ABD Venezuela'daki petrollere el koymaya başladı. Venezuelada bekleyen 50 milyon varil petrolü rafine edip piyasaya sürecekler. ABD bundan sonra da Venezuela petrolünü kendi rafinerileri üzerinden işleyip satmayı planlıyor.
ABD Venezuela ile 2 milyar dolarlık petrol anlaşması da yaptı. Trump ABD'li şirketleri Venezuela piyasasına sokacak. Elden edilen gelirin bir kısmı ABD'ye gidecek kalanı ile Venezuela ekonomisi düze çıkacak ardından devletin borçları ödenecek.
Not: Bu borçlar özellikle 20 yıl önce ABD'li şirketlere devletin el koymasından dolayı olanlar.
Venezuela'daki tek fiili çalışan ABD şirketi Chevron. Chevron daha fazla ham petrol talep ediyor. Ayrıca diğer alıcılara da Venezuela petrolü satma hakkı istiyor. Bir nevi yetkili satıcı rolü istiyor.
ABD ayrıca geçmişte mallarına el konulan Exxon Mobil, ConocoPhillips ve Valero'yu da bu sürece dahil etmeye çalışıyor. Hatta Hintli rafineriler bile hak iddia etmişler.
Exxon Mobile bilanço dönemi öncesi kötü haberler var. 4. çeyrekte arama ve üretim karının 800 milyon ila 1.2 milyar dolar arası azalmasını bekliyorlar. Doğalgaz'da kar üzerinde 300 milyon dolar negatif ile 100 milyon dolar pozitif arasında bir etkisi bekleniyor. Yeniden yapılanma yaklaşık 200 milyon dolar daha götürecek. Exxon kazanç raporunu 30 Ocak'ta açıklayacak.
Petrol piyasalarında Venezuela arzı fiyatları düşürdü. Bu Çin'e gidecek petrol tamamen ABD'ye akacak. Bir yandan da ABD, Atlantik'te Rus bayraklı boş bir tankere daha el koydu. Ayrıca rafineri stoklarında da artış var. Talep ise zayıf. Ayrıca eğer Venezuela petrolü piyasaya girerse ABD kaya petrolünün üretimini kırabilir. Bu da orta vadede fiyatlarını arttırabilir.
Rus Lukoil'in uluslararası varlıklarının alımı için Quantum Energy Partners ciddi bir talip. Ama asıl olay teklifin arkasında ABD'li Chevron'un da parmağı olabileceği. Lukoil'in varlıkları için 22 milyar dolar değer biçiliyor. Quantum bu alımı Artemis Energy üzerinden yürütüyor. Bu Artemis ile Chevron arasında bir ortalık var. Anlaşma olursa ikisinin portföye ortak olacağı bekleniyor.
EIA raporunda ABD ham petrol stoklarında 3.8 milyonluk bir düşüş var. Bu düşüşün ana sebebi şirketlerin yıl sonu vergiden kaçmak için depodaki malı boşaltması yani organik bir durum değil. Rafineriler %94.7 kapasiteyle harıl harıl çalışıyor. Özellikle Körfez kıyısındaki tesisler Haziran 2023'ten beri en yüksek tempoda. Benzin ve Dizel stokları ise yılın en yükseğinde. İşlenmiş Talebi ise zayıf bu yüzden stokları yüksek.
Çin Venezuela'a petrolünün ABD'ye akmasıyla alımları İran'a çevirdi. Venezuela petrolünü özellikle Çinli teapot'lar alıyordu. Şunu da söyleyeyim Çin'in eli rahat yaklaşık 75 günlük stokları var. Mart-Nisan'a kadar tedarik krizi yok. Çin'in diğer alternatifleri ise Rusya, Kanada, Brezilya ve Irak petrolü.
