İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

TSR20 Doğal Kauçuk (Singapur)

Dünyadaki neredeyse her lastiğin içinde gizli duran bu blok kauçuğun fiyatını bir mantar hastalığı nasıl altüst etti?

TSR20 Doğal Kauçuk (Singapur)
Künye
BorsaSGX (Singapur)
ÜrünTSR20 teknik blok kauçuk
Birimkilo başına sent
Ana üreticiTayland, Endonezya, Vietnam
Kullanımlastik

Yola çıktığınız her araba, altınızda dönen her tekerlek aslında uzak bir tropik ormanla bağlı. O bağ TSR20 denilen teknik dereceli doğal kauçuk. Adını duymamış olabilirsiniz ama otomobil lastiğinin içinde, kamyon tekerleğinin gövdesinde, hatta uçak iniş takımının kauçuğunda hep o var. Singapur borsasında işlem gören bu emtia, Güneydoğu Asya'nın yağmur ormanlarından çıkıp dünyanın dört bir yanındaki lastik fabrikalarına akıyor.

TSR20 tam olarak ne demek

İsmin içindeki harfler aslında bir hikaye anlatıyor. TSR, "Technically Specified Rubber" yani teknik olarak belirlenmiş kauçuk anlamına geliyor. Sondaki 20 sayısı ise kalite sınıfını gösteriyor. Bu rakam, kauçuğun içindeki yabancı madde oranının yüzbinde yirmiyi geçmediğini söylüyor. Yani toprak, kabuk parçası, yaprak gibi safsızlıklar belli bir sınırın altında tutulmuş.

Eski usul kauçuk, ağaçtan toplanan beyaz lateksin tütsülenip levha haline getirilmesiyle üretilirdi. TSR20 bambaşka bir yöntemle ortaya çıkıyor. Ağaçtan damlayan lateks toplandıktan sonra kuruyup pıhtılaşıyor, sonra makinelerde parçalanıp yıkanıyor, kurutulup preslenerek otuz üç kiloluk bloklar haline getiriliyor. Bu yüzden ona "blok kauçuk" da deniyor. Ortaya çıkan ürün standart, ölçülebilir ve fabrikaların tam istediği kıvamda.

Lastik üreticisi bir mühendis için bu standardizasyon altın değerinde. Çünkü bir lastiğin binlerce kilometre boyunca aynı dayanıklılığı göstermesi, içine giren kauçuğun her seferinde aynı özellikte olmasına bağlı. TSR20'nin teknik sınıflandırması tam da bunu garanti ediyor.

Eski tütsülenmiş levha kauçuğu hala üretiliyor ve premium ürünlerde tercih ediliyor. Ama dünya ticaretinin gövdesini artık blok kauçuk taşıyor. Fabrikalar bu standart blokları konteynerlere dolduruyor, gemilere yüklüyor ve okyanus aşırı taşıyor. Her blok aynı boyutta, aynı ağırlıkta, aynı sertlikte. Bir lojistikçi için de, bir satın alma müdürü için de bu öngörülebilirlik paha biçilmez.

Singapur neden merkez oldu

Kauçuk ağacı Singapur'da yetişmiyor desek yanlış olmaz. O zaman neden dünyanın kauçuk fiyatı bu şehir devletinde belirleniyor diye sorabilirsiniz. Cevap coğrafyada ve tarihte saklı.

Singapur, kauçuğun anavatanı sayılan Malezya, Tayland ve Endonezya'nın tam ortasında oturuyor. Bir liman kenti, bir ticaret kavşağı. İngiliz sömürge döneminden beri bölgenin kauçuğu buradan dünyaya dağılıyor. Önceleri SICOM adıyla bilinen borsa, kauçuk ticaretinin kalbi haline gelmişti. Sonra bu borsa SGX yani Singapur Borsası çatısı altına girdi ve TSR20 vadeli işlem sözleşmeleri buradan işlem görmeye başladı.

Fiyatlama kilo başına Amerikan senti üzerinden yapılıyor. Bir alıcı, mesela altı ay sonra teslim alacağı kauçuğun fiyatını bugünden kilitlemek isterse SGX'teki sözleşmeyi kullanıyor. Bu sayede lastik fabrikası da, kauçuk üreticisi de fiyat dalgalanmalarına karşı kendini koruyabiliyor. Dünyadaki kauçuk anlaşmalarının çoğu bu Singapur referansına bakarak yapılıyor.

