İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

HMS 1/2 Hurda (Türkiye CFR)

Dünyanın en büyük hurda ithalatçısı Türkiye, eski çamaşır makinelerinden ve sökülen köprülerden gelen demir yığınlarıyla küresel hurda fiyatını nasıl belirliyor?

HMS 1/2 Hurda (Türkiye CFR)
Künye
DeğerlemePlatts (HMS 1/2 80:20, CFR Türkiye)
Ürünağır eritme hurdası
Birimton başına dolar
Roldünya hurda ithalat referansı

Bir çelik fiyatından söz ettiğimizde aklımıza genelde maden ocakları, demir cevheri yüklü dev gemiler gelir. Oysa Türkiye'nin çelik sektörü bambaşka bir hammaddenin, yani hurdanın üzerine kurulu. Eskimiş arabalar, yıkılan binalardan çıkan kirişler, ömrünü tamamlamış beyaz eşyalar, fabrika artıkları. Bunların hepsi eritilip yeniden çeliğe dönüşüyor. İşte bu döngünün fiyat etiketi, piyasada "HMS 1/2 Türkiye CFR" diye geçen rakam. Dünyanın hurda ticaretinde nabzını tutan referans burası.

HMS 1/2 tam olarak ne demek

HMS, İngilizce "heavy melting scrap" ifadesinin kısaltması, yani ağır eritme hurdası. Adındaki "ağır" kelimesi boşuna değil. Bu hurda türü kalın cidarlı, sağlam parçalardan oluşur. Sökülen yapıların çelik iskeleti, kalın borular, makine gövdeleri, gemi sökümünden çıkan saclar. İnce teneke kutuların ya da kağıt gibi metal kırpıntıların burada yeri yok.

HMS iki sınıfa ayrılır. Birincisi olan HMS 1 daha temiz, daha kalın ve daha az yabancı madde içeren parçaları kapsar. HMS 2 ise biraz daha karışık, daha ince cidarlı ve galvanizli parçalara da izin veren bir kategori. Piyasada en çok işlem gören karışım "80:20" diye anılır. Yani yüzde 80 HMS 1, yüzde 20 HMS 2. Türk çelikçiler ağırlıklı olarak bu harmanı satın alır, fiyat değerlemeleri de bunun üzerinden yapılır.

Bu karışımın bu kadar yaygınlaşması tesadüf değil. Saf HMS 1 hem daha az bulunur hem daha pahalıya gelir, sırf onunla çalışmak çelikçinin maliyetini gereksiz yere şişirir. Tamamen HMS 2'ye yaslanmak ise eritme verimini düşürür, çünkü ince ve karışık parçalar ocakta daha fazla cüruf bırakır. 80:20 harmanı işte bu iki ucun arasında bulunan dengeli noktayı temsil eder. Türkiye'nin limanlarına yanaşan gemilerin ambarlarında çoğunlukla tam da bu oran taşınır, dolayısıyla referans fiyatın bu karışıma bağlanması piyasa gerçeğini birebir yansıtır.

Neden Türkiye dünyanın hurda referansı oldu

Türkiye'nin çelik üretimi büyük ölçüde elektrik ark ocaklarına dayanır. Bu ocaklar demir cevherini değil, doğrudan hurdayı eritir. Ülkede bu ocakları besleyecek kadar yerli hurda toplanamadığı için açık ithalatla kapatılır. Yıllardır Türkiye dünyanın en büyük hurda ithalatçısı konumunda. Yılda yirmi milyon tonu aşan alımlarla küresel hurda akışının en büyük tek müşterisi.

Bir piyasada en büyük alıcı kim ise fiyatı da çoğu zaman o belirler. Türk limanlarına gelen yüklerin fiyatı, Avrupa'dan Amerika'ya kadar bütün hurda tedarikçilerinin pusulası haline geldi. Bir Alman hurda tüccarı malını fiyatlarken Türkiye'nin ne verdiğine bakar. Bir Amerikalı ihracatçı geminin rotasını Türkiye'ye mi yoksa başka bir alıcıya mı çevireceğine bu rakamı görerek karar verir. İşte bu yüzden "HMS 1/2 80:20 CFR Türkiye" fiyatı, sektörün ortak dili oldu.

