Küresel paslanmaz çelik piyasası Şubat'ta alışılmadık bir yoğunlukla sınavdan geçti. Bir yanda düzenleyici baskılar, öte yanda hammadde arzındaki sarsıntılar. Rekabet artık ucuza üretmekle değil, karbon izini yönetmek, ticaret kurallarına uymak, kaynak güvencesi sağlamakla ilgili.
ABD gümrük duvarı
Şubat'ın en sert hamlesini ABD yaptı. Yüksek Mahkeme'nin IEEPA kapsamındaki tarife yetkisini iptal etmesinin ardından Beyaz Saray hızla 1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesine yöneldi. 24 Şubat'tan itibaren neredeyse tüm ithal ürünlere yüzde 10 ek vergi getirildi. Ertesi gün oran yüzde 15'e çıktı. Paslanmaz çelik, onun alt sektörü olan beyaz eşya, makine gibi ürünler de kapsama girdi. Küresel çelik ticaret akışlarını derinden sarsacak bir adım.
Avrupa cephesi
AB tarafında da savunma hatları sıkılaşıyor. Komisyon, Hindistan ile Endonezya menşeli soğuk haddelenmiş paslanmaz çeliğe uygulanan anti-damping önlemlerinin Kasım 2026'da sona ereceğini duyurdu. Gözden geçirme süreci başladı. Piyasa şimdiden "sonrasında ne olur" sorusunu fiyatlıyor. Ayrıca CBAM fiili yürürlüğe girdi. Türkiye gibi komşu üreticiler ölçülmüş karbon verisi sunmaya zorlanıyor. Almanya'nın yerli yeşil çelik önceliği ise ithal demir cevherine yüksek bağımlılık nedeniyle gerçekçi bulunmadı.