| Künye | |
| Borsa | CME (Lumber) |
| Kontrat | 27.500 board feet |
| Birim | 1000 board feet başına dolar |
| Ana üretici | Kanada, ABD |
| Kullanım | konut inşaatı |
Kereste deyince çoğu insanın aklına orman, testere ve bir kerestecinin deposunda istiflenmiş tahtalar gelir. Oysa Şikago'daki vadeli işlem ekranlarında kereste, çelik ya da bakır kadar ciddi bir emtia olarak alınıp satılır. Çünkü bu tahtalar sadece mobilya ya da raf değil, Kuzey Amerika'daki milyonlarca evin taşıyıcı iskeletini oluşturur. Bir ailenin ev sahibi olma hayaliyle bir yatırımcının vadeli kontrat ekranı, işte tam burada kesişir. Kereste fiyatı yükseldiğinde yeni evler pahalılaşır, fiyat düştüğünde inşaatçılar rahat bir nefes alır.
İlginç olan, kerestenin diğer emtialardan çok daha hırçın bir karakteri olması. Petrol ya da altın günlerce yatay seyredebilir, ama kereste birkaç ay içinde dört katına çıkıp sonra aynı hızla çakılabilir. Bu oynaklık onu hem en heyecanlı hem de en tehlikeli emtialardan biri yapar. Aşağıda bu tahtanın neden borsada işlem gördüğünü, fiyatını neyin kıpırdattığını ve 2021'deki o efsane çılgınlığı bütün ayrıntısıyla anlatacağım.
Borsadaki tahta neyin nesi
Şikago Ticaret Borsası, yani CME, onlarca yıldır kereste vadeli işlemlerine ev sahipliği yapar. Buradaki standart kontrat 27.500 board feet hacmindeki keresteyi temsil eder ve fiyatlar 1000 board feet başına dolar cinsinden kote edilir. Yani ekranda 500 rakamını gördüğünde, bunun anlamı 1000 board feet kereste 500 dolar ediyor demek.
Borsada işlem gören kereste, herhangi bir tahta değil. Genellikle ladin, çam ve göknar gibi yumuşak ağaçlardan kesilen, inşaatta kullanılan boyutlandırılmış keresteyi kapsar. Bu ağaçlar hızlı büyür, kolay işlenir ve bir evin duvarlarını, çatı makaslarını, zeminini taşıyacak kadar sağlam durur. Sert ağaçlar, yani meşe ya da ceviz gibi mobilyalık türler, bu kontratın dışında kalır ve kendi ayrı pazarlarında dolaşır.
Bir inşaat firması ya da büyük bir kereste toptancısı, gelecekteki fiyat dalgalanmasından korunmak için bu kontratları kullanır. Diyelim ki bir müteahhit altı ay sonra başlayacak bir konut projesi için bütçe yaptı. Kereste fiyatı o güne kadar fırlarsa kazanç marjı eriyebilir. Vadeli kontrat alarak fiyatı bugünden kilitler ve riski borsaya devreder. Karşı tarafta da fiyatın düşeceğine oynayan spekülatörler oturur.
Board feet denen tuhaf birim
Kereste dünyasının kendine özgü bir ölçü dili var ve yabancılar için ilk başta kafa karıştırıcı gelir. Board feet, bir tahtanın hacmini ölçen bir birim. Bir board feet, 30 santim eninde, 30 santim boyunda ve yaklaşık 2,5 santim kalınlığında bir tahta parçasına denk gelir. Yani avucuna sığacak kadar küçük bir hacmi anlatır, gerçek alışveriş hep binlercesi üzerinden döner.
Bu birim ağırlık ya da uzunluk değil, doğrudan hacim ölçer, çünkü kereste alıp satarken önemli olan tahtanın kapladığı odun miktarı. Bir kontrattaki 27.500 board feet, kabaca orta boy bir kamyon dolusu inşaat kerestesini taşır. Sektörde fiyatlar neredeyse her zaman bin board feet üzerinden konuşulur, çünkü tek tek board feet rakamları çok küçük kalır.