CFR ne anlatıyor

Hurda fiyatlarında sürekli karşımıza çıkan CFR kısaltması, malın nasıl teslim edildiğini anlatan bir ticaret terimi. Açılımı "cost and freight", yani maliyet ve navlun. CFR Türkiye dediğimizde fiyatın içine hurdanın kendisi de, onu Türk limanına getiren gemi taşıma ücreti de dahil. Alıcının ödediği rakam, malı liman önünde teslim alana kadarki bütün masrafı kapsar.

Bu detay önemli, çünkü navlun maliyetleri fiyatı ciddi biçimde oynatabilir. Atlantik'in öbür yakasından, Amerika'dan gelen bir yükün taşıma ücreti ile Karadeniz'den ya da Akdeniz limanlarından gelen bir yükünki bambaşka. Gemi kiraları yükseldiğinde uzak kaynaklardan gelen hurda pahalanır, Türk alıcı da gözünü daha yakın tedarikçilere çevirir. Ton başına dolar cinsinden açıklanan bu fiyat, sadece metalin değerini değil, denizdeki lojistiğin nabzını da yansıtır.

Hurda nereden geliyor

Türkiye'nin hurda sepeti çeşitli kaynaklardan dolar. Avrupa Birliği ülkeleri başı çeker. Almanya, Hollanda, Belçika ve İngiltere gibi sanayisi olgunlaşmış, dolayısıyla bol hurda üreten ülkeler en büyük tedarikçiler arasında. Bu ülkelerde her yıl milyonlarca ton eski metal sökülüp toplanır ve doğal alıcısı çoğu zaman Türkiye olur.

İkinci büyük kaynak Amerika Birleşik Devletleri. Atlantik üzerinden gelen Amerikan hurdası, özellikle dolar kurunun ve navlunun uygun olduğu dönemlerde Türk limanlarını doldurur. Bunların yanına Karadeniz'den, Baltık'tan ve zaman zaman başka bölgelerden gelen yükler eklenir.

Bu tedarik dengesi sürekli kayar. Avrupa'da bir ülke kendi hurdasına ihtiyaç duyup ihracatı kıstığında, ya da Amerika'da yerel çelik fabrikaları hurdayı kapışmaya başladığında Türkiye'ye giden arz daralır. Arz azaldı mı CFR fiyatı tırmanır. Bütün bu hareketlenmeyi tek bir rakamda okumak mümkün.

Piyasa hafızası. 2021 yılında Türkiye dünyanın en büyük hurda ithalatçısı olarak fiyatı belirlerken CFR hurda ton başına 500 doları aşıp on yılın zirvesine çıktı. İnşaat sahalarındaki güçlü demir talebi bir yandan ocakları çalıştırırken, Amerika ve Avrupa'daki hurda arzının kısıtlı kalması fiyatı adeta katladı. Türk çelikçiler o yıl hammadde için on yılın en yüksek faturasını ödedi.

Hurda ile inşaat demiri arasındaki marj

Türk elektrik ark ocaklarının ürettiği en yaygın ürün inşaat demiri, yani rebar. Betonarme yapıların içine giren o nervürlü çelik çubuklar. Çelikçinin kazanıp kazanmadığını anlamak için iki rakamı yan yana koymak yeter. Hurdayı kaça aldı, inşaat demirini kaça sattı. İkisi arasındaki fark, sektörde "hurda-rebar marjı" olarak bilinir.

Bu marj nefes alıp veren canlı bir gösterge. Hurda fiyatı hızla yükselip inşaat demiri aynı hızla zamlanamadığında marj sıkışır, fabrikalar zarar etmemek için üretimi kısar. Tersine hurda ucuzlar ya da inşaat demiri talebi patlarsa marj genişler, ocaklar tam kapasiteye yüklenir. Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki inşaat demiri talebi, dolayısıyla hurda alım iştahını da doğrudan belirler. Bir ucunda Ortadoğu'daki bir inşaat sahası, öbür ucunda Almanya'daki bir hurda deposu var.

