İçeriğe geç
Piyasa verileri hazırlanıyor

Siemens Gamesa

İspanya ile Almanya'nın rüzgar mühendisliğini tek çatıda birleştiren, açık deniz türbininde dünya devlerinden biri olurken kanat çatlaklarıyla boğuşan ve sonunda Siemens Energy'nin içine geri çekilen bir sektör hikayesi.

Siemens Gamesa
Künye
Kuruluş2017 (birleşme)
MerkezZamudio, İspanya
BorsaBME: SGRE (2023 itibarıyla borsadan çekildi)
Ana emtiaRüzgar türbini, Kanat, Servis
Ana hissedarSiemens Energy
KapasiteKüresel lider açık deniz türbin tedarikçilerinden

Rüzgar enerjisinden konuşurken çoğu insanın aklına dönen kanatlar, açık denizdeki dev kuleler ya da elektrik faturasındaki yeşil enerji payı gelir. Oysa o kanatların arkasında, onları tasarlayan, çeliğini döken, kanadını kalıba basan ve okyanusun ortasına diken bir sanayi var. Siemens Gamesa tam da bu sanayinin kalbinde duran isimlerden biri. 2017 yılında İspanyol Gamesa ile Alman Siemens'in rüzgar bölümünün birleşmesinden doğdu, merkezini İspanya'nın kuzeyindeki Zamudio'ya kurdu ve kısa sürede dünya rüzgar türbini pazarının en büyük üç oyuncusundan biri haline geldi. Bir dönem Madrid borsasında SGRE koduyla işlem gördü, sonra 2023 itibarıyla borsadan çekildi ve tamamen ana hissedarı Siemens Energy'nin bünyesine girdi.

Bu şirketi anlamak için ona bir enerji üreticisi gibi değil, bir ağır sanayi ekipmancısı gibi bakmak gerekiyor. Siemens Gamesa elektrik satmıyor, rüzgar tarlası işletmiyor. Onun ürünü, o tarlaları kuran makinenin ta kendisi. Yani değer zincirinde Orsted ya da RWE gibi geliştiricilerin bir adım yukarısında, tedarikçi tarafında duruyor. Rüzgardan elektrik üretmek isteyen herkes önce onun gibi bir türbin üreticisinin kapısını çalmak zorunda. Bu konum şirkete büyük bir güç verdi ama aynı zamanda son derece kırılgan bir iş modelinin de içine soktu.

Rüzgar zincirinin neresinde duruyor

Rüzgar enerjisi değer zincirini kabaca üç katmana ayırabiliriz. En üstte projeyi geliştiren ve elektriği satan şirketler var, ortada türbini üreten sanayiciler, en altta da çeliği, bakırı, fiberglası, nadir toprak mıknatısını sağlayan ham madde tedarikçileri. Siemens Gamesa ortadaki katmanda oturuyor ve bu katman zincirin en zorlu yeri. Çünkü hem yukarıdaki müşterinin fiyat baskısını yiyor hem de aşağıdaki ham madde maliyetinin dalgalanmasını göğüslüyor.

Bir türbin aslında devasa bir emtia paketi. Kulesi tonlarca çelikten yapılıyor, jeneratörü ve kablolaması bakır istiyor, kanatları balsa ağacı, fiberglas ve karbon elyaf gibi malzemelerin katmanlı birleşimi. Doğrudan tahrikli modern türbinlerin jeneratörlerinde ise neodim ve disprosyum gibi nadir toprak elementlerinden yapılan kalıcı mıknatıslar kullanılıyor. Yani bir Siemens Gamesa türbini, içinde çelikten nadir toprağa kadar yarım düzine emtianın eridiği bir mühendislik ürünü. Bu yüzden şirketin karlılığı, sandığınızdan çok daha fazla emtia fiyatlarına bağlı.

İşin bu yapısı şirketi ilginç bir köşeye sıkıştırıyor. Türbin sözleşmeleri genellikle yıllar önceden, sabit fiyatla imzalanıyor. Ama o türbin üretilip teslim edilene kadar çelik fiyatı yüzde 40 zıplayabiliyor, nakliye maliyeti katlanabiliyor. Üretici fiyatı yukarı yansıtamadığı için aradaki farkı kendi cebinden ödüyor. Siemens Gamesa'nın son yıllarda yaşadığı zararların önemli bir kısmı tam da bu makastan kaynaklandı.

