İçeriğe geç
Piyasa verileri hazırlanıyor

CTA Trend Takip Stratejileri

Fiyatın yönünü tahmin etmeyi bırakıp sadece başlamış bir hareketin arkasına yatan CTA fonları, hem trendi besler hem de bir gün onu tersine çevirir.

CTA Trend Takip Stratejileri

Çoğu yatırımcı sabah kalkıp fiyatın nereye gideceğini tahmin etmeye çalışır. Petrol pahalı mı, ucuz mu, altın dibi mi gördü diye kafa yorar. CTA dünyası bu soruyu baştan reddeder. Onlar fiyatın nereye gideceğini bilemeyeceklerini kabul eder ve bunun yerine çok daha mütevazı bir gözleme yapışır. Bir hareket başladıysa, bir süre daha devam etme ihtimali yüksek kalır. Buğday üç aydır yukarı tırmanıyorsa, yarın da tırmanma olasılığı düşme olasılığını biraz geçer. İşte trend takip dediğimiz şey tam da bu sezgiyi bir disipline dönüştürür. Yön tahmin etmezsin, başlamış yönü takip edersin. Tren hareket etmişse atlarsın, durmaya başlayınca inersin. CTA harfleri aslında emtia ticaret danışmanı anlamına gelir ama bugün bu fonların ezici çoğunluğu işte bu mantıkla, trendin arkasına yatarak çalışır.

Yön tahmini değil yön takibi

Aradaki farkı kavramak önemli. Bir tahminci geleceğe bakar, elindeki bilgiyle fiyatın yukarı mı aşağı mı gideceğine karar verir ve pozisyon alır. Trend takipçisi ise geçmişe ve şu ana bakar. Soruyu değiştirir. Fiyat nereye gidecek diye sormaz, fiyat şu anda hangi yöne gidiyor diye sorar. Cevap yukarıysa alır, aşağıysa satar. Bu kadar basit.

Bu yaklaşımın altında şöyle bir inanç yatar. Piyasalar her zaman anında ve mükemmel fiyatlamaz. Yeni bir bilgi geldiğinde fiyat o bilgiyi bir anda değil, günlere hatta aylara yayılarak sindirir. Bir kuraklık mahsulü vurduğunda fiyat ilk gün biraz zıplar ama hikayenin tamamı haftalar boyunca damla damla sızar. Bu yavaş sindirim, fiyatı tek bir sıçramayla değil, uzayan bir eğimle hareket ettirir. Trend takipçisi de işte bu eğimi avlar. Hareketin ortasında atlar, sonuna doğru iner.

İşin güzel yanı, bu strateji yönden bağımsız çalışır. Yükselen bir trendde alır, düşen bir trendde satar. Petrol çakılıyorsa trend takipçisi short pozisyonla bundan para kazanır, tıpkı yükselirken long pozisyonla kazandığı gibi. Onun için yukarı ve aşağı aynı kapıya çıkar, yeter ki güçlü bir yön olsun. En sevmediği şey yönsüz, yatay, sürekli zıplayıp geri dönen bir piyasa.

Sinyal nasıl üretilir

Peki bir trend takipçisi fiyata bakıp da trend var mı yok mu kararını nasıl verir. Burada matematik devreye girer ama özünde fikir oldukça sezgisel kalır. En klasik yöntem hareketli ortalamaya yaslanır. Mesela son elli günün ortalama fiyatını alırsın, bir de son iki yüz günün ortalamasını. Kısa ortalama uzun ortalamanın üstüne çıkmışsa bu yükselen bir trende işaret eder, alırsın. Altına inmişse düşen trend baş gösterir, satarsın.

Başka bir yöntem fiyat kırılmasına bakar. Son üç ayın en yüksek seviyesini bul. Fiyat bu tepenin üstüne çıkarsa, yeni bir yukarı yol açtığını varsayar ve girersin. Tersine son üç ayın dibini kırıp aşağı geçerse short olursun. Mantık aynı kalır. Fiyatın kendi yakın geçmişiyle kıyaslanması ve sıra dışı bir yön belirdiğinde ona katılma.

Bugünkü büyük CTA fonları bunu tek bir piyasada değil, aynı anda yüzlerce piyasada yapar. Petrol, altın, bakır, buğday, soya, doğal gaz, hatta tahvil ve döviz vadelileri. Her biri için aynı kuralı bağımsız çalıştırır. Bir kısmında long, bir kısmında short olur. Amaç, herhangi bir tek piyasada haklı çıkmak değil, onlarca pozisyonun ortalamasında kazanmak. Çünkü bu kural her seferinde değil, zamanla, çok sayıda denemenin toplamında tutar.