Kaba bir hesapla bir ton inşaat demiri dökmek için aşağı yukarı bir tonun biraz üzerinde hurdaya ihtiyaç duyulur. Bu yüzden çelikçiler genelde hurda ile inşaat demiri arasında yüz elli dolar civarında bir farkı sağlıklı sayar. Fark bunun altına indiğinde enerji, işçilik ve diğer giderler hesaba katıldığında kazanç buharlaşmaya başlar. Türk fabrikalar bu makası günlük takip eder, alım kararlarını ona göre verir. Hurda piyasasının bütün heyecanı aslında bu basit çıkarmanın etrafında döner.

Prime hurda ile obsolete hurda farkı

Hurda dünyası tek tip değil. HMS 1/2 dediğimiz şey aslında "obsolete" yani ömrünü tamamlamış hurda ailesinden gelir. Eski binalar, hurdaya çıkmış araçlar, atılan eşyalar. Bunların kalitesi değişir, içinde bakır, çinko gibi istenmeyen kalıntılar bulunabilir.

Bir de "prime" hurda var. Bu, sanayi üretiminin kendi içinden çıkan temiz fire. Otomobil fabrikasında saç keserken artan parçalar, hiç kullanılmamış, kimyasal yapısı belli metal. Prime hurda her zaman daha pahalıya satılır, çünkü çelikçi onunla daha kontrollü ve daha kaliteli ürün dökebilir. İki kalite arasındaki fiyat farkına "hurda spread" denir.

Bu makas da hikaye anlatır. Yüksek kaliteli çeliğe talep arttığında, mesela otomotiv sektörü canlanınca, prime hurda obsolete hurdaya göre daha çok değer kazanır ve makas açılır. Düşük katma değerli inşaat demiri üretimi öne çıktığında ise ucuz obsolete hurda yeter, makas daralır. Türkiye'nin ithal ettiği HMS 1/2 çoğunlukla bu obsolete ucunda durur, çünkü inşaat demiri için pahalı prime hurdaya gerek yok.

Fiyatı oynatan başlıca etkenler

Hurda fiyatının yönünü birkaç ana güç çizer. Bunları kısaca toparlamak okumayı kolaylaştırır.

Etken Fiyata etkisi
İnşaat demiri talebi Talep güçlüyse hurda alımı artar, fiyat yükselir
Avrupa ve Amerika hurda arzı Arz bollaşırsa fiyat geriler, kısılırsa tırmanır
Gemi navlunu Taşıma pahalandıkça CFR fiyatı şişer
Demir cevheri fiyatı Cevher pahalanınca hurdaya rağbet artar
Türk lirası ve dolar dengesi Kur oynaklığı çelikçinin alım gücünü etkiler

Bu etkenler aynı anda farklı yönlere çekebilir. Hurda piyasasını okumak, bütün bu ipleri birden takip etmeyi gerektirir.

Türkiye'nin sandalyesi neden bu kadar değerli

Bir emtianın referans fiyatı olmak nadir bir ayrıcalık. Petrolde Brent, bakırda Londra borsası ne ifade ediyorsa, dünya hurda ticaretinde de Türkiye CFR fiyatı odur. Bu konum Türkiye'ye masada güçlü bir el verir. Avrupalı ve Amerikalı tedarikçiler, en büyük müşterilerinin ne ödemeye razı olduğunu görmeden fiyat veremez.

Tabii bu kılıcın iki yüzü var. En büyük alıcı olmak fiyatı belirleme gücü getirirken, aynı zamanda hammadde faturasını dış dünyaya bağımlı kılar. Türkiye kendi içinde toplayabildiği hurdayı artırdıkça bu bağımlılık biraz hafifler, ama ark ocaklarına dayalı bu üretim modeli sürdükçe ithal hurda Türk çeliğinin can damarı olmaya devam edecek. HMS 1/2 Türkiye CFR fiyatı da bu nedenle hem ülkenin hem dünyanın hurda piyasasında izlediği en önemli sayı olarak kalıyor.

Emtia Sözlüğü