Şu sıralar petrol tarafında Çin’in petrol rezervleri çok konuşuluyor
Çin aylarca stok yaptı, yani rezerv depolarını petrolle doldurdu. ABD’nin Rus petrolüne yeni yaptırımlar getirmesiyle bu hamle şimdi epey işe yarayacak gibi duruyor.
Yılın ilk dokuz ayında Çin günde ortalama 11 milyon varilden fazla ham petrol ithal etti. Bu miktar, Suudi Arabistan’ın günlük üretimini bile geçiyor. Analistler bu petrolün yaklaşık 1 ila 1,2 milyon varilini Çin’in her gün rezervlere aktardığını tahmin ediyor.
Fiyatlar düşükken alım iştahı arttı. Özellikle Ukrayna’nın Rus enerji tesislerine yönelik saldırılarının yarattığı riskler, Pekin’i temkinli davranmaya itti. Çin zaten dünyanın en büyük petrol ithalatçısı ve Rusya’nın da en büyük müşterisi.
Xi Jinping yıllardır aynı şeyi vurguluyor: “Enerji tası bizim elimizde olmalı.” Bu yüzden Çin kendi üretimini canlandırmak için milyarlarca dolar harcadı, bir yandan da elektrikli araç sektörünü büyüttü. Yine de ülkenin tükettiği petrolün yaklaşık yüzde 70’i ithal.
Şu anda Brent petrol 65 dolar civarında. Fiyatlar son beş yılın en düşük seviyelerine yaklaşmıştı ama Çin alım yaptıkça düşüş frenleniyor. Société Générale’den Michael Haigh’in sözü net: “Eğer Çin alımı durdurursa, fiyatlar 50 doların altına iner.”
ABD tarafı ise oldukça yavaş. Stratejik rezervleri 40 yılın en düşük düzeylerinde ve Trump yönetimi yeniden doldurma sözü vermesine rağmen şimdiye kadar yalnızca küçük bir alım yaptı.
Çin cephesinde tablo daha farklı. 2004’ten beri stratejik rezerv altyapısı kuruyorlar. Şu anda Zhoushan’dan Dalian’a kadar birçok bölgede yer altı ve yer üstü dev depolar var. Resmi veri paylaşmıyorlar ama analistler toplam stokun 1,2 ila 1,3 milyar varil civarında olduğunu düşünüyor. Bunun 400 milyon varilinin devlet rezervinde, 800 milyon varilininse ticari depolarda olduğu tahmin ediliyor.
Depolama kapasitesi 2024 sonunda 2 milyar varile ulaşmış durumda. Yani şu an kapasitenin yalnızca yüzde 60’ı dolu, hâlâ alan var. Rystad Energy’den Lin Ye yıl sonuna kadar 124 milyon varil ek kapasite daha açılacağını söylüyor.
Yeni yaptırımlar Çinli alıcıları fazla etkilemeyecek gibi. Rusya petrolünün yüzde 67’si yuan cinsinden satılıyor ve bu sayede dolar engeli devre dışı kalıyor. Özellikle bağımsız Çinli rafineriler yani “teapot”lar, yerel bankalarla çalıştığı için riskten büyük ölçüde korunmuş durumda.
Küresel tabloya gelirsek, piyasada arz fazlası var. Uluslararası Enerji Ajansı dördüncü çeyrekte günde 3,7 milyon varil arz fazlası bekliyor. OPEC+ ise kesintileri tersine çevirip kasımda 137 bin varil ek üretim kararı aldı, aralıkta bir artış daha bekleniyor.
Kısacası, Çin rezervlerini doldurdukça küresel petrol fiyatları taban buluyor. ABD stok yapmayı ağırdan alırken, Pekin enerji güvenliğini adım adım garantiye alıyor. Enerji jeopolitiğinde kartlar yeniden karılıyor.
Emtia dünyasına ilişkin notları X'te Emtia Defteri hesabı abonelik alanından da takip edebilirsiniz.