| Künye | |
| Borsa | ICE US (New York) |
| Kontrat | 10 ton |
| Birim | ton başına dolar |
| Teslim | çeşitli origin |
| İkiz | Londra Kakao |
Kakao deyince aklımıza hemen çikolata gelir ama piyasada işin rengi başka. Kakao çekirdeği dünyanın en hassas tarım emtialarından biri çünkü neredeyse tamamı dar bir coğrafyada, ekvator kuşağındaki birkaç ülkede yetişiyor. New York'ta işlem gören kakao kontratı da bu hassasiyetin dolar cinsinden nabzını tutuyor. Bir tüccar Amsterdam'da, bir çikolata fabrikası Zürih'te, bir kooperatif Abican'da otururken hepsi gözünü aynı ekrana, ICE'nin New York kakao fiyatına dikiyor.
New York'ta neye bakıyoruz
New York kakao kontratı ICE US çatısı altında işlem görüyor. Her kontrat 10 ton kakao çekirdeğini temsil ediyor ve fiyat ton başına dolar olarak kote ediliyor. Yani ekranda 8.000 yazıyorsa, bir ton çekirdeğin 8.000 dolar ettiğini anlıyorsunuz. Teslimat tarafında borsa belirli kalite standartlarını tutturan çeşitli origin'lerden mal kabul ediyor, yani tek bir ülkeye bağlı kalmıyor. Bu da New York fiyatını dünya kakaosunun ortalama dolar referansı haline getiriyor.
Bu kontratın bir de Atlantik'in öte yakasında ikizi var. Londra kakao kontratı sterlin bazlı işlem görüyor ve daha çok Batı Afrika menşeli malı yansıtıyor. İki borsa arasındaki fiyat farkı, kur hareketlerini ve bölgesel arz dengesizliklerini okumak isteyen tüccarlar için ayrı bir gösterge oluşturuyor. New York dolar tarafını tutarken Londra sterlin tarafını tutuyor, ikisi birlikte küresel resmi veriyor.
Neden herkes Batı Afrika'ya bakıyor
Kakao haritasına baktığınızda gözünüze ilk çarpan şey dengesizlik. Dünya kakao üretiminin yaklaşık yüzde 70'i Batı Afrika'dan, özellikle Fildişi Sahili ve Gana'dan çıkıyor. Geri kalan kısmı Ekvador, Nijerya, Kamerun ve Endonezya gibi ülkeler tamamlıyor ama ağırlık net biçimde iki ülkede toplanıyor. Bu yoğunlaşma kakaoyu son derece kırılgan bir emtia yapıyor.
Düşünün, dünya buğdayı onlarca ülkede yetişir, birinde kuraklık olsa diğeri açığı kapatır. Kakaoda öyle bir yastık yok. Fildişi Sahili'nde yağmurlar geç gelse ya da bir hastalık ağaçları vursa, bütün dünya arzı aynı anda sallanıyor. Üstüne bir de kakao ağacının doğası ekleniyor. Bir kakao ağacı dikildikten sonra ekonomik verim vermeye başlaması yıllar alıyor, bu yüzden fiyat yükselse bile arz hemen tepki veremiyor. Çiftçi bugün karar verse bile ağaç birkaç yıl sonra meyve veriyor.
Hastalık ve iklim, ağacın iki düşmanı
Kakao ağacı nazlı bir bitki. Çok sıcağı sevmez, çok kuruyu sevmez, gölge ister, düzenli yağmur ister. Batı Afrika'da son yıllarda bu dengelerin hepsi bozuldu. El Nino etkisiyle gelen kuraklık dönemleri çiçeklenmeyi vurdu, ardından gelen sert yağışlar mantar hastalıklarına davetiye çıkardı.