İki mühendislik geleneğinin birleşmesi

Şirketin bugünkü halini anlamak için iki ayrı kökene bakmak gerekiyor. Bir tarafta Gamesa var, 1970'lerde İspanya'da kurulan ve sonradan rüzgar türbini üretiminde Avrupa'nın güçlü isimlerinden birine dönüşen bir firma. Özellikle karada kurulan türbinlerde, yani onshore tarafta güçlüydü ve İspanya ile gelişmekte olan pazarlarda derin köklere sahipti. Öbür tarafta Siemens'in rüzgar bölümü vardı, ki bu kol da Danimarkalı bir öncünün teknolojisini satın alarak büyümüş, açık deniz rüzgarında dünyanın en deneyimli oyuncusu olmuştu.

İki tarafın evliliği kağıt üzerinde kusursuz görünüyordu. Gamesa karada güçlüydü, Siemens denizde. Gamesa'nın coğrafyası güneydi, Siemens'inki kuzey. Birleşince hem ürün yelpazesi hem de pazar haritası birbirini tamamlayacaktı. İşte bu mantık, Avrupa rüzgar sektöründeki büyük ölçek yarışının en somut örneğini doğurdu.

Piyasa hafızası. 2017 yılında Siemens'in rüzgar bölümü ile İspanyol Gamesa birleşerek Siemens Gamesa'yı kurdu. Bu hamle, Avrupa rüzgar türbini sektöründe ölçek rekabetinin şirket yapılarını yeniden çizdiğinin en belirgin örneği oldu. Türbinler büyüdükçe, projeler devleştikçe küçük üreticilerin tek başına ayakta kalması zorlaştı ve sektör birkaç dev oyuncunun etrafında toplanmaya başladı. Bu birleşme, o konsolidasyon dalgasının miladı sayılır.

Ne var ki iki farklı şirket kültürünü, iki ayrı mühendislik ekolünü ve iki ayrı ürün hattını tek çatı altında kaynaştırmak göründüğü kadar kolay olmadı. Birleşmenin getirdiği sinerji vaadi ile sahadaki entegrasyon zorluğu arasındaki uçurum, sonraki yılların asıl hikayesini yazdı.

Açık denizin teknoloji baskısı

Siemens Gamesa'nın asıl iddialı olduğu alan açık deniz, yani offshore rüzgardı. Burası rüzgar sektörünün en zorlu ve en yüksek teknolojili cephesi. Türbinleri denizin ortasına dikiyorsunuz, tuzlu suya, fırtınaya, dalgaya dayanması gerekiyor. Üstelik her geçen yıl türbinler daha da büyüyor. Bir zamanlar birkaç megavatlık makineler konuşulurken, bugün tek bir türbin 14 megavatın üzerine çıktı, kanat uzunlukları yüz metreyi rahatça aşıyor.

Bu büyüme yarışı şirket için iki ucu keskin bir bıçak. Bir yandan daha büyük türbin, megavat başına daha ucuz elektrik demek, bu da müşteri için cazip. Öte yandan her yeni dev model, henüz yeterince denenmemiş bir mühendislik kumarı. İşte Siemens Gamesa'nın başına gelen tam da buydu. Şirket karada kurduğu yeni nesil türbin platformlarında ciddi kalite sorunlarıyla karşılaştı. Bazı modellerde kanatlarda ve diğer bileşenlerde beklenenden erken aşınma, çatlama ve arıza görüldü.

Bu, soyut bir mühendislik detayı değil. Türbinler bozulunca üretici hem garanti kapsamında onarım masrafını üstleniyor hem de itibarını kaybediyor. Siemens Gamesa bu kalite sorunları yüzünden milyarlarca avroluk karşılık ayırmak zorunda kaldı ve karada kurulan belirli türbin modellerinin satışını bir süre dondurdu. Açık deniz tarafı görece daha sağlam giderken, kara tarafındaki bu teknik aksaklıklar şirketin bütün bilançosunu aşağı çekti.

Siemens Energy çatısı altında

Şirketin sahiplik yapısı da hikayenin önemli bir parçası. Siemens Gamesa uzun süre kısmen halka açık bir şirket olarak işledi ama kontrolü her zaman Alman sanayi devi tarafındaydı. 2020 yılında Siemens, enerji işlerini Siemens Energy adıyla ayrı bir şirkete ayırdı ve Siemens Gamesa'daki payı bu yeni yapının altına girdi. Sonrasında Siemens Energy, elindeki azınlık hisselerini de toplayarak şirketi tamamen satın aldı ve 2023 itibarıyla borsadan çekti.