Üç ülke neredeyse tüm üretimi taşıyor

Doğal kauçuk dendiğinde akla üç isim geliyor. Tayland, Endonezya ve Vietnam. Dünya üretiminin aslan payını bu üç ülke karşılıyor. Tayland tek başına en büyük üretici konumunda, Endonezya hemen arkasından geliyor, Vietnam ise son yıllarda hızla yükseldi.

Bu yoğunlaşmanın bir bedeli var. Üretim üç ülkeye sıkıştığında, oralarda yaşanan herhangi bir aksaklık tüm dünya piyasasını sarsabiliyor. Bir muson sezonu beklenenden uzun sürse, bir sel baskını plantasyonları vursa ya da bir hastalık yayılsa fiyatlar anında tepki veriyor. Petrol gibi onlarca ülkeye dağılmış bir emtia değil bu. Yumurtaların çoğu aynı sepette.

Kauçuk ağacının kendine has bir özelliği daha durumu zorlaştırıyor. Bir fidan diktiğinizde, o ağaçtan ilk damlayı almanız altı yedi yıl alıyor. Yani fiyat bugün yükseldi diye üretici hemen üretimi artıramıyor. Bu gecikme, kauçuk piyasasını klasik arz talep döngülerinden daha inatçı hale getiriyor.

Lastik talebi her şeyi belirliyor

Üretilen doğal kauçuğun büyük çoğunluğu tek bir yere gidiyor, lastiğe. Otomobil lastiği, kamyon lastiği, otobüs, iş makinesi, uçak. Geri kalan küçük bir dilim eldiven, hortum, conta ve binlerce sanayi ürününe dağılıyor ama asıl belirleyici lastik.

Bu yüzden TSR20 fiyatını anlamak istiyorsanız önce otomotiv sektörüne bakmanız gerekiyor. Çin'de fabrikalar tam kapasite çalışıyorsa, Avrupa'da araba satışları canlıysa, kamyon filolarının lastik değiştirme zamanı geldiyse kauçuğa talep artıyor. Tersine, bir ekonomik durgunlukta insanlar yeni araba almayı erteleyince, kamyonlar daha az yola çıkınca kauçuk talebi de geriliyor.

İlginç bir ayrıntı da burada saklı. Lastik talebinin bir kısmı yeni araba üretiminden, bir kısmı ise yenileme pazarından geliyor. Yani eskiyen lastiklerin değiştirilmesinden. Bu yenileme talebi ekonomi yavaşlasa bile belli bir tabanı koruyor. Çünkü mevcut araçlar yola çıkmaya devam ettikçe lastikleri eninde sonunda aşınıyor.

Çin'in bu denklemdeki ağırlığını ayrıca vurgulamak gerekiyor. Dünyanın en büyük otomobil üreticisi ve en büyük doğal kauçuk tüketicisi orası. Çin'deki fabrikaların ne kadar lastik bastığı, kaç kamyonun yola çıktığı doğrudan Singapur'daki fiyata yansıyor. Bu yüzden piyasayı izleyenler Pekin'den gelen üretim ve büyüme rakamlarını adeta nefeslerini tutarak bekliyor.

Sentetik kauçukla bitmeyen rekabet

Doğal kauçuğun başında sürekli bir rakip dolaşıyor, sentetik kauçuk. Petrolden türetilen bu malzeme, doğal kauçuğun yapamadığı bazı işleri yapabiliyor ve fiyatı da petrol piyasasına bağlı.

Lastik üreticileri aslında ikisini birlikte kullanıyor. Bir lastiğin içinde hem doğal hem sentetik kauçuk var ve karışımın oranı ürünün cinsine göre değişiyor. Doğal kauçuk daha esnek, ısıya daha dayanıklı ve yorulmaya karşı daha güçlü. Bu yüzden ağır yük taşıyan kamyon ve uçak lastiklerinde doğal kauçuk vazgeçilmez. Binek otomobil lastiğinde ise sentetik oranı yükselebiliyor.

Fiyat dengesi bu seçimi sürekli etkiliyor. Petrol ucuzladığında sentetik kauçuk cazip hale geliyor ve üreticiler karışımdaki sentetik payını biraz artırabiliyor. Doğal kauçuk pahalandığında da aynı baskı oluşuyor. Ama tam tersi de geçerli. Doğal kauçuk ucuzsa fabrikalar ona yöneliyor. Bu iki malzeme arasındaki bu salınım, TSR20 fiyatının tavanını ve tabanını çizen görünmez bir el gibi çalışıyor.

