| Künye | |
| Platform | GlobalDairyTrade (GDT) + NZX futures |
| Ürün | yağsız (SMP) ve tam yağlı (WMP) süt tozu |
| Birim | ton başına dolar |
| Ana ihracatçı | Yeni Zelanda (Fonterra) |
Süt aslında dayanıksız bir mal. Sağıldıktan birkaç gün sonra bozulur, soğutma zinciri olmadan uzak mesafeye taşınamaz, üstelik dünyanın süt üreten yerleriyle süt tüketen yerleri çoğu zaman aynı kıtada bile değil. İşte süt tozu tam burada devreye giriyor. Çiğ sütün suyunu uçurup geriye kalan katı kısmı ince bir toza dönüştürünce ortaya hem aylarca raf ömrü olan hem de gemiyle dünyanın öbür ucuna gönderilebilen bir hammadde çıkıyor. Bu yüzden süt tozu, taze sütün aksine, gerçek bir küresel emtiaya dönüştü ve fiyatı Yeni Zelanda kıyısındaki bir açık eksiltmede belirlenir hale geldi.
SMP ile WMP arasındaki fark
Süt tozu denince akla iki ana ürün geliyor. Birincisi yağsız süt tozu, yani SMP. Sütten kremayı yani yağı aldıktan sonra kalan kısmı kurutuyorsunuz, geriye yüzde 1 civarı yağ içeren bir protein ve laktoz tozu kalıyor. İkincisi tam yağlı süt tozu, yani WMP. Bu sefer yağı almıyorsunuz, sütü olduğu gibi kurutuyorsunuz ve içinde yüzde 26 ile 28 arası yağ kalan, daha zengin bir toz elde ediyorsunuz.
Bu ikisinin kullanım alanı da farklı. WMP'yi suyla karıştırınca neredeyse içtiğiniz süte benzer bir şey elde ettiğiniz için Çin, Orta Doğu ve Afrika gibi taze süt zincirinin zayıf olduğu yerlerde doğrudan içme sütüne döndürülüyor. SMP ise daha çok sanayinin hammaddesi. Çikolatadan bebek mamasına, fırın ürünlerinden yoğurda kadar yağını kendi katacağı binlerce üründe protein kaynağı olarak kullanılıyor. Avrupa daha çok SMP üretip ihraç ederken Yeni Zelanda WMP tarafında ağırlığını koyuyor.
Neden toz haline getiriyorlar
Tozun bütün hikayesi depolanabilirlikte saklı. Çiğ süt birkaç günde bozulurken doğru paketlenmiş süt tozu serin ve kuru bir depoda iki yıla yakın dayanıyor. WMP içindeki yağ yüzünden biraz daha çabuk acılaştığı için ömrü genelde daha kısa, SMP ise yağsız olduğu için neredeyse sınırsız sabırlı bir mal gibi davranıyor.
Bu raf ömrü aslında bütün ticaretin temelini kuruyor. Yeni Zelanda sütü mart ayında bol, Çin talebi yaz aylarında tepe yapıyor olabilir. Toz, bu zaman farkını kapatan bir tampon görevi görüyor. Üretici bol mevsimde kurutup depoluyor, alıcı ihtiyaç duyduğunda gemiye yüklüyor. Anglo birimlerle değil, herkesin anladığı şekilde ton başına dolarla fiyatlandığı için de pazarlık ortak bir dilde dönüyor.
Kurutma işleminin kendisi de epey ustalık istiyor. Sütü dev kulelerde sıcak havayla püskürterek kurutuyorlar ve ortaya çıkan tozun çözünürlüğü, neme dayanıklılığı, hatta rengi alıcı için ayrı ayrı önem taşıyor. Bebek maması yapan bir fabrika ile fırın sektörüne satış yapan bir tüccarın aradığı toz aynı kalitede olmuyor. Bu yüzden GDT açık eksiltmesinde tek bir süt tozu değil, farklı yağ oranları ve protein içerikleriyle ayrılan birkaç ürün ayrı ayrı fiyatlanıyor.