Kanada ve ABD ekseni
Kereste piyasasının kalbi Kuzey Amerika'da atar. Dünyanın en büyük yumuşak kereste üreticileri Kanada ve ABD, tüketicisi de yine büyük ölçüde Amerikan konut sektörü. Kanada'nın özellikle British Columbia eyaleti uçsuz bucaksız iğne yapraklı ormanlarıyla dev bir kaynak. Buradan kesilen kereste sınırı geçip Amerikan inşaat şantiyelerine akar.
ABD kendi içinde de ciddi üretim yapar, ağırlıkla güney eyaletlerindeki çam ormanları ve Pasifik kıyısındaki ladin alanları devreye girer. Ama talep o kadar büyük ki yerli üretim çoğu zaman yetmez ve aradaki fark Kanada'dan gelen ithalatla kapanır. İşte bu bağımlılık, iki ülke arasında onlarca yıldır süren bir gerginliğin de fitilini ateşler.
Yumuşak kereste kavgası
ABD ile Kanada arasındaki softwood lumber anlaşmazlığı, ticaret tarihinin en uzun ömürlü çekişmelerinden biri. Amerikan kereste üreticileri uzun süredir şikayet eder. Onlara göre Kanada hükümeti, devlete ait ormanlardan kesim hakkını ucuza vererek kendi üreticilerine haksız bir avantaj sağlar. Bu da Kanada kerestenin piyasaya gerçek maliyetinin altında girmesine yol açar.
ABD bu gerekçeyle zaman zaman Kanada kerestesine yüksek gümrük vergileri koyar. Vergiler devreye girdiğinde ithal kereste pahalanır, Amerikan piyasasındaki fiyat yukarı zıplar. Bu da doğrudan ev fiyatlarına yansır. Konu mahkemelere, uluslararası ticaret panellerine ve iki ülke arasında defalarca yeniden müzakere edilen anlaşmalara taşındı. Her birkaç yılda bir aynı tartışma yeni bir kılıkta geri döner. Yatırımcılar açısından bu gümrük belirsizliği, fiyatı tetikleyebilecek sürekli bir gerginlik kaynağı olarak masada durur.
Konut inşaatı her şeyin merkezinde
Kerestenin fiyatını anlamak istiyorsan önce Amerikan konut sektörüne bakman gerekir. Bir ahşap karkas evin yapımında inanılmaz miktarda kereste tüketilir. Duvar dikmeleri, döşeme kirişleri, çatı makasları, ara bölmeler, hepsi bu tahtalardan çıkar. Tek katlı orta boy bir Amerikan evi bile binlerce board feet kereste yutar.
Bu yüzden yeni konut başlangıçları rakamı, kereste tüccarlarının dikkatle izlediği en önemli veri olarak öne çıkar. İnşaat sezonu ilkbaharda hızlanır, kışın yavaşlar, fiyat da bu ritme göre nefes alır. Yeni ev yapımı canlandığında talep patlar, durgunluk döneminde ise depolarda tahtalar bekler. Mobilya, ambalaj ve sanayi kullanımı da var elbette, ama hiçbiri konut inşaatının ağırlığına yaklaşamaz. Keresteyi konutun gölgesi gibi düşünebilirsin.
Arzın yavaş ayakları
Keresteyi bu kadar oynak yapan bir başka neden de arz tarafının ağır işlemesi. Talep bir gecede patlayabilir, ama yeni bir kereste fabrikası kurmak ya da kapanmış bir tesisi yeniden açmak aylar, hatta yıllar alır. Ağaç kesmek, taşımak, kurutmak ve biçmek belli bir tempoda yürür. Fiyat fırladığında üreticiler hemen üretimi katlayamaz, çünkü ne testere kapasitesi ne de kalifiye işçi bir anda ortaya çıkar.
Bu gecikme fiyat hareketlerini abartır. Talep yükselirken arz yetişemediği için fiyat tepeye doğru savrulur, sonra fabrikalar nihayet tam kapasiteye ulaştığında ortalık bir anda keresteyle dolup taşar ve fiyat çakılır. Doğal felaketler de denklemi sürekli karıştırır. Orman yangınları, kuraklık ve özellikle Kuzey Amerika ormanlarını kemiren kabuk böceği istilaları zaman zaman milyonlarca ağacı kullanılamaz hale getirir, bu da arzı daraltıp fiyatı tetikler.