Bir mantarın piyasayı sarstığı yıllar

Tarımsal bir emtia olduğu için doğal kauçuk, hava ve hastalık gibi sürprizlere açık. 2017 yılından itibaren plantasyonlara musallat olan bir mantar hastalığı bunun en çarpıcı örneği oldu.

Piyasa hafızası. 2017 ve sonrasında pestalotiopsis denen yaprak döken mantar hastalığı Endonezya ve Tayland plantasyonlarını vurdu. Ağaçların yaprakları döküldü, lateks akışı düştü ve TSR20 arzı daraldı. Lastik üreticisinin talebiyle birleşince fiyat sertçe dalgalandı, hastalık ise bir türlü kontrol altına alınamadı.

Bu hastalığın sinsiliği bambaşka bir yerde duruyor. Mantar ağacı doğrudan öldürmüyor ama yapraklarını döküyor. Yaprağı dökülen ağaç fotosentez yapamıyor, fotosentez yapamayan ağaç lateks üretemiyor. Üretici ağacı kesip atamıyor çünkü ağaç hala ayakta, sadece verimi düşmüş durumda. Yeni fidan diktiğinde de yıllarca beklemesi gerekiyor, dolayısıyla kayıp uzun süre devam ediyor.

Endonezya ve Tayland gibi iki dev üreticide aynı anda yayılması, dünya arzında ciddi bir boşluk açtı. Üstelik tarım ilaçlarıyla mücadele kolay olmadı. Yağmur ormanlarının nemli iklimi mantar için ideal, plantasyonların büyüklüğü ise tek tek ilaçlamayı pahalı ve zor hale getiriyor. Sonuçta fiyatlar bir yukarı bir aşağı savruldu ve piyasa bu belirsizliği yıllarca üzerinde taşıdı.

Fiyatı hareket ettiren başlıca etkenler

Kauçuk fiyatını izleyenler aynı anda birkaç göstergeye birden bakıyor. Bunları kabaca şöyle sıralamak mümkün.

Etken Fiyata etkisi
Otomobil ve kamyon üretimi Talep arttıkça fiyat yukarı
Tayland, Endonezya, Vietnam hava koşulları Muson ve sel arzı kısıtlar
Hastalık baskısı Yaprak dökümü arzı düşürür
Petrol fiyatı Sentetik kauçuğu pahalı veya ucuz yapar
Çin ekonomisi En büyük tüketici, talebi belirler

Bu tablodaki her satır birbirini de etkiliyor. Mesela Çin ekonomisi yavaşladığında hem otomobil üretimi hem lastik talebi düşüyor, üstelik petrol de ucuzlayıp sentetik kauçuğu cazip hale getiriyor. Yani etkenler nadiren tek başına çalışıyor, çoğu zaman zincirleme tepki veriyor.

Türkiye açısından nereye oturuyor

Türkiye doğal kauçuk üretmiyor, üretemiyor da. İklim uygun değil. Ama Türkiye'de büyük bir lastik sanayi var ve bu sanayi ihtiyacı olan doğal kauçuğu tamamen ithal ediyor. Yurt içindeki lastik fabrikaları için TSR20 fiyatı doğrudan maliyet demek.

Singapur'da fiyat yükseldiğinde, bir mantar hastalığı Tayland plantasyonlarını vurduğunda ya da Çin'de talep patladığında bunun yansıması eninde sonunda Türkiye'deki lastik fiyatına da geliyor. Üstelik ithalat döviz üzerinden yapıldığı için kur hareketleri de devreye giriyor. Yani uzak bir tropik ağacın yaprağını döken mantar, dolambaçlı bir yoldan bir Anadolu kamyoncusunun lastik faturasına kadar uzanabiliyor.

Doğal kauçuk, sessiz sedasız ama dünya sanayisinin tam göbeğinde duran bir hammadde. Tarlada yetişen ama fabrikanın ritmine göre fiyatlanan, hem doğanın kaprisine hem ekonominin nabzına bağlı tuhaf bir emtia. Singapur borsasındaki o kilo başına sent rakamı, aslında çok daha büyük bir hikayenin minik bir özeti.

Kauçuk

Emtia Sözlüğü