GlobalDairyTrade nasıl işliyor
Dünyanın çoğu emtiası borsada saniyelik alınıp satılırken süt tozu bambaşka bir mekanizmaya bağlı. GlobalDairyTrade, kısaca GDT, iki haftada bir düzenlenen bir internet açık eksiltmesi. Biraz tersine çalışan bir müzayedeye benziyor. Satıcı eldeki miktarı ortaya koyuyor, alıcılar ne kadar ödemeye razı olduklarını bildiriyor ve fiyat birkaç tur boyunca arz ile talep eşleşene kadar oynuyor.
Her açık eksiltmenin sonunda bir ortalama fiyat çıkıyor ve bu rakam bütün dünya süt piyasası için referans oluyor. Avrupa'daki bir peynir üreticisi de, Çin'deki bir mama fabrikası da gözünü GDT sonucuna dikiyor. Yanına bir de NZX'te işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri ekleniyor. Üretici ve alıcı, gelecekteki fiyatı bugünden kilitleyip dalgalanmaya karşı kendini sigortalamak için bu kontratları kullanıyor. Yani spot fiyatı açık eksiltme veriyor, riski yönetmeyi vadeli piyasa sağlıyor.
Fonterra'nın ağırlığı
Bu sistemin merkezinde tek bir dev var. Yeni Zelandalı çiftçilerin kooperatifi Fonterra, ülkedeki sütün ezici çoğunluğunu topluyor ve dünya süt tozu ihracatının yaklaşık üçte birini tek başına elinde tutuyor. GDT açık eksiltmesini de yıllarca büyük ölçüde Fonterra'nın sattığı tozlar besledi, hatta platformun kurulma fikri bizzat şirketten çıktı.
Yeni Zelanda'nın bu kadar baskın olmasının arkasında basit bir coğrafya yatıyor. Ülkenin iklimi inekleri neredeyse yıl boyu çayırda otlatmaya elverişli, bu da süt maliyetini ahırda tahılla beslemeye göre çok aşağı çekiyor. Üstelik ülkenin kendi nüfusu küçük olduğu için ürettiği sütün çok büyük kısmını ihraç etmek zorunda. Sonuçta beş milyonluk bir ada ekonomisi, milyarlarca insanın süt tozu fiyatını belirleyen bir oyuncuya dönüştü.
Fonterra'nın gücü çiftçiyle ilişkisinden geliyor. Kooperatif modeli sayesinde Yeni Zelandalı süt üreticileri hem şirketin ortağı hem tedarikçisi. Şirket yıl başında çiftçiye bir tahmini ödeme rakamı açıklıyor ve bütün ülke o rakama göre planını yapıyor. Bu açıklamanın bir iki sent oynaması bile binlerce çiftlik işletmesinin yıllık bütçesini sallıyor. Dolayısıyla GDT açık eksiltmesinin sonucu yalnız tüccarı değil, doğrudan ahırdaki çiftçiyi de ilgilendiriyor.
Çin'in iştahı her şeyi değiştirdi
Süt tozu piyasasını anlamak istiyorsanız önce Çin'e bakmanız gerekiyor. 2008'deki melamin skandalında binlerce bebeğin yerli mamadan zehirlenmesinden sonra Çinli aileler ithal süt ürünlerine yöneldi. Bu güven kaybı, ülkeyi dünyanın en büyük WMP ithalatçısı yaptı ve Yeni Zelanda tozunun bir numaralı alıcısı haline getirdi.
Bunun sonucu hem bereket hem tehlike oldu. Çin alım yaptığında fiyatlar fırlıyor, frene bastığında ise bütün piyasa öksürüyor. Tek bir ülkenin iştahına bu kadar bağlı kalmak, süt tozunu emtialar arasında en sinirli fiyatlananlardan biri yaptı. Pekin'deki bir gümrük kararı ya da yerel üretimi destekleme hamlesi, Yeni Zelanda'daki bir çiftçinin gelirini doğrudan etkileyebiliyor.