Hastalık tarafında iki isim öne çıkıyor. Birincisi swollen shoot denilen virüs hastalığı, ağacın dallarını şişirip yapraklarını sarartıyor ve sonunda ağacı öldürüyor. Tedavisi yok, tek çare hasta ağaçları sökmek. İkincisi kara kabuk hastalığı, meyvelerin üstünde kara lekeler bırakıp çekirdeği çürütüyor. Bunların üstüne bir de plantasyonların yaşlanması binince tablo iyice ağırlaşıyor. Batı Afrika'daki ağaçların büyük kısmı onyıllar önce dikildi ve artık verimden düşmüş durumda. Çiftçilerin yenileme yapacak parası genelde olmuyor çünkü kakao fiyatlarının çiftçiye yansıyan kısmı uzun yıllar boyunca düşük kaldı.
Çekirdekten çikolataya, ezme marjı
Kakao çekirdeği ekranda fiyat görse de tüketici onu o haliyle satın almıyor. Arada bir işleme aşaması var, buna ezme deniyor. Çekirdek kavruluyor, kabuğu ayrılıyor, öğütülüyor ve iki ana ürüne ayrışıyor. Biri kakao likörü ve ondan çıkan kakao yağı, diğeri kakao tozu. Çikolata yapan kakao yağını ister, içecek ve bisküvi sanayisi kakao tozunu ister.
İşte burada ezme marjı dediğimiz gösterge devreye giriyor. Bu marj, işlemcinin çekirdek için ödediği fiyat ile yağ ve tozu satarak elde ettiği gelir arasındaki fark. Marj genişlediğinde işlemciler tam kapasiteye geçiyor, daraldığında ya da eksiye döndüğünde fabrikalar ezmeyi yavaşlatıyor. 2024 rallisinde tam olarak bu yaşandı, çekirdek o kadar pahalandı ki bazı işlemciler zararına çalışmamak için tesisleri durdurdu. Bazıları kapasiteyi yarıya indirdi, bazıları teslim alacağı malı erteledi. Ezme verileri bu yüzden piyasada arz kadar dikkatle izlenen bir talep göstergesi.
Grinder kim, talebi kim belirliyor
Piyasada talebin asıl muhatabı son tüketici değil, grinder denilen büyük işlemciler. Bunlar çekirdeği alıp yarı mamule çeviren dev sanayi grupları. Çikolata markaları da çoğu zaman kakao alımını bu işlemciler üzerinden yapıyor ya da kendi işleme tesislerini kuruyor.
Grinder talebi piyasanın sağlık göstergesi gibi çalışıyor. Çeyrek dönemlerde açıklanan ezme rakamları Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya için ayrı ayrı geliyor. Bu rakam beklentinin üstünde çıkarsa talep güçlü demek, altında kalırsa yüksek fiyatlar tüketimi kemiriyor demek. Çünkü çekirdek pahalandıkça çikolata üreticisi ya ürünü küçültüyor ya fiyatı artırıyor ya da reçetede kakao oranını düşürüp ikame yağlara kayıyor. Bütün bunlar dönüp dolaşıp grinder talebine yansıyor ve New York fiyatını besliyor.
2024'te tarih yazan ralli
Kakao piyasası uzun yıllar boyunca durgun, hatta sıkıcı bir emtiaydı. Sonra 2023'ün sonundan itibaren her şey değişti ve fiyatlar tarihi bir tırmanışa geçti.
Piyasa hafızası. Nisan 2024'te New York kakao ton başına 12.000 doları aştı ve bir yıl içinde fiyat neredeyse üçe katlandı. Fildişi Sahili ile Gana'da swollen shoot ve kara kabuk hastalıkları, yaşlanan ağaçlar ve üst üste gelen kuraklık arzı çökertti. Yükseliş o kadar sert ve hızlı oldu ki açığa satışta olan tüccarlar teminat çağrılarını karşılayamayıp pozisyon kapatamaz hale geldi ve bu zorunlu kapanışlar fiyatı daha da yukarı itti.
