İçeriğe geç
Fiyatlar yükleniyor...

Occidental Petroleum

Permian Havzası'nın en agresif oyuncusu, devasa bir satın almanın borcuyla boğuşurken hem Warren Buffett'ın bahsini hem de havadan karbon yakalama kumarını sırtlanan o inatçı petrol devi.

Occidental Petroleum
Künye
Kuruluş1920
MerkezHouston, Teksas
BorsaNYSE: OXY
Ana emtiaPetrol, doğal gaz, petrokimya
BölgePermian Havzası, Ortadoğu
Öne çıkanKarbon yakalama (1PointFive)

Amerikan kaya petrolünün kalbine, yani Teksas'ın batısındaki o uçsuz bucaksız Permian Havzası'na bakarsanız, orada herkesten daha cesur, kimi zaman da herkesten daha pervasız davranan bir şirket görürsünüz. Adı Occidental Petroleum. Piyasada çoğu kişi onu kısaca OXY diye anar, çünkü hisseleri New York borsasında tam da bu kodla el değiştirir. Kökleri 1920'lere uzanıyor, bugün merkezini Teksas'ın enerji başkenti Houston'da tutuyor. İşi ilk bakışta diğer büyük Amerikan üreticilerinden farklı görünmez. Yerden ham petrol ve doğal gaz çıkarır, bir yandan da petrokimya tarafında kimyasal üretir. Ama bir piyasa oyuncusu gözünden bakınca Occidental'ı sıradan bir üretici saymak büyük hata olur. Bu şirket, bir avuç dolar uğruna sektörün en büyük kumarlarına oturmaktan çekinmeyen, defterine hem dev bir borç hem de geleceğe dönük çılgın bir bahis yazmış bir karakter.

Bir asra yayılan iniş çıkışlı geçmiş

Occidental'ın hikayesi yüz yılı aşıyor ama şirketi bugünkü kişiliğine kavuşturan asıl figür Armand Hammer adında renkli bir iş insanı oldu. Yarım yüzyıla yakın koltukta oturdu ve neredeyse batmaya yüz tutmuş küçük bir petrol firmasını uluslararası bir oyuncuya dönüştürdü. Kaliforniya'daki keşiflerden Kuzey Afrika'nın çöllerine, Hammer döneminde şirket her yere uzandı. Bu erken dönem Occidental'ın damarına bir şey işledi. Büyük risk almak, kimsenin gitmediği yere gitmek, gerektiğinde devlerle aynı masaya kart sürmek.

O günlerden bugüne çok şey değişti ama temel mizaç kaldı. Şirket onlarca yıl boyunca portföyünü budadı, sattı, yeniden kurdu. Bir dönem dünyanın dört bir yanına yayılmış varlıkları vardı, sonra bunların çoğunu elden çıkarıp ağırlığını iki yere verdi. Bir yanda Amerika'nın iç kesimindeki kara sahaları, öbür yanda Ortadoğu'daki üretim anlaşmaları. Bu sadeleşme şirketi daha okunabilir kıldı ama iştahını hiç dindirmedi.

Permian'da herkesten daha derine

Occidental denince akla gelen ilk yer Permian Havzası. Bu havza, Teksas ile New Mexico arasına yayılan ve son on beş yılda Amerika'yı yeniden dünyanın en büyük petrol üreticisi yapan o efsanevi kaya formasyonu. Burada yüzlerce şirket faaliyet gösterir ama Occidental, havzanın en köklü ve en geniş arazi sahiplerinden biri olarak öne çıkar. Yıllar içinde topladığı geniş ruhsat ağı, ona havzanın tam göbeğinde rakiplerinin imreneceği bir konum kazandırdı.

Şirketin Permian'daki gücü yalnızca toprağın büyüklüğünden gelmiyor. Occidental, yerden daha fazla petrol söküp almak için karbondioksit enjeksiyonu denen bir tekniği on yıllardır uyguluyor. Kuyuya basılan gaz, kayanın içine sıkışmış petrolü dışarı iter. Bu yöntemde Amerika'nın en deneyimli oyuncularından biri. İşte bu birikim, şirketin ileride anlatacağımız karbon bahsiyle de doğrudan bağlanıyor, çünkü karbonu yer altında tutma işini zaten yıllardır yapıyor.