Avrupa, kotalar ve müdahale stokları
Avrupa tarafının hikayesi biraz daha bürokratik. Birlik, on yıllar boyunca süt üretimini kotalarla sınırladı, fiyatlar düşünce de devreye giren bir müdahale mekanizması kurdu. Fiyat belli bir tabanın altına inerse kamu otoritesi SMP'yi satın alıp depoluyor, sonra piyasa toparlayınca yavaş yavaş geri salıyordu.
2015'te Avrupa süt kotalarını kaldırdı ve üretim hızla arttı. Bu artış kısa sürede dünya piyasasına taşmış SMP olarak döndü. Avrupa'nın elindeki müdahale stokları bazı dönemlerde dağ gibi yükseldi ve bu birikmiş tozlar yıllarca piyasanın tepesinde bir gölge gibi durdu. Alıcılar fiyat biraz yükselince Brüksel'in deposundaki tozun ne zaman boşalacağını hesaplamaya başlıyordu.
2014 ve 2015'in büyük çöküşü
Süt tozu piyasası, sakin görünüp birden uçuruma yuvarlanabildiğini en sert biçimde 2014 ile 2015 arasında gösterdi.
Piyasa hafızası. 2014'te Çin'in dev alımları aniden yavaşladı, çünkü ülke önceki yıl fazlasıyla stok yapmıştı. Tam o sırada Rusya, Batı'ya kestiği misilleme olarak Avrupa Birliği süt ürünlerine ambargo koydu ve kıtanın koca bir pazarı bir gecede kapandı. İki darbe üst üste gelince GDT süt tozu fiyatı kabaca yarı yarıya çöktü. Avrupa ve Yeni Zelanda çiftçileri maliyetinin altında süt satmak zorunda kaldı, küresel bir süt krizi patladı.
O dönem çiftçiler için gerçek bir yıkımdı. Süt fiyatı üretim maliyetinin altına inince Avrupa'da protestolar başladı, traktörler şehir meydanlarını doldurdu. Yeni Zelanda'da yüksek borçla büyümüş sürü işletmeleri ödeme yapamaz hale geldi. Kriz, tek bir alıcıya ve serbestleşen bir arza bu kadar bağlı bir piyasanın ne kadar kırılgan olabileceğini herkese gösterdi. Fiyatların eski seviyelere geri dönmesi yıllar aldı.
Fiyatı oynatan asıl etkenler
Süt tozu fiyatını izlemek istiyorsanız birkaç ana gösterge yetiyor. Birincisi Yeni Zelanda'nın hava durumu. Kuraklık çayırları kuruttuğunda süt arzı düşüyor ve fiyat hemen tepki veriyor. İkincisi Çin ithalat rakamları, ki bunlar talebin nabzını tutuyor. Üçüncüsü petrol ve yem maliyetleri, çünkü ineği beslemek ve tozu taşımak para tutuyor.
Bir de para birimi var. GDT fiyatı dolarla belirlendiği için Yeni Zelanda dolarının değeri, çiftçinin eline geçen yerel parayı doğrudan etkiliyor. Kiwi dolarının zayıflaması, dünya fiyatı sabit kalsa bile çiftçinin gelirini şişirebiliyor. Bütün bu etkenler iki haftada bir yapılan açık eksiltmede tek bir rakamda toplanıyor ve piyasa o rakamı yeni dengenin işareti olarak okuyor.
Tozun sessiz gücü
Süt tozu, market rafında pek görünmeyen ama arkasında devasa bir küresel akış olan bir mal. Sabah kahvesine kattığınız kremadan bebeğin mamasına, çikolatadan protein tozuna kadar pek çok ürünün içinde bu beyaz toz gizli. Yeni Zelanda'nın çayırlarından çıkıp Çin'in fabrikalarına ulaşan bu zincir, on beş günde bir yapılan bir internet açık eksiltmesiyle fiyatlanıyor ve dünyanın büyük bölümünün süt faturasını sessizce belirliyor.