İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

DRI / HBI (Demir Sünger)

Hurda kıtlığı çeken çelikçinin imdadına yetişen, ama enerji faturasına göbekten bağlı tuhaf bir demir.

DRI / HBI (Demir Sünger)
Künye
ÜrünDRI ve HBI (demir sünger)
DeğerlemePlatts (CFR çeşitli)
Birimton başına dolar
Girdidoğal gaz veya hidrojen + DR-pelet

Demir cevherini eritmeden, fırının içinde sıvı hale getirmeden demire çevirebileceğinizi söylesem ne dersiniz? İşte direkt indirgenmiş demir tam olarak bunu yapar. Cevheri yüksek fırında kömürle eritip pik demir çıkarmak yerine, peletleri sıcak gaz akımının içinden geçirir ve içindeki oksijeni söküp atar. Geriye gözenekli, süngerimsi, demir bakımından zengin bir topak kalır. Adı da buradan geliyor zaten, demir sünger. İngilizce kısaltmasıyla DRI, yani direct reduced iron.

Bu sünger havayla buluşunca yeniden paslanmaya, hatta tutuşmaya meraklı çıkar. O yüzden onu sıkıştırıp briket haline getirirler ki gemiye yüklenebilsin, denizi aşsın, depoda öylece dursun. İşte o sıkıştırılmış versiyonun adı HBI, sıcak briketlenmiş demir. İkisi aynı ailenin iki yüzü, biri tesisin yanında üretilip hemen kullanılan, diğeri dünyanın öbür ucuna taşınabilen.

Hurdanın temiz akrabası

Elektrik ark ocağında çelik yapmanın klasik yolu hurda eritmekten geçer. Eski arabalar, sökülen binalar, fabrika kırpıntıları bir potada toplanır, elektrikle eritilir, yeni çelik dökülür. Ucuz ve hızlı yöntem. Ama bir sorun var, hurda her zaman temiz gelmiyor. İçinde bakır, kalay, çinko gibi istenmeyen elementler birikiyor. Bunlar çeliğin içinde kalıcı leke gibi davranır, eritmekle gitmezler, üst üste binerler. Otomotiv sacı ya da içecek kutusu gibi yüksek kaliteli ürün isteyen üretici bu kirlilikle baş edemez.

DRI işte burada devreye giriyor. Cevherden geldiği için içinde bu safsızlıklar yok denecek kadar az. Çelikçi potasına bir miktar demir sünger atınca, hurdanın içindeki kirliliği seyreltmiş oluyor. Yüzde yüz hurdayla yapamayacağınız temizlikte çeliği, araya DRI katarak yakalıyorsunuz. Bu yüzden ona çoğu zaman hurda seyreltici diyorlar. Ocağa giren temiz girdi, çıkan çeliğin kalitesini yukarı çekiyor.

Fırının içinde ne oluyor

Olayın kalbinde basit bir kimya yatıyor. Demir cevheri aslında demirin oksijenle yapışmış hali, yani demir oksit. Demir elde etmek için o oksijeni koparıp atmanız gerekiyor. Yüksek fırın bunu kok kömürüyle yapar ve cevheri eritir. Direkt indirgeme ise eritmeden, daha düşük sıcaklıkta hallediyor.

Peletler dikey bir şaft fırınına dökülüyor. Aşağıdan yukarı doğru sıcak bir gaz akımı yükseliyor. Bu gazın içinde hidrojen ve karbonmonoksit var. Gaz yukarı çıkarken peletlerin içindeki oksijene yapışıp onu çekip alıyor. Cevher hiç sıvı hale gelmeden, katı haldeyken demire dönüşüyor. İşlem bitince fırının dibinden o gözenekli demir sünger boşalıyor. Eritme yok, dolayısıyla yüksek fırının o devasa enerji ve kömür iştahı da yok.