Yanılma payını sayılarla görmek

Trend takibin en kafa karıştıran yanı, çoğu işlemde yanılması. Kulağa garip gelir ama tipik bir trend takip sistemi kazandığından daha fazla işlemi kaybeder. İşin sırrı kazanma oranında değil, kazançların büyüklüğünde saklanır. Küçük zararları üst üste yer ama bir trendi yakaladığında o kazanç bütün küçük yaraları kapatır, üstüne kar bırakır.

Bunu basit bir hesapla görelim. Diyelim ki bir fon yıl boyunca yüz farklı işlem yaptı. Bu işlemlerin sadece yüzde 40'ı kazandı, yüzde 60'ı kaybetti. İlk bakışta berbat görünür. Ama detaya bakalım.

Tür İşlem sayısı İşlem başına sonuç Toplam
Kaybeden 60 eksi 1 birim eksi 60 birim
Kazanan 40 artı 3 birim artı 120 birim
Net 100 karışık artı 60 birim

Tabloya bak. Altmış işlemde birer birim kaybetti, toplam altmış birim eridi. Ama kırk işlemde üçer birim kazandı, bu da yüz yirmi birim etti. Net sonuç altmış birim kar. Yani fon işlemlerinin çoğunda yanıldığı halde yılı kazançla kapattı. Çünkü zararları küçük tutup kazançları büyük bıraktı.

Bu asimetri trend takibin tam kalbinde durur. Strateji küçük zararları hızla keser, fiyat ters döndüğünde inatlaşmaz, çıkar. Ama kazanan bir pozisyonda elini çabuk tutmaz, trend devam ettiği sürece içinde kalır. Halk dilinde söylersek, zararı kes kazancı koştur. Trend takipçisi yüz kere küçük yara alır, sonra bir kere büyük av yakalar ve o av bütün masrafı çıkarır.

Krizde neden kalkan gibi durur

İşte bu noktada trend takibin en çok konuşulan özelliği gelir. Bu strateji, geleneksel yatırımların en çok acı çektiği dönemlerde çoğu zaman para kazanır. Sebebi yine yön bağımsızlığında saklı. Hisse senetleri çökerken trend takipçisi short pozisyonda olabilir, dolayısıyla düşüşten beslenir. Krizler genelde keskin ve uzun süreli hareketler doğurur, bunlar da trend takibin en sevdiği ortamı kurar.

Piyasa hafızası. 1970'lerin sonlarında olgunlaşan trendin arkasına yatma yaklaşımı, asıl sınavını 2008 küresel finansal krizinde verdi. Hisse senetleri sert değer kaybederken trend takip eden CTA fonları, düşen petrolde ve diğer piyasalarda short pozisyon tutarak pozitif getiri sağladı. O yıl bu fonlar, çöken bir portföyün içinde nadir yeşil kalemlerden biri oldu ve trend takibin bir hedge aracı olarak çalıştığını fiilen kanıtladı. O günden sonra kurumsal yatırımcılar bu stratejiye kriz sigortası gözüyle bakmaya başladı.

Bu özelliğe genelde kriz alfası ya da bunalım getirisi denir. Mantık şöyle işler. Normal zamanlarda bir hisse portföyü güzel para kazandırır ama bir gün gelir her şey aynı anda çöker. İşte tam o çöküş anında, herkesin kan kaybettiği yerde trend takip fonları yön değiştirip aşağı trendlere binebilir. Bu yüzden büyük emeklilik fonları ve bağışlar, portföylerinin bir kısmını bu stratejiye ayırır. Amaç sürekli yüksek getiri değil, kötü günde ayakta kalmak.

Ama bunu abartmamak gerekir. Trend takip her krizde kahraman çıkmaz. Eğer çöküş ani ve keskinse, mesela tek bir günde olup biten bir şok, strateji yön değiştirmeye fırsat bulamadan vurulabilir. Strateji asıl yavaş yavaş gelişen, haftalara aylara yayılan çöküşlerde işe yarar. Trendin oturması için zamana ihtiyaç duyar.

