa hafızası. 2021 Şubat ayında, GameStop sıkışmasının verdiği cesaretle hareket eden bireysel yatırımcılar internette örgütlenip gümüş borsa fonu ve fiziki külçe almaya koştu. Fiyat birkaç günde otuz doların üzerine, sekiz yılın zirvesine fırladı. Ama gümüş piyasası bir hisse senedinden kat kat büyüktü ve kağıt piyasanın boyutu fiziki metalin defalarca üstündeydi, bu yüzden sıkıştırma tutmadı. Tepe gördükten birkaç gün sonra fiyat geri çekildi ve dalga söndü.
Borsa fonu talebi gümüşü nasıl etkiledi
Hikayenin en somut etkisi borsa fonları üzerinden geldi, bu yüzden burayı biraz açmak gerekiyor. Bir gümüş borsa fonu, topladığı parayla gerçek gümüş alıp kasaya kilitlemek üzere kurulur. Yatırımcı fona para verdiğinde, fon bu parayla piyasadan fiziki gümüş çekmek zorunda kalır. Yani fona akan her dolar, dolaylı olarak dünyadan gerçek metal talep eder.
İşte bu kanal, kalabalığın tek gerçek baskı noktasıydı. O birkaç gün içinde en büyük gümüş fonuna milyarlarca dolar aktı ve fonun arkasındaki kasalara yüzlerce ton ek gümüş eklenmesi gerekti. Bu, fiziki piyasada gerçekten hissedilen bir talepti. Aracılar metal bulmak için biraz koşuşturdu, kısa vadeli teslimat maliyetleri tırmandı. Yani kalabalığın darbesi tamamen havada kalmadı, fiziki tarafta gözle görülür bir iz bıraktı.
Ama yine ölçek devreye girdi. Fonlara akan para etkileyiciydi, fakat dünya gümüş piyasasının günlük dönüşünün yanında küçük kalıyordu. Üstelik fona gümüş bulan mekanizma, başka büyük oyuncuların aynı metali ödünç verip dengelemesine açıktı. Baskı vardı ama sistemi çatlatacak kadar değil.
Neden sıkıştırma başarısız oldu
Şimdi en kritik soruya gelelim. Kalabalık kararlıydı, parası vardı, fiyatı birkaç gün yukarı da itti. Peki neden tutmadı. Cevap birkaç sebebin üst üste gelmesinde saklı.
Birincisi ve en önemlisi ölçek. Daha önce de söyledik, gümüş piyasası bir hisse senedi gibi köşeye sıkıştırılamayacak kadar derindi. Açığa satanlar sayıca az ve dağınık değildi, üstelik birçoğu gerçek üretici ve sanayiciydi, yani köşeye sıkışıp paniğe kapılacak amatörler değildi. Sıkıştırmanın çalışması için gereken kıstırılmış kurban yoktu.
İkincisi koordinasyon eksikliği. GameStop dalgasında hedef tek bir hisseydi, niyet de apaçık ortadaydı. Gümüşte ise kalabalık dağıldı. Kimi fiziki sikke aldı, kimi borsa fonu aldı, kimi madencilik hissesi aldı. Bu üç hareket aynı baskıyı yaratmadı. Dahası forumun çekirdek kadrosu daha en baştan bunun bir oyalama, asıl bahisten dikkat dağıtan bir tuzak olduğunu söyleyip kalabalığı uyardı. Yani isyanın kendi içinde birliği yoktu.
Üçüncüsü borsanın hazır olması. Vadeli gümüş borsası talep zıplayınca teminat oranlarını yükseltti, yani pozisyon taşımayı pahalılaştırdı. Bu hamle spekülatif alımı caydırdı, fiyatın yukarı benzin bulmasını zorlaştırdı. Kalabalığın itme gücü zayıflarken, fiyatı tutacak kalıcı bir kıtlık da yoktu. Birkaç gün sonra alım dalgası kesilince fiyat doğal ağırlığıyla geri indi.