Doğal gaz mı, hidrojen mi

İşin püf noktası o indirgeyici gazı nereden bulduğunuz. Yıllardır hakim olan yöntem doğal gazı kullanmak. Metanı parçalayıp hidrojen ve karbonmonoksit karışımı elde ediyorsunuz, bu karışım da cevherdeki oksijeni alıyor. Ortaya çıkan atık ise büyük oranda su buharı ve karbondioksit. Yani yüksek fırına kıyasla çok daha az karbon salıyor, ama sıfır değil. Doğal gazın içindeki karbon yine de havaya gidiyor.

Asıl heyecan ikinci yolda saklı, indirgeyici gaz olarak saf hidrojen kullanmak. Eğer o hidrojeni rüzgar ya da güneş elektriğiyle, suyu parçalayarak üretirseniz, indirgeme sonunda atık olarak yalnızca su buharı çıkıyor. Karbon yok. Demir üretiminin en kirli adımı temiz hale geliyor. Yeşil çelik dedikleri rüyanın temelinde bu duruyor, hidrojenle indirgenmiş demir sünger ve onun ardından yeşil elektrikle çalışan ark ocağı.

Tabii teori ile pratik arasında koca bir fatura var. Yeşil hidrojen hala pahalı, üretim altyapısı yeni kuruluyor. Bir de geçiş dönemi numarası var, bazı yeni tesisleri baştan hem doğal gazla hem hidrojenle çalışabilecek şekilde kuruyorlar. İlk yıllarda gazla çalışırlar, yeşil hidrojen bollaşıp ucuzladıkça yavaş yavaş ona geçerler. Böylece üretici hidrojenin hazır olmasını beklemeden tesisi devreye alıyor, ama gelecekteki temiz yola da kapıyı açık tutuyor. Yön belli, sektör o tarafa bakıyor.

Taşınabilir demir, HBI'ın marifeti

DRI'ın bir kusuru, üretildiği yerde tüketilmek istemesi. Gözenekli yapısı havadaki nemle tepkimeye girmeye çok hevesli, depoda bekletirseniz ısınır, kötü senaryoda tutuşur. Gemiyle okyanus aşırı taşımak başlı başına dert.

HBI bu sorunu çözmek için doğdu. Sıcak demir süngeri yüksek basınçla preslersiniz, yoğun yastık şeklinde briketler çıkar. Briketin yüzeyi küçülünce havayla teması azalır, içeri girecek nem azalır, malzeme kararlı hale gelir. Artık onu istediğiniz limana yollayabilirsiniz. Bu yüzden ucuz doğal gazı olan ülkeler, mesela Körfez bölgesi ya da Rusya, kendi gazlarıyla HBI üretip hurdası kıt ülkelere satabiliyor. Demir sünger böylece uluslararası ticareti olan bir emtiaya dönüşüyor. Fiyatları da Platts gibi kuruluşlar farklı varış limanları için CFR bazında, ton başına dolarla yayımlıyor.

Her şey DR-pelete bağlı

Burada çoğu kişinin atladığı bir bağımlılık var. Direkt indirgeme her cevherle çalışmıyor. Sıradan demir cevheri ya da yüksek fırın için yapılan normal pelet bu işe uygun değil. Şaft fırınının istediği özel bir ürün var, DR-pelet, yani direkt indirgeme kalitesinde pelet. Bunun demir içeriği çok yüksek olmalı, silika ve alümina gibi safsızlıkları çok düşük olmalı.

Sorun şu ki dünyada bu kalitede cevher sınırlı. Pelet üreticilerinin büyük kısmı yüksek fırın için orta kaliteyi basıyor. DR-pelet üretebilen az sayıda maden ve tesis var. Yeşil çelik dalgası büyüdükçe herkes aynı anda DR-pelete koşacak, ama arz o hızda artmıyor. Bir tesisi hidrojen DRI'a göre kurarsınız, ama besleyecek temiz peleti bulamazsanız makine boşta kalır. Sektörün sessiz darboğazı tam burada.