Mortgage faizinin uzun kolu
Burada işin en sinir bozucu tarafı devreye girer. Kereste talebi doğrudan konut inşaatına bağlı, konut inşaatı da büyük ölçüde mortgage faizlerine bağlı. Yani bir orman emtiasının fiyatı, aslında merkez bankasının faiz kararlarına teslim olmuş durumda.
Faizler düşükken kredi ucuzlar, insanlar daha kolay ev alır, müteahhitler yeni projelere girişir ve kereste talebi yükselir. Merkez bankası enflasyonla savaşmak için faizleri yükselttiğinde ise tablo tersine döner. Aylık mortgage taksitleri kabarır, alıcılar geri çekilir, yeni inşaatlar yavaşlar ve kereste talebi soğur. Bu yüzden kereste yatırımcısı bir yandan ormanları ve hava durumunu izlerken, diğer yandan gözünü faiz toplantılarına diker. Çoğu emtiada bu kadar dolaysız bir faiz hassasiyeti bulamazsın.
2021'in çılgın yükselişi ve sert çöküşü
Şimdi gelelim kereste tarihinin en akılda kalıcı bölümüne. Pandeminin ilk şokunda 2020 baharında kereste fabrikaları üretimi kıstı, herkes en kötüsünü bekliyordu. Ama beklenen çöküş gelmedi, tam tersine evlerine kapanan insanlar bir anda tadilata girişti, banliyölere taşınma dalgası başladı ve tarihi düşük faizler konut talebini ateşledi. Talep patladı ama kesilmiş kereste arzı bu hıza yetişemedi.
Sonuç, emtia tarihinin en sert balonlarından biri oldu. Normalde 400 dolar civarında gezinen bin board feet kereste fiyatı 2021 baharında 1.700 doları aştı, yani normalin yaklaşık dört katına fırladı. Tahtaya para verecek müteahhitler birbiriyle yarıştı, bir evin maliyetine on binlerce dolar eklendi.
Piyasa hafızası. 2021'de pandemi konut patlaması ve tedarik darlığı el ele verince ABD kereste fiyatı bin board feet başına 1.700 doları aşarak tüm zamanların zirvesine çıktı, normal seviyesinin yaklaşık dört katı. Ama balon uzun sürmedi. Talep soğuyup fabrikalar üretimi artırınca fiyat aynı yıl içinde tepetaklak çöktü ve yatırımcılara emtiada hızın iki yönlü olduğunu hatırlattı.
Yükseliş ne kadar baş döndürücüyse iniş de o kadar sert geldi. Yaz ortasına doğru çılgın talep yavaşladı, fabrikalar tam kapasiteye döndü ve depolar yeniden doldu. Fiyat birkaç ay içinde 1.700 dolardan dörtte birine yakın seviyelere geri çakıldı. Yükselişe geç katılan birçok yatırımcı tam tepede alıp inişte yandı. Bu hikaye, kerestenin neden bu kadar saygı duyulan ve aynı zamanda korkulan bir emtia olduğunu tek başına anlatır.
Yatırımcı için ne anlama geliyor
Kereste, kağıt üzerinde basit bir tahta gibi görünse de aslında bir sürü farklı gücün kesiştiği bir kavşak. Bir tarafında ormanların büyüme hızı, yangınlar ve böcek istilaları gibi doğal etkenler durur. Diğer tarafında Kanada ile ABD arasındaki gümrük çekişmesi, merkez bankasının faiz hamleleri ve Amerikan ailelerinin ev alma iştahı yer alır.
Bu kadar çok değişkenin üst üste binmesi fiyatı son derece oynak yapar. Tam da bu yüzden kereste, küçük yatırımcıdan çok sektör profesyonellerinin ve riske aç spekülatörlerin oyun alanı olarak kalır. Bir evin duvarlarına bakarken artık aklına bunların arkasında dönen koca bir piyasa gelecek, çünkü her tahta parçası bir yerlerde bir kontrat fiyatının izini taşır.