İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

Lean Hogs (Domuz)

Çin sürüsünün yarısını silen bir hastalık, Chicago'daki domuz vadelilerini bütün dünyanın izlediği bir göstergeye çevirdi.

Lean Hogs (Domuz)
Künye
BorsaCME (Lean Hogs)
Kontrat40.000 pound
Birimpound başına sent
Ana üreticiABD, Çin, AB
Sürücüyem maliyeti + hastalık + Çin talebi

Domuz etini bir emtia olarak düşünmek ilk bakışta tuhaf gelebilir, ama dünyada en çok tüketilen kırmızı et tam olarak bu. İnsanlık her yıl yüz milyonlarca ton domuz eti yiyor ve bu devasa akışın fiyatı bir yerde belirleniyor. O yer Chicago. CME borsasında işlem gören Lean Hogs vadeli sözleşmesi, çiftçiden mezbahaya, et işleyiciden ihracatçıya kadar herkesin fiyat pusulası. Adındaki "lean" yani yağsız ifadesi de boşuna değil. Sözleşme, karkastaki yağ oranı çıkarıldıktan sonra geriye kalan yağsız etin değerini ölçüyor. Yani aslında bir hayvanın değil, o hayvandan elde edilen yenilebilir etin fiyatını takip ediyorsun.

Sözleşme nasıl çalışıyor

CME'deki Lean Hogs sözleşmesi 40.000 pound yağsız domuz eti üzerine kurulu ve fiyat pound başına sent cinsinden kote ediliyor. Yani ekranda 90 rakamını gördüğünde bu, pound başına 90 sent demek. Bir sözleşmenin toplam değeri de kabaca 36.000 dolar civarına denk geliyor.

Burada önemli bir ayrıntı var. Lean Hogs nakit uzlaşmalı bir sözleşme. Yani vade dolduğunda kimse kapına canlı domuz getirmiyor. Sözleşme, CME'nin yayımladığı Lean Hog Index denen bir endekse göre nakit olarak kapanıyor. Bu endeks de mezbahaların gerçek alım fiyatlarından hesaplanıyor. Geçmişte canlı domuz teslimatlı bir sözleşme vardı, ama lojistik kabusu yüzünden sektör çoktan nakit uzlaşmaya geçti.

İşlemciler genelde Şubat, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Ekim ve Aralık vadelerinde yoğunlaşıyor. Bu takvim aslında hayvanın büyüme döngüsünü ve mezbaha kapasitesinin mevsimsel dağılımını yansıtıyor.

Çin neden bu kadar belirleyici

Domuz eti dünyasında tek bir ülke geri kalan herkesi gölgede bırakıyor. O ülke Çin. Dünyadaki domuzların kabaca yarısı Çin'de yetişiyor ve aynı şekilde domuz etinin yarısına yakını orada tüketiliyor. Çin mutfağının merkezinde domuz var. Pirzolasından kulağına, ayağından iç organlarına kadar hayvanın neredeyse her parçası bir tabağa giriyor.

Bu yoğunlaşma piyasaya garip bir asimetri kazandırıyor. Normalde bir ülkenin iç tüketimi global fiyatı bu kadar sallamaz. Ama Çin söz konusu olunca durum değişiyor. Çin'in kendi üretimi bir nedenle aksadığında, ülke dış piyasaya yöneliyor ve o anda dünyanın geri kalanındaki bütün domuz eti stokları aniden değerli hale geliyor. Çin yutan bir sünger gibi davrandığında ABD ve Avrupa fiyatları yukarı fırlıyor.

Tam da bu yüzden bir Iowa çiftçisi sabah kalktığında Pekin'deki et fiyatlarına bakıyor. Mesafe on bin kilometre, ama fiyat sinyali anında geçiyor.

2019'un büyük şoku

Domuz piyasasının modern tarihindeki en sert kırılma 2019'da yaşandı. Afrika domuz vebası denen virüs Çin'e girdi ve kısa sürede ülkenin dört bir yanına yayıldı. Bu hastalığın aşısı yok, tedavisi yok ve domuzlarda ölüm oranı neredeyse yüzde 100. Bir çiftlikte tek vaka çıkması, bütün sürünün itlaf edilmesi anlamına geliyor.