Bu darboğaz fiyata da yansıyor. DR-pelet, sıradan peletin üzerine bir prim biniyor ve bu prim talep ısındıkça kabarıyor. Madenciler de bunu görüyor, yeni yüksek tenörlü cevher yatakları arıyor, eski tesisleri zenginleştirme üniteleriyle güncelliyor. Ama maden açmak yıllar süren bir iş. Çelik üreticisi yeşil dönüşüm planını bugün yapıyor, peleti besleyecek maden ise belki beş altı yıl sonra hazır oluyor. Bu zaman farkı önümüzdeki dönemde gerilim yaratacak başlıca konulardan biri.

Enerji faturasının insafına kalmak

DRI üretiminin can damarı enerji. Doğal gaz bazlı tesiste maliyetin önemli kısmını gaz oluşturuyor. Gaz ucuzken bu yöntem hurdayla rahat yarışıyor, hatta önüne geçiyor. Ama gaz fiyatı tavan yapınca demir sünger pahalı bir keyfe dönüşüyor. Tesis sahibi bir bakıyor ki üretmek yerine durmak daha mantıklı. Bu kırılganlık 2022'de tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Piyasa hafızası. 2022'de Avrupa enerji krizi doğal gaz fiyatını fırlatınca gaz bazlı DRI ve HBI üretmek aniden pahalılaştı. Bazı tesisler maliyet tutmadığı için üretimi kıstı, hatta durdurdu. Aynı dönemde ironik bir şey oldu, enerji şoku herkesi geleceğin çözümüne itti ve hidrojenle çalışan yeşil DRI yatırımları hız kazandı. H2 Green Steel ve Salzgitter gibi oyuncuların hidrojen projeleri bu dalgada öne çıktı.

O kriz iki yönlü bir ders verdi. Bir yandan gaza bağımlı üretimin ne kadar savunmasız olduğunu gösterdi. Öte yandan fosil yakıttan kopma isteğini iyice körükledi. Yani aynı şok hem mevcut modeli vurdu hem de geleceğin modeline yatırım çekti.

Yeşil çeliğin omurgası

Çelik üretimi dünyanın en çok karbon salan sanayilerinden biri. Yüksek fırın kömürle çalışıyor ve her ton çelik için bol miktarda karbondioksit çıkıyor. Avrupa karbon fiyatlaması sıkılaştıkça, üreticiler bu faturadan kaçmanın yolunu arıyor.

İşte hidrojen DRI bu kaçışın ana hattı. Plan basit anlatılıyor. Kömürlü yüksek fırını emekliye ayır, yerine hidrojenle indirgeme tesisi kur, çıkan demir süngeri yeşil elektrikli ark ocağında erit. Böylece zincirin başından sonuna karbon en aza iner. İsveç, Almanya ve birkaç başka ülkedeki büyük projeler tam bu mantıkla ilerliyor. Demir sünger, on yıllardır hurdanın yardımcısı olarak görülen bu mütevazı malzeme, birden temiz çelik dönüşümünün omurgası haline geldi.

Yatırımcı gözüyle ne anlama geliyor

Demir süngerin fiyatını izlerken üç şeye birden bakmak gerekiyor. Birincisi demir cevheri, çünkü hammadde oradan geliyor ve özellikle DR-pelet primi cevher piyasasına bağlı. İkincisi enerji, yani doğal gaz fiyatı ya da ileride yeşil hidrojen maliyeti. Üçüncüsü hurda fiyatı, çünkü DRI ile hurda ark ocağında birbirinin yerine geçen rakipler. Hurda pahalanınca DRI cazipleşir, hurda ucuzlayınca tersi olur.

Bu üçgen demir süngeri ilginç bir gösterge yapıyor. Çelik talebinin nabzını, enerji piyasasının gerilimini ve yeşil dönüşümün hızını aynı anda yansıtıyor. HBI'ın deniz aşırı ticareti büyüdükçe fiyat hareketleri de daha görünür hale geliyor. Hurdası kıt ama gazı bol ülkeler satıcı, temiz çelik peşindeki sanayi ülkeleri alıcı tarafında duruyor. Bu denklemin nasıl evrildiğini izlemek, çelik sektörünün önümüzdeki yıllarda nereye gittiğini okumanın en sade yollarından biri.

Emtia Sözlüğü