Küçük bir örnek hesap
Ölçek farkını sayıyla görmek meseleyi çıplak gösterir. Diyelim ki kalabalık birkaç gün içinde gümüş fonlarına ve fiziki alıma toplam üç milyar dolar akıttı. Kulağa devasa bir rakam gibi gelir. Şimdi bunu otuz dolarlık bir gümüş fiyatına bölelim, yani bu parayla kaç ons gümüş alınabileceğine bakalım.
| Kalem | Değer |
|---|---|
| Kalabalığın akıttığı para | 3 milyar dolar |
| O günkü gümüş fiyatı | ons başına 30 dolar |
| Satın alınabilecek gümüş | 100 milyon ons |
| Dünya yıllık gümüş arzı | yaklaşık 1 milyar ons |
| Kalabalığın payı | arzın yaklaşık yüzde 10'u |
Tabloya bak. Üç milyar dolarla yaklaşık yüz milyon ons gümüş alınabilir. Etkileyici görünür ama bunu dünyanın yılda çıkardığı bir milyar onsun yanına koyunca, kalabalığın bütün gücü ancak yıllık arzın onda biri kadar yer kaplar. Üstelik bu para sürekli akmadı, bir hafta sonu patladı ve söndü. Oysa kağıt gümüş piyasası her gün bu rakamların kat kat üstünde dönüyordu. Yani kalabalık denizden bir kova su almıştı, deniz kovayı fark etmeden eski seviyesine döndü.
Vakadan kalan dersler
Bu küçük heyecan kalıcı bir çöküş yaratmadı ama birkaç dersi net biçimde gösterdi. Birincisi, bir araç bir piyasada işe yarayınca aynı numaranın her piyasada tutacağını sanmanın yanlışlığı. Hisse senedi sıkıştırması küçük ve kapalı bir havuzda çalıştı. Gümüş ise küresel, derin ve birçok büyük oyuncunun döndüğü bir okyanustu. Aynı taktik, ölçek değişince işe yaramadı.
İkincisi, kağıt ile fizikinin boy farkını anlamanın önemi. Çoğu kişi gümüşü alıp sattığını sanırken aslında bir kağıt sözünü alıp satıyordu. Ortadaki gerçek metal, üzerine yazılmış sözlerin küçük bir dilimiydi. Bu yapıyı bilmeyen biri, bir avuç perakende alımın koca piyasayı devireceğini sanır. Bilen biri ise baştan boşuna olduğunu görür. Aynı kağıt fiziki ayrımı, nikel sıkışmasında da oyunun kalbindeydi.
Üçüncüsü ve belki en sahicisi, kalabalığın gücünün de bir sınırı olduğu. İnternet bir araya gelmiş insanlara muazzam bir koordinasyon verir, doğru hedefte gerçekten dağ devirebilir. Ama o gücün işe yaraması için hedefin kıstırılabilir olması, kalabalığın da tek bir noktaya kararlı şekilde yüklenmesi gerekir. Gümüşte ikisi de eksikti. Hedef devasaydı, kalabalık dağınıktı, heves de bir hafta sonunda tükendi.
Hunt kardeşler bir piyasayı tek başına servetiyle sıkıştırmaya kalkmıştı ve sonunda kendileri köşeye sıkışmıştı. 2021 kalabalığı ise tam tersi yönden geldi, binlerce küçük cüzdanla aynı işi denedi. İkisinin ortak dersi şu. Bir piyasanın derinliği, içine ne kadar para ya da ne kadar öfke aktığından bağımsız durur. Gümüşün o birkaç çılgın günü, bir varlığın değerini sevginin ya da inancın değil, arzın ve talebin gerçek boyutunun belirlediğini sakin bir dille hatırlattı. Dalga söndü, fiyat eski yerine döndü, geriye yalnızca okyanusun bir kovayla doldurulamayacağı bilgisi kaldı.