Norveç Varlık Fonu BP'den çıkıyor. Portföylerinden BP'nin %25'ini çıkaracaklar kabaca 1 milyar dolarlık bir nakit çıkışı. Satış sonrası BP %3'lük bir düşüş yaşadı.
Irak "Batı Kurna 2" petrol sahasına el koydu. Rus enerji devi Lukoil ile yapılan hizmet sözleşmesindeki maddeler devreye sokuldu ve yönetim fiilen devlete geçti. Sebep ABD ambargosu sonrası Lukoil'in Kasım ayında Mücbir sebep ilan etmesiyle Irak operasyonu devraldı diyebiliriz. Bu hamle sahanın %75'ine sahip olan Lukoil için büyük bir darbe. Bağdat ABD'li şirketlerdense kendisinin devralmasını planlıyor.
Meksika Venezuela'nın aradan çekilmesiyle Küba'nın en büyük tedarikçisi konumuna geldi. İhracatta bir artış yok tarihsel ortalamada, olay sadece Venezuela aradan çıkması. Tabi bu durum okları Meksikaya çevirde özellikle ambargo konusunda ABD'yi kızdırmadan ilerlemeye çalışıyorlar.
Brezilya dizel ithalatı 2025'te tarihi zirveyi gördü. İçeride talep patlaması var, yerel üretim ise düşüşte. Brezilya bunun için biyoyakıtla dizeli harmanlamayı planlamıştı ama ithalatı düşüremedi. Ana ithalatçı hala Rusya ama baskılar sonrası ABD ithalatında yükseliş bekleniyor.
AB - Güney Amerika Mercosur ile 25 yıldır sürüncemede olan ticaret anlaşmasını artık imzalamak istiyor. Çiftçiler ise ayaklandı ancak komisyon Gübre indirimi ile Çiftçileri susturdu.
AB'nin 1 Ocak'ta yürürlüğe giren "Sınırda Karbon Vergisi" konusunda geri adım atılıyor. Çelik ve gübrede karbon salınım için ek vergi getirmişlerdi. Gübre özelinde askıya alınması bekleniyor.
Cuma gününde oylama yapılacak. Eğer İtalya saf değiştirirse, Fransa, Polonya ve Macaristan’ın itirazlarına rağmen anlaşma çoğunluk oyuyla geçebilir. Haftaya da imzalar atılabilir.
ABD buğday üretiminin düşmesi bekleniyor. Özellikle kış buğdayında üretim düşük. Mart ayına kadar kuraklığın devam etmesi bekleniyor. Bu korku piyasayı yukarı itti. Gözümüz kulağımız şimdi Tarım Bakanlığı’nda (USDA). Perşembe günü ihracat rakamlarını açıklayacaklar, ama asıl büyük gün 12 Ocak. O tarihte kış buğdayı ekim alanlarına dair kritik bir rapor gelecek.
Nikel'de son dönemde hızla yükselmesi tersine dönebilir. Gözler Endonezya'da. Hükümet gelirleri artırmak için maden kotalarını kısmıştı. Musluk kısılınca fiyatlar fırladı. Ton başına fiyat 18.800 dolara kadar çıktı ve son 19 ayın zirvesini gördü.
Ama ralli sahte olabilir. Bu yükselişin uzun soluklu olacağını sanmıyorum. Çünkü Endonezya hükümetinin bu kısıtlamayı sürdürmesi çok zor. Piyasada herkes yakında bir "U dönüşü" bekliyor.
Aynısını geçen sene de denediler. Kotayı 200 milyon ton olacak demişlerdi. Baskılar sonrası 300 milyon tona kadar izin vermek zorunda kaldılar.
İşin aslı, piyasada nikel kıtlığı falan yok. Londra Metal Borsası'ndaki stoklar yılbaşından beri %300 artmış durumda.
Bölgedeki tesislerin çoğunu Çinli şirketler kurdu. İşleyecek maden vermiyorum derlerse gelecekteki tüm yatırımlar kesilebilir. Hükümet kendi ayağına sıkmak istemez.