Anadarko kapışması ve devasa kumar

Şimdi şirketin tüm yörüngesini değiştiren ana sahneye geliyoruz. 2019 yılında Amerikan petrol dünyası, yılların en sert satın alma savaşlarından birine sahne oldu. Hedef, Permian'da çok değerli arazilere sahip Anadarko Petroleum şirketiydi. Önce sektörün devi Chevron masaya oturdu ve bir anlaşmaya vardı. Çoğu kişi işin bittiğini düşünürken Occidental sahneye çıktı ve çok daha yüksek bir teklifle Chevron'un önünü kesti.

Bu, ölçek bakımından kendinden çok daha büyük bir rakibe meydan okumaktı. Occidental, bu kapışmayı kazanmak için elindeki her şeyi ortaya koydu, hatta fazlasını. Teklifi finanse edebilmek için ağır bir borcun altına girdi. Anlaşma sonunda tamamlandı, Anadarko Occidental'ın oldu ama şirketin bilançosu bir anda devasa bir yükle doldu.

Piyasa hafızası. 2019'da Occidental, Permian'ın kıymetli arazilerine sahip Anadarko'yu satın almak için doğrudan Chevron'un karşısına dikildi ve daha yüksek teklifle anlaşmayı kaptı. Bu zafer şirkete ağır bir borç yükü getirdi. Hamleyi finanse edebilmek için Warren Buffett'ın Berkshire Hathaway'inden büyük bir imtiyazlı hisse yatırımı aldı ve bu ortaklık şirketin kaderini yıllarca etkiledi.

Buffett bahsi ve omuzdaki yük

Bu satın almanın en çarpıcı yanı, dünyanın en ünlü yatırımcısını sahneye çıkarmasıydı. Occidental, Anadarko için gereken parayı toparlamak amacıyla Warren Buffett'ın holdingi Berkshire Hathaway'e başvurdu. Buffett 10 milyar dolar civarında bir imtiyazlı hisse yatırımı yaptı. Bu kağıtlar şirkete her yıl yüksek bir temettü ödeme yükümlülüğü getiriyordu. Yani Occidental, borcunun yanına bir de Buffett'a düzenli ödenmesi gereken kalın bir fatura eklemiş oldu.

Sonrasında işler daha da ilginçleşti. Buffett bu yatırımı yaptıktan bir süre sonra şirketin sıradan hisselerini de toplamaya başladı ve Berkshire, Occidental'ın en büyük ortaklarından biri haline geldi. Piyasada herkes Buffett'ın bu şirkete neden bu kadar güvendiğini tartıştı. Dünyanın en temkinli yatırımcısının, borca boğulmuş bir petrol üreticisine bu ölçüde bağlanması, Occidental'a ister istemez bir güven mührü vurdu. Bugün şirket hakkında konuşan hiç kimse Buffett'ın gölgesini dışarıda bırakamıyor.

Borç tarafı ise yıllar süren bir maraton oldu. Şirket pandemi döneminde petrol fiyatları dibe vurunca temettüsünü kesmek ve varlık satmak zorunda kaldı. Sonraki yıllarda fiyatlar toparlayınca eline geçen nakdin büyük kısmını borcu eritmeye yatırdı. Bu disiplin yavaş yavaş işe yaradı ama Anadarko kumarının izi bilançoda uzun süre durdu.

Petrokimya ayağı sessiz ama sağlam

Occidental denince akla hep petrol gelse de şirketin daha az konuşulan bir kanadı var. OxyChem adıyla yürüttüğü petrokimya işi. Burada klor, kostik soda ve PVC gibi sanayinin temel kimyasallarını üretir. Bu ürünler inşaattan su arıtmaya, plastikten temizlik malzemesine kadar geniş bir alanda kullanılır.

