Petrol fiyatları, piyasanın ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’na ilişkin bir anlaşmanın bir gün içinde gelebileceğini fiyatlamasıyla sert düştü. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları ve karar alıcıların geçmişteki tutarsızlıkları, sürecin yönüne dair belirsizliği koruyor.
Arz tarafında ise OPEC’in üretimi toparlanıyor. Bloomberg anketine göre Temmuz ayında OPEC üyelerinin günlük üretimi 1,16 milyon varil artarak ortalama 19,44 milyon varile ulaştı. Bu artışın neredeyse tamamı Kuveyt, Suudi Arabistan ve Irak’tan geldi. Aynı zamanda OPEC+, 8 Ağustos’ta aldığı kararla Eylül ayı üretim kotasını 188 bin varil yükseltti. Bu adım, 2023’te başlayan 1,65 milyon varillik gönüllü kesinti programının tamamen geri alındığını gösteriyor. Yılın kalanında yeni bir artış planlanmıyor.
Jeopolitik denklemde Suriye’nin tutumu da değişiyor. Ülke, ABD’nin “terörizme destek veren ülke” listesinden çıkarılması karşılığında Rusya’dan petrol ithalatını büyük ölçüde azaltmayı kabul etti. Bu, Suriye’nin Rus ham petrolüne bağımlılığını kıracak önemli bir dönüşüm olarak görülüyor ve Moskova’nın bölgedeki etkisini zayıflatabilir.
Japonya tarafında ise ticari ham petrol stokları geriledi. Japonya Petrol Birliği verilerine göre 1 Ağustos’ta sona eren haftada stoklar 10,83 milyon kilolitreye düştü. Bir önceki hafta bu rakam 10,88 milyon kilolitreydi. Aynı dönemde rafinerilerin kullanılabilir kapasite kullanım oranı yüzde 88,6, tasarım kapasitesi kullanım oranı ise yüzde 80,2 olarak kaydedildi.
Analizler, arz tarafı sıkı seyretse de fiyatların kısa vadede ağırlıklı olarak jeopolitik gelişmelerin etkisi altında kalacağını belirtiyor. ABD’de imalat dışı PMI verisinin beklentileri aşması ekonomik genişlemenin sürdüğünü ortaya koyarken, EIA verileri ülkedeki nihai ürün talebinin dengede olduğunu ve rafinerilerin yüksek kapasiteyle çalıştığını gösteriyor. Asya ekonomilerinde talep toparlanıyor, Çin’in devlet rafinerilerinde işleme oranları belirgin biçimde yükseliyor.