Çin şu sıralar bakır satmaya başladı. Normalde en büyük alıcı olan Çin satışta. Bunun nedeni ABD borsasındaki fiyatların normalden çok yüksek işlem görüyor olması. ABD'nin getirmeyi planladığı gümrük vergileri haziran'a ertelendi piyasa bunu fiyatlıyor. Bakır primlerinde artış var. Çin'in bakır ithalatının 3'te biri doğrudan ABD'ye aktı. Avrupa'daki bakır da ABD'ye satıldığı için AB iç piyasasında açık oluştu, bazı Çin gemileri buraya gitti.
Kağıt üzerinde küresel bakır stokları 2013'ten beri en yüksek seviyesinde (800 bin ton üzeri). Ama bu rakam sizi yanıltmasın. Stokların çoğu ABD depolarına yığılmış durumda. Piyasanın geri kalanı için arz aslında sıkışık. Haziran'daki vergi kararına kadar bu dengesizlik ve fiyat hareketliliği devam edecek gibi duruyor.
Almanya'nın sanayi devi Thyssenkrupp, çelik bölümünü elden çıkarmak için Hintli Jindal Steel ile masada. Satışın tek seferde değil, parça parça yapılması planlanıyor.
Plana göre Jindal önce %60 hisseyi alacak, kalanını süreç ilerledikçe devralacak.
Kademeli satışın sebebi duygusal değil, tamamen finansal. Alman şirketi, yaklaşık 2.5 milyar euroluk emeklilik yükümlülüklerini yönetmek istiyor.
Dünyanın en büyük çelik üreticilerinden Hindistan'da ortalık karışık. Rekabet Kurumu; Tata Steel, JSW ve SAIL gibi devlere soruşturma açtı. Şirketlerin fiyatları anlaşarak yükselttiği ve arzı kıstığı söyleniyor. Delillerin yöneticiler arasındaki WhatsApp yazışmalarına dayanıyor. Cezalar şirket cirolarının %10'una kadar çıkabilir, risk ciddi. Borsada hisseler şimdiden negatif.
Pekin yönetimi, ABD ile ilişkileri sıcak tutmak için alımları hızlandırdı. Çin devlet şirketi Sinograin, sadece bu hafta 10 kargo (yaklaşık 600.000 ton) soya fasulyesi aldı. Toplam alımlar 10 milyon tona yaklaştı. Piyasada aslında arz fazlası var ama Çin'in bu stratejik alımları fiyatların çökmesini engelliyor. Brezilya hasadı başlamasına rağmen ABD malları hala talep görüyor.
Trump yönetimi ve RFK Jr., "Make America Healthy Again" projesiyle gıda endüstrisine savaş açtı. Yeni rehber, gıda devlerini terletecek radikal değişiklikler içeriyor:
İlave şekere tolerans sıfıra yakın. Öğün başı 10 gram sınırı geldi. "Light" ürün devri bitti, tam yağlı süt ve peynir artık tavsiye ediliyor.
Günlük protein önerisi neredeyse iki katına (kilo başına 1,6 grama kadar) çıkarıldı.
Coca-Cola, PepsiCo ve Mondelez gibi devler için zorlu bir dönem başlıyor. Hedef, 2026 seçimleri öncesi toplum sağlığını düzeltip sağlık harcamalarını kısmak.
Chicago'da mısır fiyatları haftanın zirvesine tırmandı (4,46 dolar). Piyasayı yukarı iten temel sebep, USDA'nın 12 Ocak'ta açıklayacağı raporda verim tahminlerini düşüreceği beklentisi.
ABD'deki kuraklık endişesi, Arjantin'den gelen iyi yağış haberlerini gölgede bırakıyor.
Yarın açıklanacak ihracat rakamlarının 1,5 milyon tona kadar çıkması muhtemel, bu da fiyatları destekliyor.