Petrol piyasası, 2020'den bu yana gördüğü en kötü yılı geride bıraktıktan sonra, 2026'nın ilk işlem gününe hafif bir toparlanma çabasıyla başladı. Brent petrol 61,20 dolar, Amerikan ham petrolü ise 57,76 dolar seviyelerine tırmanmış durumda.
Fiyatları yukarı iten ana sebep yine jeopolitik tansiyon. Ukrayna'nın Rus rafinerilerini hedef alması arz endişelerini tetikliyor. Diğer tarafta ise Trump yönetimi Venezuela üzerindeki baskıyı artırıyor. Maduro'ya yönelik yeni yaptırımlar ve tankerlere uygulanan abluka, ülkenin ihracatını ciddi şekilde zora sokmuş durumda.
Ancak madalyonun diğer yüzünde işler o kadar da parlak değil. Amerika'da petrol üretimi Ekim ayında tüm zamanların zirvesine çıktı, yani piyasada ciddi bir arz bolluğu var. Yatırımcılar şu an Ukrayna ve Venezuela kaynaklı kısa vadeli risklerle, piyasadaki bu yapısal arz fazlası arasında gidip geliyor.
Gözler şimdi 4 Ocak'taki OPEC+ toplantısına çevrilmiş durumda. Genel beklenti, kartelin arz artışını bir süre daha erteleyeceği yönünde. Ayrıca Çin'in bu düşük fiyatları fırsat bilip stoklarını doldurmaya devam etmesi, fiyatların daha da çakılmasını önleyen bir taban oluşturabilir. Kısacası piyasa, arz fazlası gerçeğiyle jeopolitik risklerin savaşını fiyatlıyor.