Trend takipçisi piyasanın bir parçası olunca

Şimdi işin asıl ilginç katmanına gelelim. Trend takipçileri sadece fiyatı izlemekle kalmaz, onu izlerken aynı zamanda etkiler. Bunu kavramak emtia piyasalarını okumanın anahtarını verir. Düşün ki bakır yukarı kırdı ve onlarca büyük CTA fonu aynı sinyali aynı anda gördü. Hepsi alıma geçer. Bu toplu alım fiyatı daha da yukarı iter. Yukarı giden fiyat yeni sinyaller doğurur, daha fazla fon devreye girer ve bir geri besleme döngüsü kurulur.

Yani trend takipçileri çoğu zaman var olan bir trendi sadece takip etmekle kalmaz, onu büyütür ve uzatır. Fiyat hareketinin hem sonucu hem de nedeni olurlar. Bir hareketin arkasına yattıkları için o hareketi kendi alımlarıyla besler, beslediği için de hareket daha uzun sürer. Bu yüzden emtia trendleri bazen temel arz talep dengesinin gerektirdiğinden daha uzun ve daha keskin olur. Fiyatın içine gömülü bu mekanik, piyasayı sadece haberlerle açıklamaya çalışanları sık sık şaşırtır.

Kendi kendini gerçekleştiren tasfiye

Madalyonun bir de öteki yüzü var ve o yüz çok daha tehlikeli görünür. Trend takipçileri bir yönde devasa pozisyonlar biriktirdiğinde, o pozisyonlar bir gün kapatılmak zorunda kalır. Trend zayıflamaya başlar, fiyat momentum kaybeder ve sistemler çıkış sinyali üretir. Hepsi aynı anda kapıya koşar. Yukarı trendde herkes long birikmişse, çıkış kapısı doğrudan toplu satışa açılır.

İşte burada kendi kendini gerçekleştiren bir tersine dönüş doğar. Büyük bir CTA pozisyonunun tasfiyesi fiyatı aşağı bastırır. Düşen fiyat daha fazla çıkış sinyali tetikler, daha fazla fon satar ve satış satışı kovalar. Trendi yukarı iten geri besleme döngüsü, şimdi tam tersine çalışıp fiyatı aşağı çeker. Hiçbir temel haber çıkmadan, sırf pozisyonların boşaltılması yüzünden sert bir düşüş yaşanır. Piyasayı izleyen biri haber arar ama ortada haber bulamaz, sadece kalabalığın aynı kapıdan aynı anda çıkmaya çalıştığını görür.

Tecrübeli bir gözcü bu yüzden açık pozisyon verilerini ve CTA konumlanmasını yakından takip eder. Bir piyasada trend takipçileri aşırı tek yönlü birikmişse, orada bir tıkanma riski mayalanır. Fiyat bir süre o yönde gidebilir ama biriken pozisyon ne kadar şişerse, tasfiye geldiğinde dönüş o kadar sert olur. Yani trend takibin gücü aynı zamanda onun en büyük kırılganlığını taşır. Kalabalık aynı kapıdan girerken keyif verir, çıkarken o kapı daralır.

Acı veren yan trend olmayan piyasa

Her stratejinin bir zayıf karnı bulunur, trend takibini de yönsüz piyasa vurur. Fiyat bir yukarı bir aşağı zıplayıp duruyorsa, net bir yön oluşmuyorsa, trend takip sistemleri sürekli yanlış sinyal üretir. Yukarı kırılım sanıp alır, fiyat hemen geri döner, zararla çıkar. Sonra aşağı kırılım sanıp satar, yine geri döner, yine zarar. Bu testere dişi piyasada strateji küçük küçük kanar durur, üstelik kanamayı durduracak bir büyük trend de gelmez.

Bu yüzden trend takip fonları uzun yatay dönemlerde sabırsız yatırımcıyı yorar. Aylarca düşük getiri ya da hafif zarar gösterebilirler. Ama bu stratejinin felsefesi tam da burada test edilir. Trend takipçisi o yorucu dönemde disiplini bozup vazgeçmemeli, çünkü bir sonraki büyük trend ne zaman geleceğini söylemez, sadece bir gün gelir. Stratejiye sadık kalanlar o trend geldiğinde onca yatay ayın masrafını fazlasıyla çıkarır. Vazgeçenler ise tam da kazanılacak hareketin eşiğinde sahneyi terk etmiş olur. Sonuçta trend takibin bütün sırrı tek bir cümleye sığar. Doğru anı tahmin etme, sadece doğru an geldiğinde orada ol.

vadeli-işlem