Venezuela’da şu an faaliyet gösteren tek Amerikan petrol devi Chevron.
Özel yaptırım muafiyetiyle ülkenin toplam üretiminin yüzde 20’sini karşılıyor, çıkardığı ham petrolü ABD rafinerilerine gönderiyor.
Trump yönetiminin kısmi deniz ablukasına rağmen operasyonlarına kesintisiz devam etmiş.
Maduro sonrası dönemde Amerikan şirketleri arasında en hazır olan da onlar.
Şirket pazartesi günü yaptığı açıklamada çalışanlarının güvenliğine ve varlıklarının bütünlüğüne odaklandıklarını, tüm yasa ve düzenlemelere tam uyumla faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti.
ConocoPhillips ve Exxon alacak peşinde
ConocoPhillips’in Venezuela’dan 8 milyar doların üzerinde alacağı var.
Uluslararası tahkim bu rakamı teyit etmiş durumda.
Houston merkezli şirket 2024’te ABD hükümetinden bir dizi lisans almıştı, varlık kamulaştırmalarından kaynaklanan zararlarını tahsil etme yolunu açan adımlardı bunlar.
Ancak şirket hafta sonu yaptığı açıklamada gelecekteki faaliyetler hakkında spekülasyon yapmanın erken olduğunu söyledi.
Exxon’un da yaklaşık 1 milyar dolarlık alacağı bulunuyor.
CEO Darren Woods geçtiğimiz Kasım’da potansiyel fırsatları değerlendireceklerini ama geçmişte varlıkları kamulaştırıldığı için temkinli olacaklarını belirtmişti.
Avrupalılar da hesap yapıyor
İtalyan Eni ve İspanyol Repsol’un Venezuela’da halihazırda operasyonları var.
İkisi de Avrupa piyasalarında erken işlemlerde yükselişe geçti.
Fransız Maurel & Prom ise Venezuela’daki çıkarları sayesinde yüzde 14’e varan sıçrama yaşadı.
Neden bu kadar temkinliler?
Geçici bir ABD destekli hükümetin yönettiği, yerleşik yasal ve mali kuralları olmayan bir ülkeye büyük paralar yatırmak kolay karar değil.
Sektörün tam anlamıyla toparlanması yıllar alabilir, maliyeti 100 milyar doları bulabilir.
Yolsuzluk, yetersiz yatırım, yangınlar ve hırsızlık altyapıyı perişan etmiş durumda.
Şirketler fırsatı görüyor ama bir kez daha yanmak istemiyorlar ✍️🤖