Piyasa hafızası. 2019'da Afrika domuz vebası Çin'deki domuz sürüsünün yaklaşık yarısını yok etti. Dünyanın en büyük üreticisi bir anda büyük ithalatçıya dönüşünce ABD ve Avrupa fiyatları sıçradı. Çin küresel protein ticaretini kendine doğru çekti ve domuz eti, dana eti, kümes hayvanı arasındaki dengeler tamamen yeniden çizildi.

Bu olay sadece bir hastalık salgını değildi. Çin'in domuz envanterinin yarısının buharlaşması, dünya tarihinin gördüğü en büyük protein arz şoklarından biriydi. Çin pazarındaki açığı kapatmak için soya ve mısır talebinden et ithalatına, soğuk zincir lojistiğinden alternatif proteinlere kadar her şey hareketlendi. Çinli alıcılar dünya piyasalarındaki domuz etini, dana etini, hatta kümes hayvanını süpürmeye başladı. ABD üreticileri için bu bir altın çağ oldu, çünkü tarihte ilk kez bu ölçekte bir ihracat penceresi açıldı.

Hikayenin tuhaf bir kıvrımı da var. 2020'de pandemi patlayınca ABD'deki mezbahalar kapanmaya başladı ve Lean Hogs fiyatları önce dipleri gördü. Yani üst üste gelen iki şok piyasayı bir yukarı bir aşağı savurdu. Bu dönem, domuz fiyatının ne kadar kırılgan dengeler üzerinde durduğunu herkese gösterdi.

Yem maliyeti her şeyin temeli

Bir domuzu büyütmenin maliyetinin büyük kısmı yem. Ve domuz yeminin iki ana bileşeni öne çıkıyor, mısır ve soya küspesi. Bir domuz kesim ağırlığına ulaşana kadar epey tahıl tüketiyor, dolayısıyla mısır ve soya fiyatları yükseldiğinde üreticinin marjı eriyor.

Bu yüzden Lean Hogs'u tek başına izlemek yeterli değil. Deneyimli işlemciler aynı anda mısır ve soya vadelilerine de bakar. Aralarındaki ilişki o kadar yakın ki, sektörde "crush" benzeri marj hesapları yapılır. Yani çiftçi şu basit denklemi sürekli kafasında çevirir. Domuzu satınca eline geçecek para, onu büyütmek için harcadığı yemden ne kadar fazla.

Yem pahalandığında üreticiler iki şey yapar. Ya daha az yavru besler, ya da hayvanları daha erken kesime gönderir. İkisi de birkaç ay sonra arzı kıstığı için fiyatı yukarı iter. Tersi de geçerli. Mısır ucuzladığında çiftçiler sürüyü genişletir, birkaç çeyrek sonra piyasa domuza boğulur ve fiyat çöker. Bu gecikmeli döngü, domuz piyasasını klasik bir "domuz çevrimi" örneğine dönüştürüyor. Ekonomi ders kitaplarındaki o meşhur arz dalgalanması teorisi, adını tam da bu hayvandan alıyor.

Mevsim ritmi

Domuz piyasasının kendine has bir takvimi var. Yaz aylarında, özellikle ABD'de mangal sezonu açıldığında, pirzola ve kaburga talebi yükselir. Bu dönemde fiyatlar genelde güçlü seyreder. Sonbahara doğru ise hasat biter, hava soğur ve çiftçiler yaz boyunca beslediği hayvanları kesime gönderir. Mezbahalara yoğun bir hayvan akını başlar.

Bu sonbahar kesim dalgası piyasada düzenli bir baskı yaratır. Arz aniden artınca fiyatlar tipik olarak geriler. Tecrübeli işlemciler bu mevsimsel ritmi neredeyse bir saat gibi okur. Tabii her yıl aynı senaryo yaşanmaz, çünkü yem maliyeti ya da bir hastalık bu döngüyü bozabilir. Ama temel ritim oturmuş durumda. Yazın güç, sonbaharda gevşeme.

Bir de soğuk hava deposu faktörü var. Mezbahalar fazla eti dondurup depoluyor ve bu stoklar piyasaya bir tampon görevi görüyor. Soğuk depo rakamları açıklandığında işlemciler hemen tepki veriyor, çünkü dolu depo gelecekte arz baskısı demek.