Bu hamlenin mantığı belliydi. Siemens Energy, sürekli zarar açıklayan ve hisse fiyatı baskı altındaki rüzgar kolunu daha sıkı kontrol etmek, kararları daha hızlı almak ve sorunları içeride çözmek istiyordu. Halka açık bir şirketin her çeyrek azınlık hissedarlara hesap vermesi, bu kadar derin bir operasyonel onarım için ağır bir yüktü. Tam mülkiyet, ana şirkete daha rahat manevra alanı sağladı.

Ama bütünleşme bir başka sorunu da gün yüzüne çıkardı. Siemens Gamesa'nın rüzgar tarafındaki zararları, koca Siemens Energy grubunun bilançosunda devasa bir delik açtı. Öyle ki bir noktada Siemens Energy, finansal güvencelerini desteklemek için Alman devletinden garanti desteği istemek zorunda kaldı. Yani bir türbin üreticisinin saha kalitesi sorunu, koca bir sanayi grubunu sarsacak kadar büyüdü. Bu tablo, modern rüzgar sanayinin ne kadar yüksek riskli bir iş olduğunu çıplak biçimde gösterdi.

Emtia ağırlığı nerede

Siemens Gamesa'yı bir piyasa oyuncusu gözünden tartarken, hangi emtiaların onun kaderini belirlediğine bakmak gerekiyor. İşin merkezinde üç ham madde grubu var.

Emtia Türbindeki rolü Neden kritik
Çelik Kule, gövde, ana taşıyıcı yapı Türbin ağırlığının büyük kısmı, fiyatı doğrudan maliyete vuruyor
Bakır Jeneratör sargısı, kablolama, deniz altı bağlantı Açık deniz projelerinde yoğun kullanılıyor, fiyatı oynak
Nadir toprak Doğrudan tahrikli jeneratör mıknatısları Neodim ve disprosyum arzı büyük ölçüde Çin'in elinde

Bu tablo şirketin neden bu kadar dış güçlere açık olduğunu özetliyor. Çelik fiyatı yükselince türbin pahalılaşıyor, bakır kıtlaşınca açık deniz projeleri zorlanıyor, nadir toprak arzı Çin'in politikalarına bağlı kaldığı için ise jeneratör tedariki jeopolitik bir mesele haline geliyor. Siemens Gamesa bütün bu cephelerde aynı anda kart oynamak zorunda.

Piyasadaki yeri ve geleceği

Bütün bu zorluklara rağmen Siemens Gamesa hala küresel rüzgar türbini sahnesinin en ağır isimlerinden biri. Özellikle açık deniz tarafında, Avrupa'nın Kuzey Denizi'ndeki büyük projelerin çoğunda onun türbinleri dönüyor. Çinli üreticiler kendi devasa iç pazarlarında hızla büyüyüp dünyanın en büyük rüzgar şirketleri haline gelse de, Avrupa'nın açık deniz mühendisliğinde Siemens Gamesa'nın biriktirdiği deneyim kolay kopyalanmıyor.

Şirketin önündeki asıl sınav, kalite sorunlarını çözüp yeniden karlı bir üreticiye dönmek. Çünkü rüzgar pazarı uzun vadede büyüyor. Avrupa'nın iklim hedefleri, açık deniz rüzgarına devasa kapasite eklemeyi gerektiriyor ve bu da Siemens Gamesa gibi az sayıda üreticinin önüne dolu bir sipariş defteri koyuyor. Sorun talepte değil, o talebi zararsız biçimde karşılayabilmekte.

Bir başka boyut da rekabetin değişen dengesi. Yıllarca Avrupalı üç dev türbin pazarına hükmederken, şimdi Çinli oyuncular fiyatlarıyla küresel ihalelerde boy göstermeye başladı. Bu rekabet, Avrupa hükümetlerini kendi rüzgar sanayilerini koruma konusunda düşünmeye itiyor. Siemens Gamesa bu jeopolitik kavganın tam ortasında, Avrupa'nın stratejik bir sanayi varlığı olarak konumlanıyor.

Sonuçta Siemens Gamesa'nın hikayesi, yenilenebilir enerjiye geçişin sadece bir çevre meselesi olmadığını, aynı zamanda çelikten nadir toprağa uzanan sert bir sanayi ve emtia savaşı olduğunu gösteriyor. Rüzgar bedava esiyor olabilir ama onu elektriğe çeviren makineyi kurmak, dünyanın en pahalı ve en riskli mühendislik işlerinden biri. Bu şirket de o işin tam kalbinde, hem zaferleri hem de yaralarıyla duruyor.

rüzgar enerjisi

yenilenebilir

EDF

Engie