| Künye | |
| Borsa | CBOT (CME Group) |
| Kontrat | 60.000 pound |
| Birim | pound başına sent |
| Kullanım | gıda yağı + biyodizel |
| İkame | palm, kanola yağı |
Soya fasulyesini ezdiğinizde iki şey çıkar. Biri küspe, hayvan yemine giden o protein dolu kek. Diğeri yağ, açık sarı, akışkan, kızartmadan margarine kadar mutfağın her yerinde. Yıllarca soya yağı bu işin yan ürünü gibi görüldü. Asıl değerli olan küspeydi, yağ ise ezme tesisinden çıkan ek bir gelir kalemiydi. Sonra biyodizel ve yenilenebilir dizel sahneye girdi, aynı yağı şimdi de rafineriler istedi. O günden sonra soya yağı mutfakla benzin istasyonu arasında sıkışan, beklenmedik biçimde gergin bir emtia oldu.
Ne işe yarar, nerede biter
Soya yağının iki büyük ayağı var. Birincisi gıda. Kızartma yağı olarak, salata soslarında, margarin ve mayonezde, paketli gıdaların neredeyse hepsinde karşınıza çıkar. Amerika Birleşik Devletleri'nde tüketilen bitkisel yağın büyük kısmı soyadan gelir, çünkü ülke devasa bir soya üreticisi ve ezme altyapısı oturmuş durumda.
İkinci ayak yakıt. Soya yağını işleyince biyodizel ya da daha gelişmiş haliyle yenilenebilir dizel elde edilir. Yenilenebilir dizel kimyasal olarak normal motorinin neredeyse aynısı, motorda ayrım yapılmadan yanar. Bu yüzden talep son yıllarda fırladı. Rafineriler eski tesisleri dönüştürüp soya yağını hammadde olarak emmeye başladı. Mutfaktaki tencere ile yoldaki kamyon aynı varili paylaşır hale geldi.
Sözleşmenin künyesi
Soya yağı Chicago Ticaret Borsası'nda işlem görür, yani CME Group çatısı altındaki CBOT'ta. Bir vadeli sözleşme 60.000 poundluk yağı temsil eder. Fiyatlama pound başına sent üzerinden yapılır. Örneğin yağ 50 sent seviyesindeyse, bir sözleşmenin kaba değeri 30.000 dolar civarına gelir.
Bu rakamlar kulağa teknik gelse de mantığı basit. Bir ezme tesisi gelecekteki üretimini bugünden satabilmek, bir gıda üreticisi ya da rafineri ise gelecekteki ihtiyacını bugünden kilitlemek ister. Vadeli sözleşme tam da bunu sağlar. Fiyat riski havada uçuşurken iki taraf da kendini bir yere bağlamak ister.
Bitkisel yağ kompleksi hepsi akraba
Soya yağı tek başına yaşamaz. Dünyanın bitkisel yağ piyasası birbiriyle yer değiştirebilen yağlardan oluşan büyük bir aileye benzer. Palm yağı bu ailenin en büyük üyesi, Endonezya ve Malezya'dan akan ucuz ve bol bir kaynak. Kanola, Kanada ve Avrupa'nın gözdesi. Ayçiçeği yağı Karadeniz havzasından, özellikle Ukrayna ve Rusya'dan gelir.
Bunlar birbirinin ikamesi. Palm yağı pahalanırsa gıda üreticisi reçeteyi soyaya kaydırır, soya kısılırsa kanolaya geçer. Bu esneklik fiyatları birbirine bağlar. Bir yağda yaşanan arz şoku dalga gibi yayılır, çünkü alıcılar hemen yan komşuya koşar. Soya yağını anlamak için bu yüzden tek başına bakmak yetmez, tüm kompleksi izlemek gerekir.
Bu akrabalığın bir de coğrafi yüzü var. Ukrayna savaşı ayçiçeği yağı akışını bozduğunda alıcılar palm ve soyaya yöneldi, ikisinin de fiyatı yukarı çekildi. Birinin derdi hepsinin derdi olur.
Crush, yağ ve küspe nasıl doğar
Soya yağının fiyatını anlamak için önce crush'ı, yani ezme işlemini anlamak gerekir. Bir kile soya fasulyesi ezildiğinde belli oranda küspe ve belli oranda yağ çıkar. Ezme tesisinin karı, fasulye için ödediği para ile çıkan küspe ve yağdan kazandığı para arasındaki farktan doğar. Buna ezme marjı denir.
Burada ilginç bir denge var. Yağ ve küspe aynı fasulyeden geldiği için, ikisinin talebi her zaman aynı yönde gitmez. Hayvan yemi talebi güçlüyse küspe çeker, biyoyakıt talebi güçlüyse yağ çeker. Tesis fasulyeyi ezmeye karar verdiğinde her ikisini de üretmek zorunda. Yani biri için ezmek istediğinde diğeri de istese de istemese de ortaya çıkar.
BOHO spread, yağ mı küspe mi
Piyasacılar bu ilişkiyi takip etmek için BOHO adını verdikleri bir orana bakar. İsmi soya yağı ile soya küspesinin İngilizce kısaltmalarından gelir. Bu spread, ezilen fasulyeden çıkan değerin ne kadarının yağdan, ne kadarının küspeden geldiğini gösterir.
Eski günlerde küspe baskındı, yağ üvey evlat gibiydi. Ezme tesisleri esas parayı yemden kazanır, yağı yan gelir sayardı. Yenilenebilir dizel patladıkça denge değişti. Yağın payı yükseldi, bazı dönemlerde ezme kararını artık yağ talebi belirler oldu. BOHO spread'in bu kayması, soya kompleksinin kalbinde yaşanan büyük değişimi tek bir rakamda özetler. Yem mi yakıt mı sorusunun cevabı bu oranda saklı.