Bu kanadın değeri, petrol fiyatları çalkalandığında ortaya çıkar. Ham petrol ucuzladığında üretim tarafı zorlanırken kimyasal işi çoğu zaman daha istikrarlı bir nakit akışı sağlar. Yani petrokimya, şirketin tek bacaklı bir emtia oyuncusu olmamasını sağlayan bir denge unsuru. Piyasa Occidental'ı çoğunlukla bir petrol hikayesi olarak okur ama bu sessiz kimya ayağı, dalgalı dönemlerde defteri ayakta tutan bir tampon görevi görür. Şirket zaman zaman bu işi satıp satmamayı tartıştı ama elinde tutmayı sürdürdü, çünkü kötü günlerde değerini en çok bu istikrarlı gelir gösteriyor.

Havadan karbon yakalama kumarı

Şimdi şirketin ikinci büyük bahsine geliyoruz ki bu, geleceğe dönük en cüretkar adımı. Occidental, doğrudan hava yakalama denen bir teknolojiye büyük bir iddiayla girdi. 1PointFive adını verdiği iş kolu üzerinden, atmosferden karbondioksiti çekip yer altında kalıcı olarak depolayan dev tesisler kurmayı hedefliyor. Teksas çöllerinde bunun ilk büyük örneklerini inşa ediyor.

Mantık ilk bakışta tuhaf görünebilir. Bir petrol şirketi neden havadaki karbonu temizlemeye milyarlar harcasın. Cevap, şirketin kendi geçmişinde saklı. Occidental zaten karbondioksiti yer altına basıp orada tutma işinde Amerika'nın en deneyimli oyuncusu. Yani bu teknoloji, onun için sıfırdan öğrenilecek bir alan değil, var olan becerinin yeni bir kullanımı. Şirket bu işten iki türlü kazanç umuyor. Bir yandan yakaladığı karbonu kuyulara basıp daha fazla petrol çıkarmayı, öbür yandan başka firmalara karbon temizleme hizmeti satmayı planlıyor.

Bu ikili bahis, Occidental'ı sektördeki diğer üreticilerden ayıran asıl çizgi. Şirket bir yandan en bildik işini, yani petrol çıkarmayı en agresif biçimde sürdürürken, öbür yandan iklim çağında ayakta kalmanın yolunu kendi sahasında arıyor. Bu strateji büyük bir bahis çünkü doğrudan hava yakalama henüz pahalı ve ölçeklenmesi zor bir teknoloji. Tutarsa Occidental, petrolün ötesinde yepyeni bir gelir kapısı açmış olacak. Tutmazsa, defterine yazdığı yatırımlar geri dönmeyebilir.

Bir piyasa oyuncusu bu şirketi nasıl okur

Occidental'ı anlamak için onu üç ayrı bahsin üst üste bindiği bir yapı olarak görmek gerekiyor. Birincisi Permian. Şirketin nakit akışı doğrudan kaya petrolünün ne kadar verimli çıkarıldığına bağlı. Petrol fiyatı yükseldiğinde bu güçlü arazi konumu hızla kazanca dönüşür, düştüğünde ise borç yükü daha da ağırlaşır.

İkincisi sermaye yapısı. Anadarko'dan kalan borç ve Buffett'a olan imtiyazlı hisse yükümlülüğü, şirketin elini uzun süre bağladı. Yatırımcılar her bilançoda önce bu yükün ne kadar eridiğine bakar. Buffett'ın hisse toplamayı sürdürüp sürdürmediği de piyasada her seferinde haber olur.

Üçüncüsü karbon. 1PointFive tarafı bugün şirketin gelirinde küçük bir yer tutsa da, asıl önemi geleceğe dair verdiği işarette. Occidental, fosil yakıt çıkaran bir devin iklim dünyasında nasıl konumlanabileceğine dair en iddialı denemelerden birini yürütüyor. Devlet teşvikleri ve karbon kredisi piyasası bu hesabın tutup tutmamasında belirleyici rol oynayacak, çünkü teknolojinin maliyeti hala yüksek. Bu yüzden onu izleyen biri, hem varilin fiyatını hem borcun seyrini hem de karbon kumarının tutup tutmadığını aynı anda takip etmek zorunda. Üç ibre birden hareket eden, az bulunur bir petrol oyuncusu bu.

ABD

Nucor