Bu rallinin sıradan bir arz daralmasından farkı, üst üste binmiş yapısal sorunlardan beslenmesiydi. Tek bir kötü hasat değildi mesele. Hastalık ağaçları kalıcı olarak öldürüyordu, yaşlı plantasyonlar yenilenmiyordu, iklim düzeni bozulmuştu ve bütün bunlar aynı anda iki ülkenin üstüne yüklendi. Piyasa bu yüzden hızlı bir toparlanma fiyatlamadı, sorunun yıllara yayılacağını gördü. Stoklar yıllardır eriyordu, dünya kakaoyu ürettiğinden fazla tüketiyordu ve depolardaki tampon iyice incelmişti. Fiyat o boşluğu doldurmaya çalıştı.
Vadeli piyasanın kendi yarattığı fırtına
İlginç olan, fiyatın bir noktadan sonra fiziksel arzdan kopup kendi iç dinamiğiyle yükselmesiydi. Açığa satış yapan tüccarlar fiyat yukarı gittikçe borsaya daha fazla teminat yatırmak zorunda kaldı. Teminatı bulamayan ya da riskten kaçınmak isteyen taraflar pozisyonlarını kapatmak için alım yaptı, bu alımlar fiyatı tekrar yukarı itti, yeni teminat çağrıları geldi ve döngü kendini besledi.
Buna piyasada kısa pozisyon sıkışması deniyor. Likidite inceldikçe günlük fiyat hareketleri olağanüstü büyüdü, bir günde yüzde 10'u aşan sıçramalar normal hale geldi. Vadeli piyasada işlem maliyetleri arttı, bazı oyuncular pozisyon büyüklüğünü düşürmek zorunda kaldı. Fiziksel kakao alıcısı ile kağıt üzerinde işlem yapan spekülatörün gerçekliği bir süre birbirinden ayrıştı.
Çiftçiden ekrana uzanan zincir
Bütün bu fiyat hareketinin altında çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek var. Fildişi Sahili ve Gana çiftçiye ödenen kakao fiyatını devlet kurumları üzerinden sezon başında sabitliyor. Yani borsada fiyat üçe katlanırken tarladaki çiftçi bu artışın büyük kısmını cebine koyamadı. Bu da yenileme yatırımının neden yapılmadığını, ağaçların neden yaşlandığını açıklıyor.
Uzun vadede kakaonun geleceği bu denklemin çözülüp çözülmeyeceğine bağlı. Yeni ağaç dikimi, hastalıkla mücadele ve çiftçiye daha adil gelir olmadan arz tarafı toparlanmıyor. Bu arada Ekvador gibi Latin Amerika ülkeleri üretimi artırıp boşluğu kısmen doldurmaya çalışıyor ama Batı Afrika'nın ağırlığını dengeleyecek hacme ulaşmaları zaman alıyor.
Özetle ne izlemeli
New York kakao fiyatını anlamlı kılan şey, dünya çikolata zincirinin dolar cinsinden tek referansı olması. Bu fiyat hava durumunu, hastalık haritasını, çiftçi gelirini, işlemci marjını ve spekülatif konumlanmayı aynı potada eritiyor.
| İzlenecek başlık | Neden önemli |
|---|---|
| Batı Afrika yağışları | Üretimin yüzde 70'i burada, hava arzı belirliyor |
| Hastalık yayılımı | Swollen shoot ve kara kabuk ağacı kalıcı öldürüyor |
| Ezme verileri | Talebin gerçek nabzını grinder rakamları veriyor |
| Açık pozisyonlar | Kısa sıkışması fiyatı arzdan koparabiliyor |
| Londra farkı | İkiz kontratla makas bölgesel dengeyi gösteriyor |
2024 rallisi piyasaya kalıcı bir ders bıraktı. Arzı dar bir coğrafyaya sıkışmış, yenilenmesi yıllar alan bir emtiada fiyat tek bir kıvılcımla tarihi seviyelere fırlayabiliyor. New York kakao ekranına bakan herkes artık o ekranın arkasında yaşlanan ağaçları, hasta meyveleri ve kuruyan toprağı görmeyi öğrendi.