Yenilenebilir dizel dalgası
Asıl hikaye yenilenebilir dizelde. Amerika ve başka ülkeler ulaşımdaki karbonu azaltmak için teşvikler getirdi, krediler tanımladı. Rafineriler matematiği gördü. Soya yağını işleyip yenilenebilir dizele çevirmek hem yasal teşvikten yararlanmak hem de yeni bir pazar yakalamak demekti.
Bunun üzerine yeni tesisler kuruldu, eski petrol rafinerileri dönüştürüldü. Beklenen yağ talebi gerçek satın almalardan çok daha hızlı büyüdü. Piyasa, henüz tam çalışmaya başlamamış kapasitenin gelecekte yutacağı yağı fiyatlamaya başladı. Soya yağı bir anda enerji piyasasının uydusu gibi davranmaya başladı, ham petrol ve motorin fiyatlarına gözünü dikti. Mutfak rafıyla rafineri vanası aynı sinyale tepki verir oldu.
Gıda mı yakıt mı, aynı yağ iki müşteri
İşte gerilim tam burada. Soya yağı arzı sınırlı, talep ise iki cepheden geliyor. Bir tarafta kızartma yapan lokanta, margarin üreten fabrika, mutfaktaki tüketici. Diğer tarafta yenilenebilir dizel üreten rafineri. İkisi de aynı sarı sıvıyı istiyor.
Yakıt talebi devreye girdiğinde gıda fiyatı da yükselir, çünkü yağ tek bir havuzdan akar. Rafineri daha yüksek fiyat ödemeye razıysa, gıda üreticisi de o fiyata yetişmek zorunda kalır ya da palm gibi başka bir yağa kaçar. Bu yüzden enerji politikası, vergi kredileri ve biyoyakıt hedefleri artık doğrudan mutfak masrafına dokunur. Soya yağının fiyatı sadece tarımla değil, enerji ve iklim politikasıyla da belirlenir hale geldi.
Piyasa hafızası. 2021 ile 2022 arasında yenilenebilir dizel kapasitesi hızla büyürken Endonezya palm yağı ihracatını yasakladı. Dünyanın en büyük yağ kaynağı bir anda kuruyunca bütün bitkisel yağ kompleksi yukarı sıçradı. Soya yağı pound başına o güne dek görülmemiş rekor seviyelere tırmandı, gıda ile yakıt aynı yağ için açıkça yarıştı.
O dönemden ne öğrenildi
2022 yazındaki o tırmanış soya yağına bakış açısını kalıcı olarak değiştirdi. Yağın artık tarımsal bir yan ürün değil, kendi başına aranan bir hammadde olduğu görüldü. Bir ada ülkesinin ihracat kararı, binlerce kilometre uzaktaki bir gıda üreticisinin maliyetini günler içinde değiştirebiliyordu. Üstelik bu sefer fiyat sadece tarlanın değil, rafinerinin de talebini taşıyordu, bu yüzden tepe daha sert oldu.
Endonezya yasağı sonunda kaldırdı, fiyatlar geri çekildi. Ama akıllarda kalan şey kalıcı oldu. Bitkisel yağ piyasasının ne kadar ince bir ipte yürüdüğü, tek bir politika kararının zinciri nasıl gerebileceği herkesçe anlaşıldı. O günden sonra tüccarlar Endonezya'nın her açıklamasını, Amerika'nın her biyoyakıt hedefini daha dikkatli okur oldu.
Fiyatı kim oynatır
Soya yağını izleyenler birkaç ana sürücüye bakar. Önce hava ve hasat. Amerika ve Brezilya'daki soya rekoltesi bol gelirse yağ da bollaşır, fiyat geriler. Kuraklık ya da sel hasadı vurursa zincir hemen gerilir.
Sonra enerji tarafı. Ham petrol pahalıysa yenilenebilir dizel daha cazip olur, yağ talebi artar. Biyoyakıt politikaları, vergi kredileri ve karıştırma zorunlulukları talebi doğrudan büyütür ya da kısar. Bir de komşu yağlar var. Palm yağı ucuzlarsa alıcılar oraya kayar ve soyanın üstündeki baskı azalır.
Son olarak para birimi ve ticaret akışları. Brezilya ya da Arjantin'in kuru zayıfladığında o ülkelerin yağı dünya pazarında ucuzlar, Amerika yağına rakip olur. Arjantin dünyanın en büyük soya yağı ihracatçısı, o yüzden oradaki bir liman grevi ya da vergi değişikliği bile fiyatı dalgalandırır. Bütün bu kuvvetler aynı anda iter çeker, soya yağının grafiği de bu yüzden hareketli kalır.
| Sürücü | Etki yönü |
|---|---|
| Bol soya hasadı | Fiyat aşağı |
| Yüksek ham petrol | Fiyat yukarı |
| Palm yağı ucuzlaması | Fiyat aşağı |
| Yeni RD kapasitesi | Fiyat yukarı |
Neden takip etmeye değer
Soya yağı küçük görünen ama bağlantıları geniş bir emtia. Bir ucu tarlada, soya fasulyesinin ekiminde. Bir ucu mutfakta, kızartma tavasında. Bir ucu da enerji politikasında, iklim hedeflerinde, vergi kredilerinde. Bu üç dünyanın kesiştiği yerde durur.
O yüzden bir gıda fiyatı haberini, bir biyoyakıt tartışmasını ya da Güneydoğu Asya'dan gelen bir ihracat kararını okuduğunuzda, aslında çoğu zaman aynı sarı sıvıdan bahsediliyor olur. Soya yağını anlamak, modern emtia piyasalarının ne kadar iç içe geçtiğini anlamanın en güzel yollarından biri.