İhracat ve ticaret savaşları

ABD ürettiği domuz etinin önemli bir bölümünü dışarı satıyor. Başlıca alıcılar Meksika, Japonya, Güney Kore, Kanada ve tabii Çin. İhracat bu piyasanın can damarı, çünkü iç tüketim belli bir doygunluğa ulaşmış durumda ve büyüme dış pazarlardan geliyor.

İşte burada politika devreye giriyor. Çin ile ABD arasındaki ticaret gerilimi 2018'den itibaren domuz etine de bulaştı. Çin Amerikan domuz etine ağır gümrük vergileri koydu, ama aynı dönemde Afrika domuz vebası yüzünden ete öyle aç kaldı ki, vergilere rağmen almak zorunda kaldı. Bu çelişki, fiyatları sürekli gergin bir dengede tuttu.

Aşağıdaki tablo piyasayı hareket ettiren temel kuvvetleri bir arada gösteriyor.

Etken Fiyata etkisi
Mısır ve soya pahalanması Maliyet artar, arz kısılır, fiyat yükselir
Çin talebinin canlanması İhracat patlar, fiyat sıçrar
Afrika domuz vebası salgını Arz çöker, küresel fiyat altüst olur
Sonbahar kesim dalgası Arz artar, fiyat geriler
Yaz mangal sezonu Talep güçlenir, fiyat destek bulur

Bu tablodaki her satır aslında ayrı bir hikaye, ama hepsi aynı yerde buluşuyor. Chicago'daki ekranda yanıp sönen pound başına sent rakamında.

Riskler ve oynaklık

Lean Hogs, emtia dünyasının en oynak sözleşmelerinden biri sayılıyor. Bunun nedeni canlı bir hayvanla uğraşıyor olmamız. Petrolü ya da altını depolayıp beklersin, ama domuz büyümeye devam eder, hastalanır, yem yemeye devam eder. Yani arz tarafı son derece esnek değil. Bir hastalık çıktığında milyonlarca hayvan birkaç hafta içinde yok olabiliyor.

Talep tarafı da en az o kadar dalgalı. Tüketici alışkanlıkları, sağlık trendleri, dini bayramlar, hatta bir ülkedeki ekonomik kriz bile domuz eti talebini sallıyor. Bütün bu değişkenler bir araya gelince fiyat kısa sürede yüzde 20 yukarı ya da aşağı gidebiliyor.

Bu yüzden domuz piyasasında oynayan herkes hedge yani riskten korunma araçlarını yakından kullanıyor. Çiftçi gelecekteki satışını sabitlemek, et işleyici ise alım maliyetini öngörmek için vadeli sözleşmelere başvuruyor. Spekülatör için fırsat, üretici için sigorta. Aynı sözleşme iki tarafa da hizmet ediyor.

Geleceğe bakış

Domuz piyasasının önümüzdeki yıllardaki seyrini birkaç büyük tema belirleyecek. Birincisi yine Çin. Ülke domuz üretimini büyük entegre çiftliklerle yeniden inşa ediyor ve hastalık kontrolünde daha disiplinli davranmaya çalışıyor. Çin kendine yettikçe ithalat iştahı azalıyor, bu da dünya fiyatlarına aşağı yönlü baskı yapıyor.

İkincisi hastalık riski hiç bitmiyor. Afrika domuz vebası hala ortalıkta ve bir aşı çalışması sürse de henüz kesin bir çözüm yok. Virüs her an yeni bir bölgede patlak verebilir ve piyasa bunu fiyatlamaya devam ediyor.

Üçüncüsü ise daha yapısal bir mesele. Alternatif proteinler, kümes hayvanı tüketimindeki artış ve sürdürülebilirlik baskıları uzun vadede domuz etinin payını sınırlayabilir. Ama bu yavaş işleyen bir trend. Dünya nüfusu ve gelir arttıkça et talebi de büyümeye devam ediyor, dolayısıyla domuz eti yakın gelecekte küresel sofradaki yerini koruyacak gibi görünüyor.

Sonuçta Lean Hogs sözleşmesi, basit bir domuz fiyatından çok daha fazlası. İçinde tarım politikası, hastalık ekolojisi, Çin'in iştahı, mısır tarlalarının verimi ve milyarlarca insanın yemek tercihi saklı. Chicago'daki o sayıya baktığında aslında bütün bu dünyaya bakıyorsun.

hayvancılık

Emtia Sözlüğü