İçeriğe geç
Piyasa verileri hazırlanıyor

Altın Şubat’tan beri en hızlı yükselişte

Dolar zayıf, tahvil faizleri düşüyor

Altın Şubat’tan beri en hızlı yükselişte

Altın fiyatları, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın politika iletişiminin piyasada yarattığı belirsizliğin ardından yeni bir yorumla karşılaşıyor. Çarşamba günü altın yüzde 4'ün üzerinde değer kazanarak yılın üçüncü büyük günlük yükselişini kaydetti. Bu çıkış, Şubat ayından bu yana görülen en güçlü performans olurken, yatırımcıların Fed'in enflasyonla mücadele kararlılığına dair endişelerini de yansıttı.

Warsh'ın sinyallerinin yeterince net olmaması, piyasaların Fed'in gelecek adımlarını yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yatırımcılar artık Fed'in, mevcut enflasyon seviyesinin gerektirdiğinden daha az sıkılaşmaya gidebileceğini fiyatlıyor. Bu gelişmeye ek olarak, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik ilerleme enerji arzı endişelerini hafifletti ve Brent petrolün varil fiyatı 80 doların altına geriledi. Eylül ayına ilişkin faiz artırım beklentileri zayıflarken, 10 yıllık ABD tahvil getirisi de yüzde 4,75'ten yaklaşık yüzde 4,60'a indi.

Altın fiyatlarındaki yükselişte doların zayıflaması belirleyici oldu. Daha önce altın fiyatlarını ABD faiz beklentileri ve Fed politikalarına ilişkin algı yönlendiriyordu. Ancak İran savaşından bu yana yükselen reel getiriler, altına olan talebi baskılamıştı. Çarşamba günkü sert yükseliş, doların Haziran başından bu yana en zayıf seviyesine inmesiyle birlikte, reel getirilerin yerini dolar hareketlerinin aldığını gösteriyor.

BCA Research'ten Roukaya Ibrahim, reel getirilerin altın için en büyük olumsuz etkisinin geride kaldığını düşünüyor. Ibrahim, diplomatik ilişkilerin tamamen bozulmadığı ve petrol fiyatlarının fırlamadığı bir senaryoda, ABD tahvil stratejistlerinin reel getirilerin önümüzdeki aylarda yatay kalmasını beklediğini söyledi. Bu durumun altın fiyatlarına taban desteği sağlayabileceğini ifade etti.

Merkez bankalarının alımları da altın piyasasında güçlü bir destek unsuru olmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları ve devlet varlık fonları ikinci çeyrekte net 289 ton altın satın aldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artışla rekor kırarken, İran kaynaklı çatışmaların getirdiği güvenli liman talebi de alımları destekledi.

Analistlerin altın için uzun vadeli hedef fiyatları da gündemde. Pictet Asset Management'tan Arun Sai, altının son 20 yıllık ortalamasına göre hâlâ pahalı göründüğünü ancak risk getiri dengesinin iyileştiğini belirtti. Sai, altın pozisyonunu nötrden fazla ağırlıklandırmaya yükselttiklerini açıkladı. State Street'ten Aakash Doshi ise altın için baz senaryonun ons başına 4000 dolar olduğunu, altı aylık hedefin 5000 dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Krescat Capital'den Kevin Smith, daha iddialı bir uzun vadeli projeksiyon ortaya koydu. Smith, iki farklı senaryoda altının dört yıl içinde 20 bin dolara ulaşabileceğini öne sürdü. İlk senaryoda, merkez bankalarının artan alımlarıyla birlikte küresel para arzındaki genişlemenin bu hedefi destekleyeceğini savundu. İkinci senaryoda ise S&P 500 endeksinin yüzde 50 düşmesi ve doların değer kaybetmesi durumunda, tarihsel zirvelerle uyumlu bir altın fiyatlamasının mümkün olabileceğini aktardı.

Altın

Değerli Metaller

Küresel